Dünyalar başınıza yıkılır ya hani ben o durumdaydım hissizleşmiştim artık sol yanımda taşıdığım kalp o annemindi annem aitti o gitti dünya beni pisliğiyle boğdu ben ise hissizleştim tutunacak dalı olur insanın bir amaç için yaşar benim amacım yoktu kimisi hayalini kurduğu hayatı yaşadı kimisi hala o hayallerin peşinde ya ben? Bu soruyu defalarca sordum belki kendime ama inanın nefretimden başka amaç bulamadım.
Göğsüm sıkıştı...
kalbim acıdı...
İçim daraldı...
ve ben Gülmeyi özledim...
***
Gözlerimin dolduğunu farkettim kastım kendimi ardından ağzıma gelen ekşimsi tatla midemin bulandığını anladım bir elimi rüzgarın koluna uzattım arabayı durdurması için bir elimlede ağzımı kapatıp nefes almaya çalışıyordum rüzgar beni farketti hemen direksiyonu kırdı ani frenle durdu ben kendimi hemen dışarı attım çıkar çıkmaz diz çöküp öğürmeye başladım ama midemde hiç bir şey olmadığı için çok zorlanmıştım.
biraz öylece bekledim arkamda bir sıcaklık hissettim kafamı kaldıramadım rüzgar ceketini sırtıma örtmüştü omzumu sıvazlıyordu arkamdan bir kaç tane peçete uzattı bende ağzımı sildim biraz öylece durdum elim sızlıyordu elimi cam fena parçalamıştı kendime gelenece ayağa kalkmaya çalıştım oda bana yardım etti.
Nefes almaya çalışıyordum dışardaydım ama nefesim bana zor yetiyordu uykum vardı uyumak istiyordum düşüncelerimin üzerine gitmek yerine her zamanki yaptığımı şeyi yapıyordum kaçıyordum. Düşüncelerimden çıkaran rüzgarın sesi olmuştu.
"Gidellim mi iyiysen?"
Başımı onaylarcasını salladım kapıyı açtı geçmemi bekledi bende bindim onun sürücü koltuğuna geçmesini bekledim arabaya biner binmez gözlerime baktı.
"İyisin demi? iyi hissetmiyorsan hastaneye gidelim"
Onun sakinleşmesi için konuştum
"Yok iyiyim yorucu bi geceydi yolda tuttu sanırım"
İyi olduğuma inanmasada başıyla onaylada arabayı çalıştırıp haraket ettirdi.
Biraz yolculuktan sonra uykunun kucağına attım kendimi anlayacağınız kaçtım.
Rüzgardan*
Hayat herkese eşit davranmıyordu hiç adil değildi helede yanımdaki bu küçük yaralı kuşa hiç adil davranmıyordu evet o gökyüzünde kanadı yaralanmış bir biçimde uçmaya çalışan bir kuştu benim gözümde.
Arabayı sürmeye devam ederken gözlerim sürekli ona kayıyordu çok masum uyuyordu siyah saçları gece ışığında parlıyordu Ben hiç bir kadına karşı böyle hissetmemiştim arzu şehvet değildi bu bu adını bilmediğim şey ona yaklaştırıyordu ben bir kadını arzuladım istedim ve elde ettim çok basit şeydi ama bu şehvet değil onun teninde kaybolmak istiyorum hatta fazlasını istiyorum. Kendisi farketmesede çok güçlü birisi benim annem gözlerimin önünde öyle ölseydi neyapardım hiç tahmin edemiyorum gerçi her gün gözümün önünde eriyor o ayrı ama yinede yanıma bırakıp gitmedi beni annem kaç yıldır kanser denen illetle cebelleşiyor ben bütün mal varlığımı ortaya koyarım yeterki o iyileşsin ama olmuyor elim kolum bağlı lanet olsunki bağlı. Gözümden bir damla yaş akıyorduki hemen elimin üstüyle sildim onu ardından Aleve baktım hala uyuyormu diye evet hala uyuyordu.
Evin önüne geldiğimde o hala uyuyordu çok yorulmuştu sanırım yanına geldim tam kucağıma alacakken inledi neoluyor diye kaşlarımı çattım elini sıkıyordu bende hemen eline uzandım elini açtım içim sızladı eli paramparça olmuştu davette cam kesmiş olmalıydı nasıl farketmedim ben elimin birini bacaklarının altına aldım diğerini belinden kavrayıp kaldırdım kucağıma aldım huysuzlanıp birşeyler mırıldanarak boynuma sokuldu ben onun bu tavrına sırıttım başımı iki yana salladım eve doğru yol aldım.
Siktir ...siktir... Bakma rüzgar çek o gözleri toparla aklını onu kucağıma aldığımdan dolayı yırtmacı iyice açılmış bacağı komple meydandaydı hayır düşüp bayılmazsam iyi birşeydi çok zarifti bileğinde bir halhal dikkatimi çekti sarı bir halhal uclarında mavilerden yusufcuk kuşları vardı kafamı iki yana sallayıp merdivenlerden çıktım kesin uyanınca yaygara çıkaracaktı beni niye buraya getirdin diye neyse alışalım günlük rutinlerimizi salona geçtim koltuğa yatırdım ne kadar uykucuymuş be gülerekten kalkıp ilk yardım çantasını aldım yanına oturdum elini kucağıma koydum canının acımaması için yüzeysel yapacaktım sabah uyandığında tekrar pansuman yapardım pamukla temizledim bir ara uyanır gibi oldu ama o kadar yorgunduki uyku kazandı işim bittikten sonra sardım elini. Bu kadar güzel giderken içine kim sıçacak diye bekliyordum uzun sürmedi zaten.

Murat : "Ooo kurbanıma ne güzel bakıyorsun sen öyle"
İlla gel benim ağzıma sıç diyor işte sinirlenerek Alevin yanından kalktım.
Rüzgar:"kes sesini"
Sesim alev uyanmasın diye dikkatli çıkuyordu ama oldukca sertti o ise karşımda bir noktaya bakmış sırıtıyordu hayır hayır tahmin ettiğim şey olmasın.
Murat:"Alev hanıma bakın siz yakıyor lan"
Arkama döndüm tabikide baktığı yer yırtmacından çıkan bacaklarıdı hemen elbisesini üzerine örttüm onu kucağıma aldım tekrar öldürücü bakışlarımı ona yolladım.
Rüzgar:"çek o sikik gözlerini kızdan bekle beni geliyorum"
Bir şey demesini beklemeden onu yatak odasına götürdüm yatağa yatırdım bacakları açılmasın diyede üzerini battaniyeyler örttüm koskocaman yatağın içine düşmüştü kaybolmuştu yatakta kapıyı kapatarak odadan çıktım salona gittim o ise elinde sigara yakmış ayak ayak üzerine atıp oturmuş beni bekliyordu geldiğimi gördü.
Murat:"Lan piç sana kim dedi onu avukatın yap diye"
Gülerek cevap verdim
Rüzgar:"haaa beyefendinin buraya teşrif etmesi o yüzdendi"
Murat:"yanlış sularda yüzüyosun rüzgar dikkat et boğulmayasın"
Rüzgar:"şimdi siktir olup gidelebilirsin!"
Murat:"ben sana o kız karşılığında italyadan gelen bütün malları sana verdim şerefsizlik etme lan o kızı haftaya geliğimde alacağım"
Rüzgar:"tamam tamam beyefendi kızma gelir alırsın haftaya kızı" bütün sinsilikle güldüm ona onayladığını görünce biraz rahatladı.sigarasını bitirdi külü edepsizce yere atıp merdivenlerden inmeye başladı ben umursamadım gitmesini bekledim kapının dış sesiyle gittiğini anladım. Biraz bekledim elime telefonu aldım ve o beklenen şeyi yaptım sonrada sırıttım.
Alıcı: Otoban piçi
Video✅✅
Sırıtarak Aleve bakmak için yatak odasına yöneldim kapıya geldiğimde kapı aralıktı aralık olan kapıyı ittirip içeriye baktım içeride alev bir sağa bir sola sinirle yürüyordu gülmem soldu.
***
Alevden*
Elimde yoğun ağrıdan dolayı gözlerim açıldı gözlerimi açtığımda rüzgarın evinde olduğumu anlamam kısa sürdü elime baktım sargı vardı rüzgar sarmış olmalıydı. Salondan gelen konuşma sesleriyle kaşlarımı çattım kim vardı evde elimin ağrısına fazla üstelemeden kalktım hala üzerimde elbise vardı yavaşca kapıyı açtım salona doğru yürüyordum rüzgarın arkası dönük olduğun için beni görmüyordu aynı şekilde karşısındaki adam beni görebilirdi onun yüzü bu tarafa bakıyordu ama geldiğimi farketmedi evet o adam babama yardım eden şerefsiz oda buradaydı hemen duvarın dibine geçtim beni görmedi ikiside haraletli konuşmalarını dinledim ne işi vardı o adamın burada.
Murat:"ben sana o kız karşılığında italyadan gelen bütün malları sana verdim şerefsizlik etme lan o kızı haftaya geliğimde alacağım"
Rüzgar:"tamam tamam beyefendi kızma gelir alırsın haftaya kızı"
Olduğum yerde dondum kaldım kan beynime sıçramıştı resmen o son dediği hayır ya hayır ben kandırılmış olamazdım hayır rüzgar bunu bana yapmamıştır kendimi kandırıyordum şu an konuşan ondan başkası değildi beni resmen satmıştı hayvan herif. malım ya ben malım nasıl inandım kabul ettim onun teklifini hışımla tekrar odaya gittim o adamın gitmesini bekledim ardından siktir olup gidecektim bu evden odaya girdim bir sağa bir sola gitmeye başladım ellerimi sıkıyordum elimdeki sargı bezini gördüm hırsla söküp attım ellerimi çok sıktığımdan kanamaya başlamıştı aldırmadım. Çok sürmedi kapı aralandı gelmişti sonunda beyefendi sonuçta sattı beni.bana baştan aşağıya baktı elimi gördü.
"Neoldu elini niye söktün"
Sinirle cevap verdim
"Seni hiç ilgilendirmez" deyip yanından geçmek için adımladım kapıya uzandım kolumdan tuttu hışımla kolumu çektim bağırdım.
"Sürme o pislik ellerini bana bir şey diyimi sana sen o şerefsizden bir farkın yok"
Bunu dememle kaşlarını çattı umursamadım konuşmaya devam ettim.
"İşininde seninde allah belasını versin bırak gideceğim "
"Ne diyorsun ya sen neye sinirlendin ne yapmaya çalışıyosun insan gibi konuş"
Alaycıl bir şekilde güldüm
"Bunu beni satan şerefsizmi söylüyor eğer önümden çekilmezsen olacaklardan ben sorumlu değilim"
Ben karşısında kuduruken o sakinliğini koruyordu
"Sen içerde bizimi dinledin? Bak hiç birşeyi bilmiyorsun pişman olacağın şeyler söyleme"
sonuna doğru sesi yükselmişti.
"Bana sesini yükseltme! benim sana bağırmam gerekken hem suçlu hem güçlüsün"
gözlerimi ona hırsla bakıyordum kolumu tekrar çekti beni içeriye doğru yitti
"Sakinleş konuşalım"
Onu dinleyeceğimi düşünmüyordu değilmi hayır hayır şakaydı bu değilmi oturup onun yalanlarını dinleyecek vaktim yoktu kapının önünden çekildiğini fırsat bilip hırsla elimi tekrar kurtardım kapıyı doğru koştum açıkı zaten hemen çıktım merdivenlere yöneldim arkamdan bağırıyordu
"Alev hayır çıkma evden gidemezsin alev"
"Kime diyorum lan ben"
"Siktir canın cehenneme rüzgar" diyerek hızla evin kapısına ulaştım onun arkamdan yetişmesine çok az kalmıştı çıktım ardımdan çok hızlı bir biçimde kapıyı kapattım hemen yola koştum hayır taksini gelmesini bekleyemezdim yoldan araba geçiyordu hemen durdurdum rüzgarın adamları bana garip garip bakıyorlardı
Ardından bir adam rüzgardan emir almış olmalıki hızla bana doğru geliyordu bende arabanın kapısını açıp bindim arabaya içinde bir kadın ve bir adam vardı .
"Lütfen lütfen sürermisiniz arabayı birazdan anlatacağım lütfen haraket edin"
Adam kadına baktı kadın başıyla onayladı adamda arabayı sürmeye başladı bu sayede hızla gelen rüzgarın koruması ve rüzgardan kaçmış oldum.
Evden uzaklaştığımızda kadın konuşmaya başladı.
"Neden kaçıyordun o evden" bende bıkkınlıkla cevap verdim
"Beni satan adamın evinde kalamazdım"Diyip yaşadığım olayları yüzeysel bir biçimde anlattım adının buket olduğunu öğrendim adamın adıda mertmiş buket bana bakarak konuştu
"Nereye götürelim canım seni?"
"Evime" diyerek evimi tarif ettim yolda mert arabayı sağa çekti yanındaki kadın konuştu
"Neoldu canım"
"Aşkım arkadaki araba durmam için sinyal yapıp durdu"
Hayır hayır rüzgar bize yetişmiş olmalı arkaya baktığımda bir takım elbiseli biri arabaya doğru yürüyordu rüzgarın adamı diye düşünüyordum.
Adama arabayı sürmesi için söyleyecekken takım elbiseli adam geldi camdan adama baktı ardından bana baktı
"Patron sizinle konuşmak istiyor Alev hanım"
"Hayır ben konuşmak istemiyorum patronunla lütfen sürermisin arabayı mert"
Adam benim kapıma yaklaştı kapıyı açtı
"Lütfen zorluk çıkarmayın"
O an imdadıma buket yetişti
"İstemiyorum dedi daha neyi zorluyosun mert sende sür gidelim"
Adam o an hiç beklemediğim bir şey yaptı elini beline atıp silahını çıkardı
"Kes sesini sen Alev hanım sizde zorluk çıkarırsanız bunlara neyapacağımı biliyosunuz"
Benim yüzümden onlara zarar gelsin istemiyordum mecburen inmek zorunda kaldım adam kolumdan tutarak beni arabaya yönlendirdi arkama baktığımda buket gil hala gitmemişti bindim arabaya binmeseydim keşke diye onlarca küfür ettim kendime rüzgar değildi karşımdaki adam murat denen itti hay ben şansıma tüküreyim ben neyaptım ya neden bunlar başıma geliyo
"Oo Alev hanımla tanışmakta nasip oldu"
"Ne istiyosun benden şerefsiz" yüzüne nefretle bakarak konuştum
"Birşey istemiyorum güzelim iyilik yapıyorum sana seni babacığına götürüyorum"
Bunu demesiyle nefretim kat be kat arttı
"Benim babam yok şerefsiz insanlar baba olmamalı"
"Aaa ama ayıp sen amcanla böylemi konuşursun" şok yaşamıştım şu an bu adam ne saçmalıyordu
"Birde ben şuna şaşırıyorum ya benim yiğenim bizzat düşmanımın koynuna giriyo hayır annesine çekmişse demekki"
bunu demesiyle ağzımdaki tüm tükürüğü suratına tükürdüm
"Düzgün konuş lan şerefsiz annemin adını ağzına dahi alma senin o pislik ağzına yakışmayacak kadar temiz annem"
Sanırım adamı fazlasıyla sinirlendirmiştim kollarımı sıkıca tutan iki adam vardı haraket edemiyordum ardından murat piçi elini kaldırmasıyla suratıma geçirdi kafam sağ tarafa şiddetle düştü yüzün acımıştı parmağında yüzüğü vardı sanırım yüzümü çizmiş kanıyordu
"Seni küçük sürtük dokunmayacam dokunmayacam diyom illa gel beni sik diyosun"
Kafamı kaldırdım öfkeli yeşil gözlerine baktım en nefret ettiğim renkti ya artık yeşil tiksinircesine konuştum
"Allah senin belanı versin!"
Bunu dememle kahkaha atmaya başladı öyle bir kahkaha atıyorduki midemi bulandırıyordu kahkahasının içinde konuştu
"İnsanoğlunun yapamadığı işi onamı yüklüyorsunuz yiyosa siz yapın"
Nerden geldi bu cesaret bilmem ama nefretimle konuştum
"Yapacağım yapacağım merak etme inlete inlete ölüdürcem sizi"
"Allahım nasıl korktum anlatamam elime düşmüş hala konuşuyo nereden bu cesaret"
Tam konuşacaktımki adamı böldü bizi
"Patron geldik"
Adam kafasıyla beni indirmeleri için işaret etti onlarda hayvanca beni indirmeye çalıştılar ellerinden kurtulmaya çalıştım ama nafile iri yarılar kımırdamıyolardı yerlerinden
"Bırakın beni adi şerefsizler" inanamıyorum ya kimsem yoktu beni buradan kurtaracak kimsem yoktu çok çaresiz hissediyordum beni satan adamdan bile medet umuyordum rüzgar gelsin diye bekliyordu bir yanım beni depo gibi bir yere getirmişlerdi hala kollarının arasından debelenerek içeriye soktular burası burası çok pis kokuyordu her yer kan kokuyordu midem ağzıma gelmişti öğürdüm onlar benim kusacağımı anladı köşeye bıraktılar beni hemen çöküp midemde ne varsa çıkardım adamlar benim durduğumu anladıklarında yine kollarımdan tutup bir odaya getiriler odanın içinde hiç hirşey yoktu duvarda asılı olan zincirler hariç oda bomboştu beni ikisi birlikte köşeye yittiler çok kötü bir biçimde yere düşmüştüm acısından inledim belim duvara değmişti ikiside bir elimi alıp zincirle bağladılar.
Odanın içinde bir ses yankılandı
"Başlayın"
İçerden biri konuşmamıştı yukarda hoparlör gibi bişeyden ses gelmişti adamlar bu sesi duydu birisi karnıma bir tekme geçirdi.
"Ahhhhh" diye çığlık attım adam umursamadı suratıma vurdu birisi eline telefon almış beni çekiyordu birisi ise çok kötü bir biçimde yüzüme vuruyordu canım çok yanıyordu karnıma bir tekme daha vurdu bu sondu adamın sesi tekrar odayı doldurdu
"Tamam yeter ölür şimdi"
"Ha birde birşey diyeyim bunları hep rüzgar yüzünden yaşıyorsun eğer o seni bana vermeyi kabul edip mallarımı patlatmasaydı şimdi bu durumda değildin yazık sana"
Duyduğum şeyle şok olmuştum o beni satmamıştı o şerefsizi oyuna getirmişti ama ben herşeyi mahvetmiştim allah kahretsin ya
Diğeride kayıttan çıktı odadan çıkmak için haraketlendiler o an ben gördüğüm şeyle çığlık attım öyle bir çığlık attımki adamların gözleri anında beni buldu hayır hayır canım acıdığı için değildi bu çığlık bacaklarımın arasından akan kanlar yüzündendi o kadar çoktuki korkudan titriyordum neoldu? neolmuştu bana...