İlk gece

1233 Words
Düzensiz hayatım sonunda bir düzene girmeye başlamıştı, hayatın düzeni dedikleri bu şey aslında maraton bir hareketten ibaretti. Bir sonraki gün bir önceki günün aynısıydı, değişen tek şey ise çevremdeki kişi sayısı olmuştu. Okulun tatile girmesi bir kaç gün kalmıştı, biz de bu esnada Amor ile evli bir çift olarak ilk akşam yemeğimizi yiyecektik. İnsan kimliğim olmadığı için elbette resmi bir evlilik değildi bizimkisi zaten iki kalp birbiri için atıyorsa resmi bir evliliğe gerek yoktur. Bir kişiyi gerçekten seviyorsanız o insana saygı duyun çünkü saygı duyulan bir yerde saygı görürsünüz. Birine nasıl davranırsanız öyle karşılık alırsınız, iki kişi birbirine söz vermiş ise bu sözün arkasında durmalı her anlamda. Sevmekten ve sevilmekten korkmayın, sizin için doğru insanı bulduysanız sonuna kadar gidin o aşkın peşinden. Vakit ayırın sevdiğinize, boş vaktinizi onunla geçirin demiyorum. Bir sürü işiniz varken o işlerin içine sevdiğinizi de katın, bu ona kendini değerli hissettirecektir. Bir şeyler yapıyorsanız karşılık beklemeyin, bir hediye almak istiyorsanız illa özel bir gün olması gerekmez eğer bunu yaparsanız o günü siz özelleştirmiş ve güzelleştirmiş olursunuz zaten. Kendi sorunlarınızı ilişkinize yansıtmayın, anlayış diye tutturmayın mesela böyle bir davranış sizi anlayışsız biri yapacaktır. Sadece kendini düşünen bencil kişilerden olmayın, karşınızdaki kişinin neler hissedeceğini, söylediğiniz şeylerin karşınızdaki kişide nasıl bir etki bırakacağını düşünün. Yani ölçerek ve düşünerek konuşun, ince ve zarif biri olun. Böyle olursanız sizden eksilen hiç bir şey olmayacaktır, maalesef şu anki dünyada insanlar kötü olmanın derdine düşmüş o kadar içler acısı bir durum ki bu, iyilik nedir unutmuşlar. Bir şeyler yaparken hep bir karşılık bekleyişine giriyorlar çok yazık, gençleri de bu kötülüğün içine çekiyorlar. Sevin arkadaşlar bir çiçeği veyahut ta bir hayvanı sevin, sevmek güzelleştirir sevilmekse mutlu hissettirir. Yemekte ikimizin de sevdiği şeylerden hazırlamıştık, Amor benim için ben de onun için hazırlamıştım. Masamızda şamdan da yanan kırmızı mumlar, masanın ortasında kan kırmızısı güller. Siyah saten, sırt dekolteli mini bir elbise giymiştim, Amor ’un üzerinde simsiyah bir takım elbise vardı, oldukça şıktık. İkimizde fazlasıyla heyecanlıydık, sohbet etmeye başladık. Alucard’ın geleceğini söylemişti merak edip neden vazgeçtiğini sordum. Yeni bir kızla tanıştığını, bize başka bir zaman uğrayacağı söyledi. Merak etmiştim kızın kim olduğunu, Alucard vampir olsaydı diye düşündüm bir an sonra vazgeçtim bu düşünceden çünkü Amoru bu sefer vazgeçiremezdim. Yemeğimiz bitmişti, bedenlerimiz birbirini arzuluyordu. Masanın altından ayaklarımla bacağından yukarıya doğru onu okşuyordum. Hem alakasız şeyler konuşuyor hem de bu hareketine devam ediyordum. Fena halde delirtmiştim onu, masadan yavaşça kalktı yanıma yaklaştı bir anda belimden tutup beni kaldırdı. Kulağıma eğildi ve bir şeyler fısıldadı, benimle banyo da sevişmek istiyordu. Elinden tuttum ve onu yavaş yavaş banyoya doğru götürdüm, minik seks oyuncaklarımızın bulunduğu dolaptan kelepçe aldım ve kendimi musluğa kelepçeledim. Üzerimde kıyafetlerim duruyordu Amor küveti su ile doldurmaya başladı, o esnada soyunuyordu. Küvet dolmuştu suyun içine daldırdı kafasını önce ağzıyla iç çamaşırımı çıkardı oldukça iyiydi suyun altında. Sonra tekrar daldı ve beni yalamaya başladı. Sudan hiç çıkmadan 70 saniye boyunca beni yalamaya devam etmişti. Bacaklarımı omzuna aldı ve küvetin içine oturdu, o kadar yavaş hareket ediyordu ki çılgına dönüyordum. Zevk inlemelerim onu delirtiyordu artık bedenlerimizin birleşmesinin vakti gelmişti. Tam o esnada küvetin kanarında bulunan jilete eli değmiş ve parmağı minicik kesilmişti. Sadece bir damla kan aktı ve bu kan kokusu beni çılgına çevirmişti o an ellerim bağlı olmasaydı kendime hakim olmayabilirdim. Karşısındaki kadın sanki onun geldiğini yeni fark etmiş gibi hızla başını kaldırıp yaşlarla dolu gözlerini ona çevirdi. Ben bir şey yapmadım Birgül yemin ederim hiçbir şey yapmadım! Dedi ince ve kısık bir sesle nokta ağladı ağlayacak ağlayacak durumdaydı ve ağlamamak için kendini zor oluyor gibi duruyordu. O tepki vermeden kızı dinledikten sonra ellerine bak senin üstüne çıkardı ve bacaklarını iki yana açarak rahat bir şekilde oturdu. Umrumda değil nokta dedi ve bir süre sonra. Onun beklemediği bir cevap karşısında tepkisi şaşırmak olmuştu nokta nasıl yani? O kızın şaşkın ve kekeleyen sesine karşılık kaşlarını küçük bir kavisle çattı. Onları öldüren veya öldürmediği senin yaptığın gayet iyi biliyorum. Önemli değil. Önemli olan onun sen olup olmadığın. sen misin? O bu sorunun cevabını en fazla 10 dakika sonra öğrenecek olsa da merak ettiği birkaç şeyin cevabını alabilmek için konuyu burada başlatıyor Ordu hayır cevabına karşılık çatık kaşlarını düzeltip derin bir nefes aldı. Kanı yok normalde ama hanımefendinin sana bir şekilde bu özelliği geçirmiş olma ihtimalinden şüpheleniyoruz. Şaşkın bir ifade ile karşısındaki kadına bakıyordu bu yapılabilir mi ki? Hanımefendi Sana bu konuda hiçbir şey söylemedi mi diye yeni bir soru sorduktan sonra masaya doğru eğildi ve aklına bir şey geliyorsa söyle bana yardımcı olursan ben de sana olurum diye bir teklif sundu. Allak bullak olmuş vaziyette gözleri kadının dikkatli gözlerinden ayırıp masadaki kelepçeli ellerine indirdi. Dediğiniz şey hakkında bir bilgim yok ama... Başını kaldırıp onun gözlerine baktı hanımefendi bana zaten bunlardan bahsetti. Onların da arasında bir olduğundan bahsettiğini hatırlıyorum diye devam etti. O tepkisiz tavrını koruyarak başını iki yana salladı. Onlar testten geçirirler yeri taşıyanlar asker olamaz. Bu dediğin mümkün olamaz değil mi omuz silkti önce ama daha sonra düşünceli vaziyette etrafta gezdirdi gözlerine bir şey hatırlamış gibi yeniden ona çevirdi. Hanımefendi bazı domino onların gen testi ile bulunamayacağı odanda bahsetmişti büyü ile ilgiliydi sanırım dedi hızlı hızlı. O kaşlarını çattı ve sandalye yaslandı. Demek öyle? Bu gene taşıyanlar askeri olamazdı. Saçlarının dökülmüş karı silkeleyerek her yanı çam mekanına girdi ve çalışma masasının üstüne oturup Miran yav onun resmini olduğu bir dosya masasının üstünde diğer dosyaların yanına konulduğu nokta genç kadın ağzını örtüyü peçenin altında dudaklarını kıvırdı ve kırmızı tırnaklarını yüzüne geçirdi. Kim yaşlı ve muhtaç bir kadının gözlerindeki sinsiliği görebilecek kadar kör olabilirdi ki. Zırhlarıyla ve aldıkları eğitimle korkunç görünen bu kişiler canlarını taktıktan bu yaşlı kadınlar kör değil derdi işte. Sürücü koltuğundaki yetiş'e kırmızı ekranın örtülü gözlerini yaşlı kadına çevirdi ve camı yavaşça açtı. Cam açılır açılmaz arabanın içinde Keskin bir ter kokusu yayılmıştı. Onlar soğanımızı bu kokudan rahatsız ol falan da evsiz olduğu her halinden belli olan bu kadını rencide etmemek için tepki vermediler. Buyurun hanımefendi? Dedi sürücü koltuğundaki asker.yaşlı kadın dişleri olmadığı için buruşuk ve perde gazını kıvırıp gülümsedi tren istasyonuna arıyordum ben evladım. Kızımın yanına gideceğim dedi önce dönüp yanındaki oturan arkadaşına baktım hemen sonra yeniden yaşlı kadına döneceğim yani istasyonu burada çok uzaktı isterseniz biz sizi bırakalım dedi yaşlı beher kan ter içinde bu kadının o kadar yolu yürümesine gönlü el vermeyeceğini den. Bu onun için hazırladığımız bir plan da.ne kadar yaşlı olsa da yaşlı bir vampir en iyisi olacaktı sonuçta askerlerin arasına ısırmayı başarmıştı. Her dört bir yandan ailemden üyelerin olması beni daha da güçlü kalacaktı. Yok evladım ben kendim giderim nokta siz işinizi mi başından ayrılmayın. Kadının yüzündeki seveceğim ve grup gülümsemek gözlerime atacak kadar başarılıydı. Sorun olmaz anons yaparım ben buraya göz kulak olurlar biz gelene kadar nokta ve eline telsizi aldı hemen yanında oturan askerde otobüs şeklindeki zırhlı aracın otomatik arkadan sana açmıştı. Kadın artık ikna etmiştik ona gerçekleri anlatmanın vakti gelmişti artık her zamankinden daha dinç görünecek ve daha sağlıklı olacaktır bu kadar yaşlı bir insan bunu asla bekle demeyecekti. Yaşlı insanı üyemize yani sürüme almak istememin asıl sebebi gerçekten bir aile duygusunu tüm sürü üyelerimiz hissettirecek olmasıydı ve kimse onun vampirlerinden kuşku duymayacak da. Bu yüzden onu biraz ilerledikten sonra arabanın bozulduğunu söyleyip aslında her şeyi değiştirebileceğimiz onu anlattım de elindeki çantasını yere bırakıp o zaman Ne duruyorsunuz Hadi işinizin başına koyulun dedi ve kendisini bize teslim etti. Onu direkt Carl'ın yaşadığı eve götüremeyecektim çünkü oradan oldukça uzaktım. Bu yüzden yakınlarda bir yerde tanıdığı birinin boş evi olup olmadığını sordum. O da olduğunu hatta ne tür bir şans artık anahtarını da çantasında olduğunu söyledi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD