“Haliç’in yeri sen de neden ayrı peki?” diye sordu Kaan Çağla’ya. “Yoksa şu ünlü dizinin köprü altı sahnelerini mi izledin, neydi adı Ezel mi?” Güldü Çağla. “ Evet bir kere setine denk gelmiştik babam ve abimle balık tutmaya geldiğimizde ama ondan değil, çocukken alıştırdı babam bizi. Buraya gelip saatlerce balık takılsın oltaya diye beklerdik. Tabi bazen uyur uyanırdım hala balık olmazdı. Balık tutmayı değil ama o bekleyişi sevdim önce, sonra gökyüzüne bakıp yıldızlarla şekiller belirlemeye çalışırdım, hayal kurardım. Bir sürü hayallerim olurdu, hiç balığımız olmasa bile” “ Vayy, çok edebi bir cümle kurdun, Haliç Güzeli” dedi Kaan gülerek. “Ben öyle edebi, süslü cümleler bilmem ama bana söz ver Çağla, sen bu çıktığımız yolda benim elimi hiç bırakma, hayallerinde artık hep ben olayı

