Sil Baştan

1420 Words
Tüm olanlara rağmen ona olan sevgim galip gelmişti. Evet içimden onu parçalamak geçiyordu fakat yapamıyordum. Kendimi ona kapatmıştım, uzak duruyor aslında bir az olsun burnu sürtsün istiyordum. Eve geç geliyor, yanında uyumuyor, aynı yemek masasına bile oturmuyordum. Amor ne yapacağını şaşırmış durumdaydı, bana sürekli sürprizler yapmaya çalışıyor bir şekilde kendi affettirmeye çalışıyordu. Eğer aldatıldıysanız; Aldatılan Kadınlar Ne Yapmalı? Aldatılan Kadınlar Ne YapmalıAldatıldığınızı öğrendiğinizde gitmek mi zor, kalmak mı? Ona tekrar güvenebilmek mümkün mü? Aldatılmak, günümüzde ilişkilerdeki en önemli sorunlardan biri. Birbirini seven, birlikte mutlu olan, insanlar bir araya gelip “çift” oluyorlar. Ancak, zamanla insanlar değişiyor. Aradan geçen yıllar, hayata bakışı değiştirebiliyor, sevgiyi de alıp götürebiliyor. Çoğu ilişkide aldatma olayının etkisi altında kalıyor. Aldatma söz konusu olduğunda kadınlar çok büyük bir travma yaşıyor. İlişkiye ve kendine olan güveni sarsılıyor ve pek çoğumuz ne yapacağımızı düşünür hale geliyoruz… Aldatılan kadın ne yaşar, neler hisseder, bu olayın üstesinden nasıl gelebilir? “Yuvanı koru” baskısı İlişkide sadakatsizlik durumunda, aldatıldığını öğrenen bir kadın için açık ya da bastırılmış öfke, kaygı bozukluğu ya da depresyon oluşma ihtimali çok yüksek. Çevreden gelen baskılar da ruh halini fazlasıyla etkiliyor. Bu baskıyı yaratan çevre, özellikle aile tabii. Çoğunlukla geleneksel ailelerde, “yuvanı koru” şeklinde yapılan baskı, bazen “boşan” dayatmasına da dönebiliyor. Oysa aldatıldığınızda, her ne kadar öfke de duyuyor olsanız, onca yılı geçirdiğiniz insanı bir çırpıda bırakıvermek söylendiği kadar kolay olmayabiliyor. Sakinleşmeyi bekleyin Aldatıldığınızı öğrendiğinizde evliliği sürdürmek de isteyebilirsiniz. Ancak, dikkate almanız gereken bir konu var: Eğer evlilik dışı ilişkide eşinizle o üçüncü şahıs arasında duygusal bir bağ varsa, bu şahsın uzaklaştırılmasında sorun yaşanma ihtimali yüksek. İlişkiyi bitirmek, boşanmak, ekonomik bağımsızlığı olmayan, özellikle çocuk sahibi kadınlar açısından daha zor, kabul etmek gerek. Bazen imkansız bile olabiliyor. Ancak, henüz yeni yaşanmış bir üzüntü durumunda, daha olayın sıkıntısını ve öfkesini üzerinizden atmadan karar vermeniz doğru olmaz. Psikologlar ve ilişki terapistleri karar vermeden önce biraz sakinleşmek gerektiğini söylüyor. Bu esnada tedavi edilmesi gereken bir depresyon ya da kaygı bozukluğu varsa, onun çözülmesi de yerinde olur. Aksi takdirde karamsar bir bakış açısına sahipken verdiğiniz karar, sizi ileride mutlu etmeyecektir. Kendi kararınızı kendiniz verin Aldatıldığını öğrenen bir kadının yaşadıklarını, arkadaşlarıyla ve ailesi ile paylaşması doğal. Ancak, burada önemli nokta, son kararı kişinin kendisinin vermesi. Aile de arkadaşlar da iyi birer dinleyici olabilirler, ancak aynı zamanda “akıl veren” konumuna da gelebilirler. Çevreniz, erkeğin tek gecelik aldatmasının cinselliğe olan zaafından dolayı olduğunu ve makul görülmesi gerektiği söyleyebilir. Gerçek şu ki, aldatılan kadın için, tek gecelik ilişki ya da duygusal ilişki, yaşanan sıkıntılar açısından bir fark olmuyor. İlişkiyi sorgulayın. Aldatılma sonrasında en sağlıklı düşünme biçimi, partnerinizle birbirinizi değil, aldatılmayı sorun olarak görebilmeniz. Aldatılma, ilişkinin hastalığı aslında. Bir de tabii, kırılan, incinen benliğiniz? Tüm bunları göz önünde bulundurarak ilişkinizi sürdürmek için yeterli sebebiniz olup olmadığını sorgulamanız gerekiyor. Ona nasıl güvenebilirsiniz? Evliliğinizi ya da ilişkinizi bitirip bitirmeme kararı aslında duygularınızdan çok, düşüncelerinize ve inançlarınıza bağlı. Onu hala seviyor olabilirsiniz. Aranızda koparılamayacak bir bağ olduğuna da inanabilirsiniz. Romantik ilişkiler, içinde bulunan iki kişinin birbirine verdiği teminatları içerir. Bu teminatlardan biri, partnerlerin birbirlerinden başkasıyla duygusal veya cinsel ilişki yaşamamasıdır. Aldatma; verilen bu sözün tutulmaması, ilişki dışındaki üçüncü bir kişi ile duygusal ve/veya cinsel ilişki yaşanmasıdır. Aldatmanın en öncü belirtisi aslında kişinin hisleridir. Bununla birlikte her ilişkinin kendine has bir dinamiği ve kendine özgülüğü olmakla birlikte birtakım davranışlar kişinin aldatıldığının ipuçları olabilir. Bunlar; Sizinle beraber geçirdiği zamandan eskisi kadar keyif almaması. İletişiminizin azalması. İlişkiyle alakalı sorunları ifade ettiğinizde kayıtsız kalması. İlişkiye ayırdığı zamanın ve paylaşımın azalması, eve geç gelme. İlişkideki veya birlikte yaşanıyorsa evdeki sorumluluklarla ilgilenmeme. Suçluluk duyguları yüzünden eskisinden daha anlayışlı olması. Suçluluk hissetmiyorsa veya suçluluk hisleri geçtiyse basit nedenlerle tartışma veya huzursuzluk çıkarması. Dış görünüşüyle alakalı gözle görülür değişiklikler yapması. Telefonunda ve bilgisayarında şifre kullanmaya başlaması ya da şüpheli derecede dikkatli davranması. Sizin sevgi ve ilgi davranışlarınıza kayıtsız kalması. Gelecek planlarıyla ilgili kayıtsız davranması. Aynı zamanlarda yatağa gitmekten kaçınması. Size gösterdiği sevgi ve şefkatin azalması. Şüphe uyandıran davranışlarını sorduğunuzda öfkeli tepkiler vermesi olarak sıralanabilir. Bu belirtilerin her biri aldatma yaşanmıyorsa da gözlenebilir. Her paylaşım azlığı veya uzaklaşma aldatılma değildir, ancak hisler bunu söylüyorsa daha dikkatli olmakta fayda var. Elbette ayrılığı, boşanmayı düşünmüyor olabilirsiniz. Ancak, şu soruyu kendinize sormalısınız: İlişkime gerek cinsellik gerekse de duygusal olarak kaldığı yerden devam etmem mümkün mü? Her ne kadar ilişkinizi her şey ‘normal’miş gibi sürdürmek isteseniz de cinsellikten soğumanız gayet doğal. Bu durumda cinselliği bir süre askıya alıp güven duygusunu yeniden geliştirecek kucaklaşmalara ağırlık vermek, cinsel olarak ona karşı yaşadığınız soğumayı aşmanıza yardımcı olabilir. Elbette bu dönemde eşinizin tutumu ve desteği de ilişkinin sürüp sürmeyeceği konusunda netleşmeniz açısından size yol gösterecektir. Bu sorunun üstesinden gelmek için aldatmaya yol açan nedenleri anlamaya çalışabilirsiniz. Bazı durumlarda bu tür sorunlu bir dönem yaşamak ilişkiyi gözden geçirmek ve hem sizi, hem eşinizi mutsuz eden konuları değiştirmek için de fırsat da olabilir. Ancak, bunu kadın ve erkek olarak konuşarak başarmak çok zor olduğu için bir psikologdan yardım almanız çok yararlı olacaktır. ''Kariyer başarı hakkındaki bilgilerinizi bir kaç dakika içinde gözden geçirin… Çoğunluğunun klişelerden ibaret olduğunu göreceksiniz. Peki bu klişeler sizi hayal ettiğiniz kariyere taşıdı mı? Cevabınız olumsuz ise iş hayatında sil baştan yapmanın püf noktalarını anlatan bu yazı tam size göre… Sil Baştan, yazarların iş hayatından öğrendiklerinin bir yansıması. Söylediklerine göre kitabın ilk hali bunun neredeyse iki katıymış, tavsiye ettikleri gibi kitabı mümkün olduğunca öze indirmişler. Sil Baştan, başlıklar halindeki önerilerden oluşuyor. Sıkıcı olur genelde böyle sıra sıra tavsiyeler. Ancak bu kitapta yazarlar aynı zamanda çalışan iş sahipleri olduklarından adamlar görüp geçirdiklerini yazmış. İyi süzmüşler çevrelerini, olanı biteni. Gerçek hayat diye bir yer yok; bu sadece bir bahane. Denemekten kaçmayı makbul göstermek için kullanılan bir mazeret. Gerçek hayatın sizinle bir ilgisi yok. Evrim geçmişteki başarısızlıklara takılıp kalmıyor; işe yarayan neyse onun üzerine inşa ediyor. Eğer bir kahin değilseniz, uzun vadeli iş planları yapmak birer fanteziden ibarettir. Plan yapmak, aslında kontrol edemeyeceğiniz şeylerin üzerinde tahakküm kurduğunuz hissi verir. Planlar geçmişin geleceğe yön vermesine neden olur. Başınıza at gözlükleri takarlar. “Bu yönde ilerleyeceğiz; çünkü bu yönde ilerleyeceğiz demiştik.” Planlar doğaçlamaya aykırıdır. İşkoliklik sadece gereksiz değil, aynı zamanda aptalcadır. Daha fazla çalışmak, bir işe daha çok önem verdiğiniz ya da daha fazla iş bitireceğiniz anlamına gelmez. Sadece daha fazla çalışıyorsunuz demektir. İşkolikler çözdüklerinden daha fazla sorun yaratırlar. Girişimci demek yerine kurucu diyelim. Şirket kuran herkes kurucudur. Başkasının sorununu çözmeye çalışıyorsanız, karanlıkta hareket ediyorsunuzdur. Ama kendi sorununzla ilgilendiğiniz zaman ışıklar açıktır. Doğru cevabın ne olduğunu kesinlikle biliyorsunuzdur. Kendi ihtiyacınız olan bir şey ürettiğinizde, yaptığınız işin kalitesine daha hızlı bir biçimde ve doğrudan vakıf olursunuz, aşağı yukarı bir fikir edinmekle kalmazsınız. Önemli olan ne yaptığındır, ne düşündüğün ya da söylediğin ya da planladığın değil. Muhteşem fikriniz, gerçekten bir şeyler yapmaya başlayana kadar sadece bir fikirdir. Fikirler ucuz ve boldur. Başlangıç fikri işin çok küçük bir kısmıdır, neredeyse ihmal edilebilir. Asıl sorun bu fikri nasıl hayata geçireciğinizdir. Yapmak istediğiniz şeye odaklanabilmeniz için işinizi bırakmanız da gerekmez. Hiçbir zaman tam zamanı değildir. Her zaman “fazla genç, fazla yaşlı, fazla parasız, vs.” olacaksınız. Bir şeyi yapmak için tam zamanını beklersiniz, o şeyi asla yapamazsınız. Sağlam bir duruşunuz olması illa ki yazılı bir misyonunuz olması gerekiyor demek değildir. Aslında inanmak ve inandığınız şeyi yaşamaktır. Kâra giden yolu belirlememiş bir şirket, şirket değildir, bir hobidir. Daha içeri dalmadan nasıl çıkacağınızı düşünüyorsanız önceliklerinizi yeniden gözden geçirmeniz lazım. Bir ilişkiye başlarken nasıl ayrılacağınızı düşünür müsünüz? Bir nesne ne kadar ağırlaşırsa, ona yeni bir yön vermek o kadar zorlaşır. Bu, gerçek dünyada olduğu kadar iş dünyasında da böyledir. Bir işi yarım yamalak yapacağınıza yarım bir iş yapın. Değişik perspektifler edindikçe harika fikirlerinizden bazıları o kadar da harika görünmemeye başlayacaktır. Mükemmele ulaşmak, güzelden öteye geçemeyeni kesip atmakla başlar. Yapabilecekleriniz vardır, yapmak istedikleriniz vardır, yapmanız gerekenler vardır. İşe yapmanız gerekenlerden başlamalısınız. Merkez üssünden başlayın. Merkez üssünüzü bulun. Bulduğunuz zaman hissedersiniz. Bulduktan sonra tüm gücünüzle ona en iyi şekli vermeye çalışın. Diğer tüm yapacaklarınız gücünü temelden alır. Detayların ilk aşamalarda hiçbir getirisi yoktur. En önemli detayların hangileri olduğunu ancak işe başladıktan sonra bilebilirsiniz. Önemli olan dışarıda bıraktığınızdır. En önemli kısımlar kalana dek kesip budayın. Pek çok amatör golfçü pahalı sopalara ihtiyacı olduğunu düşünür. Ama önemli olan vuruştur, sopa değil. Bir şey yaptığınız zaman mutlaka başka bir şey de yaparsınız. Hiçbir zaman sadece tek bir şey yapmazsınız. Her şeyin bir yan ürünü vardır. Yaratıcı ve iyi bir gözlemci olan zihinler bu yan ürünleri fark ederler ve orada fırsatlar görürler. Sizin de genelde pek ilgilenmedğiniz ama satabileceğiniz bir şeyler mutlaka vardır. İnsanların ürününüzü kullanış biçimleri üzerinde bir etkisi olmayacaksa eğer ürününüze bir şey eklemeyin.'' Evet Amorla evli değildik onu bırakıp gidebilirdim ama bunu yapmadım ona bir şans verdim ve bu şansın tekrarı olmayacağını söyledim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD