Fırat Hiç kimse yaşattığını, yaşamadan ölmezmiş. Sanırım bende yaşattığımı yaşıyordum. Yunus'un söylediği her söz ile, dejavu yaşıyordum. Zamanın da Sinan'a yaptığım söylediğim her söz beni bulmuştu. Şimdi Sinan'dan bir farkım kalmamıştı. O yeminler etip ben kardeşine dokunmadım, hatta kardeşini tanımıyorum derken. Ben sadece susuyorum. Allah kahretsin ki Leyla'ya dokunmadım, çocuk benden değildir diyemiyordum. Çünkü o gece ne yaşamızdık bilmiyorum. Beynimi sikeyim o geceye dair hiç bir şey hatırlamıyordum. Ne Yunus'un nede Erhan abinin yüzüne bakamıyorum. İki araya sıkışmış gibi hissediyorum. Yasemin'e beni affet diyecek yüz bile yok. Kendimin dahi inanmadığım, bilmediğim şeyler hakkın da onu nasıl ikna edecektim. En yakınım annem, babam, kardeşim dahi inanmazken, Yasemin'in bana inanma

