Sabahın erken saatinde atış poligonunun önünde sıralandılar. Güneş henüz yükseliyordu ama serin sabah ayazı, çelik gibi keskin bir hava estiriyordu. Önlerinde hedef tahtaları diziliydi; üzerlerinde siyah daireler, tam ortada küçücük beyaz bir nokta. Eğitmen çavuş, sert ama net bir ses tonuyla konuştu: — Asker! Bu eğitim, silahı sadece tutmayı değil, ona hâkim olmayı öğretecek. Tüfek sizin yoldaşınız olacak. Onu tanıyın, ona güvenin! Herkese G3 piyade tüfekleri dağıtıldı. Soğuk metal ellerine otururken bazıları ürperdi. Çavuş, tüfeğin parçalarını göstererek sesini yükseltti: — Emniyet mandalı burada! Atış yapmadan önce her zaman nefesini kontrol edeceksin. Parmağın tetiğe emir gelmeden gitmeyecek! Sıra atış pozisyonlarına geldi. — Yat! diye bağırdı komutan. Herkes yere kapaklandı. Yü

