###### Yanında ki ile yaşar, Aklında ki ile ölürsün ############ Kaan direksiyonun başında, Sıla ise yan koltukta sessizce oturuyordu. Diyarbakır sabahının hafif serinliği, kentin dar sokaklarından çıkıp ana yola bağlanırken yavaş yavaş yerini yolun tozuna ve ufukta yükselen güneşe bırakıyordu. Sur’un taş duvarları arkada kalırken, önlerinde uzanan yol onları Güneydoğu’nun başka bir şehrine, Antep’e götürüyordu. Her kilometre taşında, her dönemeçte, gözlerinin önüne onun gülüşü geliyor; sanki rüzgâr, yan koltukta oturandan değil, uzaklarda bıraktığından haber getiriyordu. Önünde uzanan asfalt, aslında iki şehir değil, iki hayat arasındaki mesafeyi ölçüyordu. Bir yanında yanında oturan Sıla’nın sessizliği, diğer yanında kalbinin derinliklerine kazınmış bir isim: Çağla. “Kabullenirim demi

