Amora tamamen dürüst olmam gerekiyordu. Duydukları karşısında aşırı derecede etkileneceğini biliyordum ama her şeyi ona anlatmam gerekiyordu çünkü onu seviyor ve evlenmek istiyordum yani onunla bir aile olmak istiyordum. Ama evlenme teklifi ettikten hemen bana neler olup bittiğini, neden yüzümün asık olduğunu, bir şeyler saklayıp saklamadım sordu. Ben de dayanamayıp ona vakti geldiğinde her şeyi anlatacağımı söyledim. Aradan birkaç gün geçmemişti ve henüz tatilimiz bitmiş değildi. Buna rağmen saygı duyuyor ve bana tek bir kelime etmiyordu bu konuyla ilgili. Güzelce eğleniyor günümüzü gün ediyorduk dönme vaktimiz yaklaşıyordu, her şey yolundaydı. Amora bunu nasıl açıklayacağımı düşünüyordum göstermem mi gerekiyordu, yoksa bir şeyler söylesem bana inanacak inanmasını daha da hızlandırmış olur muydum. Ne tepki vereceğine dair bir fikrim yoktu bu konu hakkında. O yüzden en iyisi dönmeyi beklemekti.
Şehrimize geri dönmüştük her şey eskisine dönüyordu. Amor sabahları okula gidiyor, ben de onun derslerine giriyordum bazı zamanlarda da sürümü Carl’a verdiğim yetkiyi doğru bir şekilde yerine getiriyor mu getirmiyor mu diye kontrol ediyordum. Carl bu işin üstesinden çok iyi geliyordu sürüm gün geçtikçe büyüyordu, artık eskisinden çok daha güçlüydüm.
Döndükten İki gün sonra Amor artık merakına yenik düşüp bana ne söylemem gerektiğini ısrarla soruyordu. Bense ona biraz daha bana vakit vermesi gerektiğini söylüyordum. Ona ilk önce bir şeyler gösterecektim. Ne kadar güçlü olduğumu, gözlerimin renginin aslında ne renk , ne çok hızlı koşabildiğimi, içinden geçen hislerini duyabildiğimi, bunlardan başlamayı düşünüyordum. Amor okuldan dönmüştü ben o gün onunla beraber okula gitmemiştim ne yapacağıma karar veriyordum o sırada. Yemeğimizi yedik bana soru sormasını beklemeden artık vakti geldi dedim. Birlikte oturma odasına geçtik, korkmasını istemiyordum bu yüzden lütfen bana bir yaratıkmışım gözüyle bakma sadece anlamaya çalış dedim. Bu sözlerim tuhafına gitmişti ama kabul etti, yaklaştım gözlerime bakmasını söyledim ve gözlerimin gerçek rengini ona gösterdim, verdiği tepki kahkaha atmak oldu. Şaka yapıyor olabileceğimi düşünmüştü, daha sonra içinden birkaç bir şey geçirmesini benim de onu bileceğimi söyledim içinden kardeşi Alucard’ın cumartesi günü bize geleceğini geçiriyordu. Durdu ve söyle bakalım ne geçirdim dedi. Ben de ona kardeşi Alucard'ın cumartesi günü bize geleceğini söyledim. Şaşkın şaşkın gözlerime bakıyordu. Efsanelerdeki gibi vampir dişlerim yoktu ona gösterebileceğim. Bizim de normal dişlerimiz var ama daha sivriler bir insan dişine oranla, istediğimiz her şeyi parçalayabiliyordum. Normal insan yiyecekleri ile aslında beslenemediğimi, bir kana ihtiyaç duyduğumu, ancak o şekilde kendim hayatta kalabildiğimi söyledim. Şaşkın şaşkın bakıyordu bana, biraz korkmuştu ama bu durum onu korkudan çok mutlu etmiş gibi görünüyordu. Vampir kitapları okumayı seviyordu, böyle efsaneler onun hoşuna gidiyordu. Gerçek olabileceği aklının ucundan bile geçmiyordu. Ama bir gün bir vampir ile karşılaşacak olsaydı o da bir Vampire dönüşmek istiyordu lakin ben ona kıyamadım, çünkü insan olmak vampir olmaktan daha kolaydı, vampirlerin kuralları vardı. Bunlara uyumazsan kötü şekilde cezalandırılıyorsun. Çok saçma ama gerçek.
O kadar uzun zaman konuşuyor olmamıza rağmen sanki kısacık bir zamanmış gibi gelmişti İkimizede. Saatlerce konuşmuş ona gerçeği anlatmaya çalışıyordum gün aydınlanmaya başlamıştı. Onu artık bana inanması için ikna etmeye çalışıyordum. En sonunda ormana gitmeyi teklif ettim o da kabul etti ve ormanda ona bir hayvanı nasıl avladığımı gösterecektim. İnsan kanı içmediğimi, ona zarar vermeyeceğimi söyledim, sadece insanları dönüştürebilmek için kullanıyorduk. Ve bu dönüşüm sadece kurallara göre oluyordu kafamıza göre insanları Vampire dönüştüremiyorduk. Gerçekten istemeleri ve buna hazır olmaları gerekiyordu, bunlardan ona da bahsettim. Kendisi bir felsefe öğretmeni olduğundan bana bir cevher gözüyle bakıyordu. Bu söylediklerim onu çok etkilemişti bu yüzden kesinlikle Vampir olmak istiyordu, düşüncelerini okuyordum onun.
Ormana gittik ve bir ceylan gördüm, çok susamıştım ve susuzluğumu bu Ceylan’la giderecektim. Bir Ceylan’ı insanın yakalaması oldukça imkansız gibi görünüyor, çok ürkek hayvanlar lakin saniyeler içinde Ceylan’ı yakalayıp kanını emdim ve bir güzel ziyafet çekmiştim. Arkamı döndüğümde Amor orada yoktu, ürkmüş olacak ki kaçıp gitmişti eve. Dönmüş olabileceğini düşündüm , açıkçası kokusunu takip ettim. Evdeydi ama biraz ürkmüş bir şekilde kanepede öylece oturmuş gözlerini boş duvara dikmiş bakıyordu, bir şeyler düşünüyordu ona biraz daha yaklaştım neler düşündüğünü anlamak istiyordum.
Bunun Vampirler için bir sır olduğunu herhangi bir insanın insan olarak kalmak istiyorsa eğer bu sırrı hayatının sonuna kadar tutması gerektiğini söyledim. Hiç bir insan bu sırrımızın öğrenmemesi gerekiyordu. Artık her şeyi biliyordu ama zor ve içinden geçen düşünceler biraz korku, korku ile karışık heyecan ve biraz da s*x vardı. Aylarca bir vampir ile s*x yaptığı düşüncesi onu gururlandırmıştı. Doyumsuz varlıklardık. Benden korkuyor gibi bakıyordu bir yaratıkmışım gibi, bende ona bir yaratık olmadığımı, bir sürümünüzün olduğunu, nesillerdir dünyaya gelmeyi dört gözle beklediğimi, , ondan yaşça büyük olduğunu söyledim. Bunları duyduğunda gözleri daha da büyümüştü. Artık onu dönüştürmem gerekiyordu, bu sırrı biliyorsa yapmam gerekiyordu. Ama Amor bunu istemiyordu henüz buna hazır değildi. Evet içinde bir yerlerde duyuyordum istediğini ama istemediğini söylüyordu. Bu yüzden Elimden gelecek bir şey yoktu. Ona ölümsüz olduğumu sadece birkaç yöntemle beni bir vampirin sadece öldürebileceğini, seni ve dünyaya gelmek için çok beklediğimi, başka gezegenlerde de insanların yaşadığını söyledim. Asırlarca önce dünyada olduğunuzu fakat o zaman insan neslinin tehlike ile karşı karşıya kaldığı için dünyayı terk etmek zorunda kaldığımızı anlattım. Bunlar onun için birer efsaneydi daha önceki kitaplardan duymuştu elbette ama inanmamıştı yani olabileceğini düşünmemişti. Deli saçmalıkları diye düşündü bunları.
Öğlene doğru biraz uyumuş ve uyandığında kendine gelmişti. Hepsinin bir rüya olduğu düşüncesine kapılmıştı, yanıma geldi bana dokunmaya çalıştı hafif hafif sanki bir hayvana dokunuyormuş gibi inceliyordu beni ve tenimin ne kadar soğuk olduğunu fark ettim orada anlamış olacak ki bir adım geri çekti kendini. Rüya değildi hiçbir şey sonra ona doğru döndüm ve gerçek hepsi Rüya değil dedim. Hâlâ düşüncelerini okuyabildiğini gördüğünde anlamıştı artık gerçek olduğunu. Amor ne kadar çok istese de Vampire dönüşme isteğini reddediyordu insan olarak kalmak istiyordu. Tabi ki de ona saygı duyuyordum ama bu bizim için tehlike arz ediyordu, gezegenimden gelecek olanlar bize zarar vermek isteyeceklerdi, bu kurallara aykırı bir hareketti ama Amora olan sevgim ve saygımdan dolayı elbette de ona zorla bir şey yapamazdım. Yapsam da istemediğinden dolayı ölecekti buna göz yumamazdım. Çünkü onu çok seviyordum.
Hava kararmaya başlamıştı Akşama oluyordu artık. Ona birkaç yiyecek şey hazırladım karnını doyurması gerekiyordu, ağzına tek lokma sürümüyordu yemeğini yedi biraz daha kendine geldi. Yaklaştım, sarıldım onu sevdiğimi söyledim. Birazcık dizine uzandım. Kalbi benim için atıyordu bunu duyabiliyordum ama benden çekiniyordu ona tekrar sevdiğimi söyledim seni duyabiliyorum dedim ben seni çok seviyorum, senin de beni sevdiğini biliyorum lütfen benden çekinme dedim.
Ama bir gün kararını değiştirse bile onu bir Vampire dönüştürmeyecektim çünkü ben onu bir insan olduğu için seviyordum artık ne kadar bu sözüm komik gelse de, evet onu insan olduğu için seviyordum. O gece sarıldık ve sadece uyuduk. Sabah uyandığımızda bu olanların aramızda kalması gerektiğini başkalarının duyarsa ne kadar büyük bir felakete yol açabileceğini, insanların gruplaşmalar yapacağını, kalmamızın zaten yasak olduğunu söyledim en önemlisi de bizim aşkımıza zarar vereceklerini bilmesini söyledim. Biz vampirler insan ırkına zarar vermiyorduk, onuları isteği doğrultusunda bir Vampire çeviriyorduk. Ve şu ana kadar istemeyen bir insan bile olmamıştı. Amor o kadar çok merak ediyordu ki bir sürü soru soruyordu bana, yani insan kanı içmiyor musunuz, yok insanları öldürmüyor musunuz, sadece hayvanlarla mı besleniyorsunuz, nasıl bu kadar güçlü oluyorsunuz, kanınızı nasıl bunu iyi saklayabilirsiniz, nasıl düşüncelerimi okuyorsun... gibi bir sürü soru. Merakını anlıyordum bu yüzden ona her şey tek tek anlatıyordum en ince ayrıntısına kadar. Artık okula gitmesi gerekiyordu ama reddetti, benimle kalmayı ve daha fazla merak ettiği şeyleri öğrenmeye çalışıyordu.
Amor artık her şey bildiğine göre ondan saklamam gereken bir şey kalmamıştı hızlıca bir yere gidip geldiğimde saatlerce başka yerlerde oyalanmama gerek yoktu. Her eşime hızlıca hallediyor, istediğim zaman istediğim yerde oluyordum ve bunların hepsini görüyordu. Eve geldiğimde bir yerlere saklanıyor bana telefondan mesaj atıyordu. Ben şimdi neredeyim? Ben de evin içinde bağırarak, Dolabın içinde olduğunu biliyorum kokunu alabiliyorum senin. Nasıl ya diyerek olduğu yerden bir anda ortalığa çıkıyordu. Hâlâ olanlara şaşkındı ne kadar alışmış olsa da. Her şey tam da istediğim gibi ilerliyordu ve aramız da düzelmeye başlamıştı kötü de değildik zaten ama eskisinden daha da iyiydik, daha çok güveniyordu bana ona yalan söylemediğim, ondan bir şey saklamadığım için artık bana daha çok güveniyordu. Gücümün farkındaydı, bazen durup durup düşünüyordu ondan daha güçlü olmam onun birazcık sinirlerini bozmuştu ama ileriki bir zamanda eğer onu bir Vampire dönüştürme mi istese bile mecbur kalmazsan bunu asla yapmayacaktım. Dediğim gibi benim bir savaşım var ve o savaşın içine asla ama asla Amor'u katmayacaktım. Çünkü ona zarar gelmesini asla istemiyordum. Bu savaşta İçimizden birileri fena halde zarar görecekti bundan emindim, zaten Karen bunun haberini vermişti. Sevdiklerimiz zarar görecek demişti. Bu yüzden bunu engellemek için asla Amora bunu yapmayacaktım. Gayet güzel anlaşmıştık, Amor okulda ya da herhangi bir yerde bu konu ile alakalı hiç kimse hiçbir şey anlatmayacaktı sadece sürümü daha da büyütmem için o potansiyeldeki öğrencilerini bana yönlendirecekti. Dünyadan gitmemi istemiyordu. Ben degelen öğrencileri sürümün bir üyesi yapacak ve gücüme güç katacaktım her şey istediğim gibi olacaktı artık.