İçimde ölen çocuk...

1800 Words
Gizemin bir motoru vardı,anahtarı istedim hızlıca verdi.arkamdan bağırıyordu neoldu söyle artık diye.bindim motora gözlerimden yaşlar dökülüyordu acaba babama bişeymi oldu? gerçi o beni küçüklüğümden beri hiç sevmemişti sürekli beni ve annemi döverdi.ama yinede bişey olmasını istemezdim çünkü o babamdı neyapsada sonuç değişmiyodu.motorla o kadar hızlanmıştımki kaza yapmam an meselesiydi şehrin dışındaydı evimiz gelmiştim eve. hemen indim kapıya doğru yöneldim ardından annemin çığlıkları yükseldi "yapmaaa sakın yapma lütfen yalvarıyorum bırak beni" Annemin sesini duyunca anladım babam anneme bişey yapcaktı.ayaklarım titriyordu çok korkmuştum Lütfen allahım lütfen bişey olmasın anneme Kapıyı açtım babam annemin boğazına bıçak dayamıştı Onu görür görmez bağırdım adi pislik bırak annemi hem ağlıyor hem yalvarıyordum "Lütfen anneme bişey yapma lütfen ne istersen yaparım" Bana gülerek baktı "Böyle oruspular hiç gelmemeliydi dünyaya" Ben o an yalvarmaktan başka bişey yapamıyordum adım atcam yaklaşma öldürrüm diye bağırıyordu "Bu annen varya bu annen elin adamıyla konuşurken gördüm" Annem bana öyle bir bakıyoduki lütfen kurtar dercesine elimden hiç bişey gelmiyordu. "Kızım ben bişey yapmadım lütfen anneni suçlama" Yerde duran tahta parçasını gördüm.babam benim onu gördüğümü farketti ve sonunda yapmıştı şerefisiz yapacağını annemin boğazını kesti,attı yere bıçağı annemin çığlıkları yükseldi "BEN ÖLMEK İSTEMİYORUM" diyerek boğazını tutuyordu Anne lütfen bişey olmasın sana ağladım sokağa çıktım bağırdım "Lütfenn yardım edin kimseee yokmu" kaçmıştı ordan kimsede yoktu etrafta şehrin dışındaydık.ardından içeri girdim annem yığılmıştı yere,kanlar boyamıştı yerleri ben o an düştüm yere saatlerce anneme baktım.nasıl bir histi saatlerce annenin cesediyle beraber kalmak? "Anne lütfen uyan.benim senden başka kimsem yok" kalbimdeki acı tarifsizdi annem ölmüştü benim,çocukluğum ölmüştü o an bende ölmek istemiştim.artık içimde biraz merhamet varsada yok olmuştu o gün bedenim yaşıyordu ruhum yoktu. *** Babamın yaptığı yanına kar kalmıycaktı.herkes yaptığının bedelini ağır bir şekilde verecekti Anneme bakarak saatlerce ağlamıştım.o an neyapıcam,nasıl edicem annemsiz hiç bişey düşünemiyordum sadece anneme bakmakla yetindim.kapı sonuna kadar açık ben kapının dibinde oturuyordum saatlerce oturmamın sonunda kendimden geçmiştim. "Hanımefendi iyimisiniz uyanın hanımefendi" Bu sesle uyanmıştım bir erkek sesiydi gözlerimi yavaşca açtım bana panikle bakan iki göz gördüm üzerimde.açtım gözlerimi anneme doğru baktık hala oradaydı kanlar içinde. Sonra gözlerimle tekrar o adama baktım beyaz gömlekli hafif esmer biriydi telefonunu çıkardı polisi aradı.birazdan buralar polisle kaynayacaktı. Ne yani bulabileceklermiydi babamı? Hiç sanmıyorum.  Dudaklarım çatlamış kanıyordu korkudan,ağlamaktan adam elinde bir şişeyle su içirdi bana. Benden şüphelenmişti sanırım ban öfkeli bir şekilde bakıyordu.ardından polisler gelmişti adam ayağa kalktı polis adama doğru yaklaştı kapının yanında konuşuyolardı diğerleride annemi inceliyolardı evimizin etrafına ikaz şeridi çektiler ardından polisle adamın konuşmalarını duydum. "Adınız ne" "Rüzgar korkut" "Lütfen ne oldu biraz detaya girmeden anlatın polis ifadenizi alacak zaten" Sonra adam anlatmaya başladı "Ben ilerde bir ev tutmuştum ardından.biraz etrafı dolaşmak için çıktım.yolda yürüyordum kapının sonuna kadar açık olduğunu fark ettim biraz daha yakınlaşınca içerde kadının boğazı kesilmiş bir biçimde yerde olduğunu gördüm.sonra hemen içeri girdim kapının yanında da baygın bi şekilde bu kızı gördüm" dedi. Ardından polisler bana geldi benim yaptığımı sandılar olay yerinde sadece ben vardım.o kadar şoktaydımki hala.ben yapmadım diyemedim sonra beni kaldırdılar annem baktım "Özür dilerim anne seni kurtaramadım" ifademi almak için karakola götürdüler. Karşıma geçti polis bir şeyler sordu ben ne duydum onu nede cevaplayabildim.sadece kafam eğik bir biçimde annemi düşünüyordum.annemin görüntüsü bi an olsun gözümün önünden gitmedi. *** Boğuk sesler kafamın içinde yanıkılanıyordu. Artık kendime gelmek zorundaydım. Kafamı kaldırdım zorla boş bakışlarımı polise doğru çevirdim. Kendisine baktığımı fark eden polis bir an önce ifademi almak istercesine yanıma geldi ve bana olay yerinde ne olduğunu sordu. O kadar bitmiş bir haldeydim ki cinayeti işleyenin ben olamayacağımı anlamış ve onaylamak için yanıma ifade almya gelmişlerdi. Anlattım ne biliyorsam ne olduysa anlattım. Ben doğruyu anlatmış olsamda polisler her ihtimali göz önünde bulundurarak şehir dışına çıkmamam için beni uyarmışlardı sonuç olarak şahit olmadığı için tamamen suçsuz değilidim. Gerçekten suçsuzda değildim zaten. Annemi kurtaramamıştım ben suçluydum. Anlaşılan bir süre daha burada kalacaktım. Polislerin bizi bulmasının üstünden yaklaşık 24 saatten fazla olmuştu. Polisler tekrar bana doğru gelirken olduğum yerde doğrulmaya çalıştım. Polisin boğuk ve tok sesi beynimde yankılanmaya başlamıştı. Annemin otopsi raporunun çıktığını ve bana dair bi DNA olmadığını söylediler, gerekli durumda çağırılacağımı ve şuan serbest olduğumu belirttiler. *** Dışarı çıktım kapının ilerisinde durdum. Soğuk hava tenime çarpıyordu elimle kollarımı sıvazladım ardından ellerimi cebime doğru yönelttim cebimde bir sigara paketi olduğunu farkettim bu gizemden aldığım sigara paketi olmalıydı. Sigaranın içimdeki acıyı hafifleteceğini düşünerek ellerim ceplerimde çakmak armaya başladı, elim pantolonumun cebine gittiğinde çakmağı bulmuştum sonunda ve hızlı bir şekilde paketten bi dal çıkarıp hızlıca yaktım. Sigaramdan derin nefesler alıyodum. Sigaramın son demlerine gelirken cebimde titreyen telefonu farkettim. Arayan gizemdi.uzun süre telefona baktım tekrar tekrar ısrarca arıyordu Gizem. Beni merak etmişti öylece bişey söylemeden ayrılmıştım.merak etmesi beklediğim birşeydi.sigaramdan son bir nefes çektim kanlı ellerimle,attım yere sigarayı konuşacak mecalimde yoktu zaten telefonu kapattım koydum cebime.  Artık ağlayamıyordum gözlerimde yaş,kalbimde dayanacak güç kalmamıştı.ellerimdeki kan her geçen saat dahada öfkelenmeme neden oluyordu üstelik üstümde bitik bir haldeydi. Yürümeye başladım az ileri gittiğimde arkadan bir ses geldi ve durdum "Hey" arkamı dönmeden durdum öylece gözlerimi kapatıp derin nefes aldım ayak sesi bana doğru yaklaştı. "Seninle konuşmam gerek" Gözlerimi kıstım döndüm arkama ona baktım.bana acıyor gibi bakıyordu.ve bu annemin yanındayken yanıma gelen kişiydi adının rüzgar olduğunu hatırladığım adam. Hala üzerinde o beyaz gömlek ve elinde hafif kan vardı gözlerinin içine baktım simsiyah gözleri vardı.bayada uzun ona bakmak için yukarıya bakıyordum.ardından cevapladım kısık ve bitik bir sesle "Ne konuşcaksın?,acıdınmı bana? Sorumla kafasını sağa doğru çevirdi "Ben evet yaşadıkların çok zor ama söylemem gereken birşeyler var" Ardından ilerde duran siyah spor arabısını gösterdi. "Gidelim" Bende itiraz etmedim bindim arabaya arabayı sürmeye başladı.yol boyunca sessizliğimi korudum oda öyleydi arada bana bakıyordu ben ise cama kafamı dayamış öylece bakıyordum. ellerimde hala kan vardı,bunu oda farketti. ardından bizim eve doğru sürmeye başladı ben farkettim kaşlarımı çatarak ona baktım.o hiç bişey söylemeyerek devam etti bizim evin ilerisinde bahçeli,küçük bir evin yanında durdu.indi arabadan ardından benim inmediğimi farketti kapıyı açtı. "İn" Yavaşca indim. "Neden burdayız" "Bak bu benim evim" dedi bizim evin ilerisinde olan evi göstererek. "Banane senin evinden" diyerek tersledim onu. Burayı daha fazla görecek tahammülüm yok dedim bizim eve bakarken. "Sadece evimi göstermeye gelmedim buraya" Gözlerimi kısarak hafif kaşlarım çatıldı niye? Dercesine baktım ona. "Ben buraya bi hafta önce taşındım öylece değişiklik olsun diye biraz şehirden uzak olmak istedim.bir hafta sonra annen yanıma geldi ve benden biraz ekmek istedi,utanırcasına.üstü felan kötü haldeydi.bende ona kapıda beklemesini söyledim.ardından içeriye girdim biraz ekmek ve yiycek bişeyler almak için dışarıya çıktığımda ise kapıda göremedim onu.şaşırdım acaba nereye gitti diye. Sonra bir saat geçti aradan etrafı gezmek için sizin evin oralara doğru yürümeye başladım.ardından da sizi gördüm" Gözlerimi açarak onu dinledim uzun süre sessiz kalarak düşündüm şerefsizin bahsettiği adam buydu ne günahı varmışki bir lokma ekmek istemekten başka. annemi günlerce aç bırakmış anlaşılan.annemde açlıktan ölmemek için bu adamdan ekmek istemiş.gözlerimden yaş akarken birden sinirli bir şekilde rüzgarın gözlerinin içine baktım. "Annem senin yüzünden öldü" Sözlerimle şok olmuş bir biçimde bana baktı "Ne diyosun ya sen" "Eğer sen onunla konuşmasaydın o şerefsiz annemin başka adamlarla konuştuğunu düşünmeyecekti" Sesini yükselterek şu sözler çıkı ağzından "Ya manyakmısın sen eğer ben olmasaydım annen gidip başkasından istyecekti benim suçum ne ona yiycek birşeyler vermek istemem mi? Emin ol şu an iyi değilsin mantıklı düşünemiyorsun" Sözleriyle haksız olduğumu bi nebze olsun anladım peki kim suçluydu? Bu soruda tek bir cevap çıkıyodu oda adını bile anmak istemediğim şerefsiz. Bir süre ona baktıktan sonra saçlarımı arkaya atarak arkamı döndüm. gözlerimden yaşlar akıyordu kendimide suçluyordum yanıma alsaydım keşke bütün bunlar olmazdı ben ama yarı zamanlı işe girer bakardım ona bunları düşünmekle geç kalmıştım. diz çökerek hıçkıra hıçkıra ağladım evin uzak sayılmasada biraz ilerisinde deniz kıyısı vardı ayağa kalktım oraya doğru yürüdüm oda arkadan beni izliyordu kıyıya doğru uzandım sırtım suyun içindeydi saçlarıma yüzüme ve etrafa dağılmıştı ellerimi göğsümün altında hafif birleştirdim,sol ayağımı sağ ayağımın üstüne hafif koydum ardından gökyüzüne kaldırdım kafamı annemin görüntüsü belirdi gözlerimde ben onu düşündükce gözlerimden yaşlar akarak suya karışıyordu canım o kadar çok yanıyoduki bu acının tarifi yoktu kimsesizdim artık ben.ben bir hiçtim.  yıkıldığımı fark ettmişti sanırım.yanıma doğru yavaş adımlarla yaklaştı bana.eğildi yüzüme doğru,yüzüme düşen saçları çekti hiç bir art niyeti yok gibi. "kalk duş al benim evde ben sana kıyafet almaya gidecem" Sesinde hafif bir titreklik vardı.ben onu duymamazlıktan gelip boş boş bakmaya devam ettim. Kolumdan tutup kaldırdı beni evine götürdü karşı çıkmadım,çıkacak halim yoktu. içeriye girdik beni koltuğa indirdi. "Ben yarım saate dönerim banyo sağ üst köşede" Ben onaylarcasına kafamı salladım.bana neden yardım ediyoduki acımıştı sanırım ben bile acırdım bu halimi görsem kendime. *** Biraz zaman geçtikten sonra ayağa kalktım.yavaş adımlarla yürüyerek banyoya geçtim.içerde küvet vardı,girmedim.suyu yukarı verdim ve kafamdan aşağıya akıyordu su üstümdekileri yavaşca çıkardım zaten sırıksıklamdılar.elimde ve kolumda donmuş kan lekerini çıkardım boş boş yarım saat boyunca cama baktım.annemin sesleri çıkmıyordu aklımdan.kulaklarımı elimle tıkadım sanki sesi engelemmek istercesine ama fayda etmedi. dizlerimi kırdım soğuk fayansa oturdum.hiç bişey kolay kolay yıkamazdı beni ama tek zaafım annemdi yıktı beni. Ellerimi kulaklarıma koyarak bağırdım yeterrr artık yeter dayanamıyorum... Benim sesimi duymuş olmalıydıkı hemen içeri girdi içeri girince. Elindeki poşetleri koltuğun üstüne attı duvarda duran havluyu alıp hızlı bir şekilde içeri girdi ve üstümü örttü. "Tamam tamam geçti burdayım" Kucağına alıp odaya bıraktı beni arkasını döndü "Sakinleş Üzerini giy konuşalım" Ben onu gördüğümde biraz sakinleşmiştim seslerde gitmişti.kalktım poşetleri açtım içinde bol siyah sweatshirt ve eşofman takımı vardı aldım giyindim.telefonumuda cebime attım. saçlarımdan hala damlacıklar düşüyodu saçlarıma bişey yapmadım öylece indim aşağıya. Oda koltukta oturuyordu dirseklerini dizlerine koyarak.elinde kahve bardağı vardı ve yanında bir tane daha vardı sanırım benim için yapmıştı kafası eğikti benim geldiğimi farketmedi oda üzerini değiştirmişti bu sefer siyah gömlek gitmişti o gömlekle gözleri dahada siyahlaşmıştı bir süre onu izledim merdivende. Kafasını kaldırdığında beni gördü "Gel otur" Karşıdaki tekli koltuğa oturdum kahveyi uzattı almadım ardından gözlerim sigara paketini aradı denizin kıyısına uzandığımda onunda yaşardığı geldi aklıma "Ya siktirr" diyerek hafif sesimi yükselttim "Neoldu" "Sigaran varmı" "Evet" "Versene benimkiler ıslanmışta" Bi dal çıkarıp uzattı bana tekrar koltuğa oturdum aldım sigarayı dudaklarıma yerleştirdim çakmağı uzattı yaktım geriye doğru yaslandım oda bana bakıyordu. "Ayakta durman lazım sen yıkılırsan kaldırcak kimse olmaz kimse umursamaz seni emin ol düşün haraket et öfkeyle kalkışma işlere başka kimsen varmı teyzen veya herhangi biri?" Kafamı yavaşca iki yana salladım oda anladım dedi Sigaramın sonlarına doğru gelmişti bana döndü "Her şey senin için asıl yeni başladı hayatının dönüm noktasındasın şu an çok iyi düşün karar ver tek bir hareketinle yerden kalkamazsın tek bir haraketinlede ayakta bulursun kendini ona göre haraket et" Kafamı olumluca salladım konuşcak mecalim yoktu. Elimi başıma koyup gözlerimi sıktım başım acıyodu.sigaram bitmişti biten sigarayı içmediğim ve soğumuş olan kahve bardağının içine attım ayaklandım cebimde telefonum titreme başladı arayan gizemdi hayatımda tek insan o kalmıştı uzun süre baktıktan sonra merak etmiştir diye açtım telefonu dışarıya doğru yürümeye başlayarak konuştum kısık sesimle. "Alo" "Nerdesin?sen ya kaç gündür arıyorum açmıyosun evine geldim yoksun nerdesin sen? merak ettim seni" dışarıya çıktığımda rüzgar saçlarımı kurutmuştu güneş batmaya başlamıştı. " İyiyim,Birazdan gelicem geldiğimde anlatırım" "Sesinde iyi gelmiyo eminmisin iyi olduğuna" "Birazdan gelicem" Telefonu kulağımdan indirdim gözlerimi kıstım güneşe baktım ve kapattım telefonu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD