Izdırap, hüzün, çaresizlik, öfke, güç ve günâhkarlık. Bunların tümü sadece bir insanda barındığı zaman neler olacağını tahmin bile etmek istemiyordum. Özellikle bu kişi Uygar Aral'sa. "Böyle hızlı gitme lütfen." diyerek mırıldandım arabayı deli gibi kullanan Uygar'a. Tam da beklediğim gibi, beni dinlememişti. Hemen arka koltuğumuzda yüzü gözü kan içinde kalan ve isminin Serkan olduğunu öğrendiğim adam elleri bağlı bir şekilde çırpınıp duruyordu. Tabii, gerçek ismi Cengiz Aral olan Serkan.. Gözlerimi yaşlı adamdan alıp Uygar'a çevirdim. Beyaz gömleğinin bazı yerleri bu yaşlı adamın kanlarına bulanmış ve öfkesinden direksiyonu kavrayan parmaklarının bazı yerleri morarıp, kırmızıya boyanmıştı. "Yanlış yapıyorsun." dedi yaşlı adam ellerini çözmeye çalışıp olduğu yerde kıvranırken. Göz

