Gün ışımadan, bütün görevli timler otobüslere binerek çıkış yaptık, ailesi burada olanları yolcu edenleri gördükçe, içim burkuldu biraz. Buğra anladı bunu, “az kaldı güzelim, dönüşte İstanbul yolcusuyuz” diye teselli etti beni. Bizim tim ve Mete’nin timi aynı otobüsteyiz. Önce yine Kilis’e geçiyoruz. Oradan Afrin’e. Tuğçe’yle birlikte oturuyoruz. Arka tarafla muhattap olmayalım diye, en öne oturttu bizi kıskanç Laz böreğim. Aslında diğerleri için değil, sadece Kaan’ın ters bir hareket yapmasını istemiyordu. Çünkü bizi beraber gördüğü andan beri, sürekli burnumuzun dibinde bitiyordu. Gözleri sürekli parmağımda ki yüzükteydi. Ama gerçekten mutluluğumu bozmasını istemiyorum. Eğer bunu yaparsa, ona bedelini ödetirim. Tuğçe’nin omzuna başımı koymuş, yolu seyrede seyrede konuşuyordu

