5. Bölüm

1273 Words
Rex Toplantıda sekreterin dediği şey yüzünden hâlâ kendimi toparlayamamıştım. Onca bu işin uzmanı bunu anlayamamışken o saniyeler içinde rakamlardan yola çıkarak sorunu bulmuştu hemde aklından.Şirketi devralmadan önce burayla ilgili sorun olduğunu biliyordum aslında. Her sene kâr oranını fazlasıyla arttırması şüphe uyandırıcıydı ve istediğim bilgilere ulaşmama izin verilmemesi de düşüncemi kanıtlar nitelikteydi. Ama dediğim gibi burayı başka bir nedenden dolayı istediğim için para kaçırılması çokta umrumda değildi sadece bir an önce bu duruma el atıp diğer şirketlerin duymasını engellemem gerekiyordu. Daha sonrası benim için kolay olacaktı. Koltuğuma yaslanıp masada tüm dikkatini vererek çalışan kıza dikkatlice bakmaya başladım. Burda çalışan çoğu kadından farklıydı onlar gibi değildi. İlk gün onu gördüğümde şaşırmıştım David gibi güzel kadınlara öncelik veren birinin bu kız gibi birini alması şaşırtmıştı ama daha sonra övdüğü o sekreteri olduğunu duyunca üzerinde durmamıştım. David'in İlk kez bir kız hakkında seksi vücudu değil de zekası hakkında konuştuğunu görmüştüm. Yalan yok anlattığı bu kızı başta merak etmiştim ama gördüğüm kişi hayal ettiğim gibi kesinlikle değildi. Başkasının işini yapan diğerleri tarafından sürekli ezilen birini görmüştüm. Şu hayatta en tahammül edemediğim çalışan profiliydi. David her ne kadar onu övüp çalışmaya devam etmesini söylesede bazı şeyleri düzene koyduktan sonra işine son verecektim. Benim şirketimde özgüveni düşük bir çalışan kesinlikle istemiyordum. Ama bugün toplantıda yaptığı şey ile düşüncemi ilk kez sorgulamama neden olmuştu. O çalışırken onu izlemeye devam ettim... Burcu Yeni patronumuz işlerin başına geçeli bir ay olmuştu. Toplantıdan sonra bir daha herkesi darladığı o dosyaları istememişti ve bir hafta sonra birden bire şirketin önde gelen bazı kişilerin işlerine son vermişti. Bu yaptığına kimse anlam veremesede bunu yapmıştı. İşten çıkarılan kişiler ise sessizce dediğini yapmıştı. Normalde olsa ortalığı ayağa kaldırırlardı ama bu sefer ağızlarını bile açmadan şirketle bağlarını koparmışlardı. Telefonum çaldığında kimin aradığını biliyordum, bıkkınca nefes alıp,"Buyrun efendim" dedim. "Odama gel hemen" tamam dememe müsade etmeden suratıma kapatınca odasına sinirle baktım. Bu bir aydır üzerime fazlasıyla geliyordu hemde işimi düzgün yapmama rağmen son zamanlarda ise özellikle karakterime laf atıp duruyordu. Çoğu zaman önemsememeye çalışsamda bazı zamanlarda bu çok zor oluyordu. Sürekli pısırık durmamamı söyleyip duruyordu! Neymiş özgüveni yüksek olan kişileri şirketinde görmek istediğini benim gibi birini çoğu şirketin istemeyeceğini söyleyip duruyordu. Anlayamadığı şey benim özgüvenim fazlasıyla yüksek zaten, sadece bu şirkette özgüvenin bir işe yaramadığını görmüştüm. Burda çalışan çoğu kadının kendi işlerinde yaptığı büyük hatalara rağmen sırf birileri ile yakın oldukları için değil işten çıkartılmak uyarı bile almıyorlardı. En basit örneği kaç defa Lara'yı şikayet ettim çalışanlarına iyi davranmadığı için hatta yaptığı işi düzgün yapmayıp bana yaptırdığı için ama sonuç ne oldu peki? İşin sonunda yine ben zorbalığa uğradım o ise yükseldikçe yükseldi. O yüzden bir daha kendimi savunmadım bir işe yaramıyordu çünkü. Rex'e gerçekten anlam veremiyordum hem o kadar beni gömüp hem işime son vermemesi garipti doğrusu. Odasına girip ,"Buyrun efendim?" dediğimde bilgisayardan bakışlarını alıp bana yöneltti. "Yarın iki günlüğüne İngiltere'ye gideceğim sende benimle geleceksin" demesi ile şaşkınca,"Ben neden geliyorum Bay Rex?" Tamam onun sekreteriydim ama bundan önce Bay David hiç böyle bir şey yapmamıştı gerçi beni kasıtlı olarak götürmemişti bu tarz yurt dışı toplantılarına altına yatacak kadınları götürmüştü hep. Rex sertçe,"Sekreterim değil misin!?" "Evet efendim" "O zaman neden soruyorsun!?" "Üzgünüm, sadece daha önce Bay David bu tarz toplantılara beni hiç götürmediği için siz söyleyince şaşırdım" dememle Rex'in dudak kıvrımları yukarı hareket etti ve tekrar bilgisayar ekranına dönerek,"Göz zevkine ve başka zevklerine hitap etmediğin için götürmemiştir seni" Bu adam neden lafın nereye geleceğini düşünmeden patavatsızca konuşup duruyordu! Resmen dış görünüşümle biraz önce dalga geçmişti. Tamam burdaki kadınlar gibi olmadığımın farkındaydım ama bunu yüzüme söylemek zorunda mıydı!? Farkında olmadan ona öfke ile bakarken bunu gördü. "Dediğim şeye alındığını söyleme sakın olanı söylüyorum sadece.David gibi erkekler senin gibilerini asla dikkate almaz" Dişlerimi sıkıp derin bir nefes aldım ve sakince,"Düşüncenize saygı duyuyorum Bay Rex" diyebildim zorla ama dediğim şeye anında pişman olmuştum .Çünkü Rex bunu dememle sinirle elini masaya vurup bana doğru gelmeye başladı, korkudan birkaç adım geriye gitmiştim. Aramızda mesafe kalmayacak şekilde dibimde durduğunda korku dolu gözlerle ona bakıyordum. Yüzüme öfkeyle eğilip,"Seninle biraz önce dalga geçtim ve sen buna saygı duyduğunu mu söyledin!" "N-ne??" o kadar çok korkmuştum ki dediği şeyi algılayamıyordum bile. Gözlerini birkaç saniye kapatıp derin derin soluk alarak sakinleşmeye çalıştı daha sonra yine o sert bakışlarını gözlerime dikerek, "Kendindeki potansiyelin niye farkında değilsin Burcu! Patronun dahi olsam kimsenin seninle bu şekilde konuşmasına izin vermemen gerekiyor kendini korumayı öğrenmek zorundasın!" diye yüzüme bağırdığında gözlerim anında dolmaya başladı kendimde en nefret ettiğim özelliğim buydu. Bu tarz olaylarda hemen gözlerim doluyordu! Ağlamak üzere olduğumu o da fark etmiş olacaktı ki bakışları birden sekteye uğradı ve benden bir adım uzaklaşarak kendimi daha rahat hissetmemi sağladı. "Bana hakaret ettiğinizi düşünmediğim için kendimi savunma gereği duymadım Bay Rex" titreyen sesimle zorla konuşarak. Söylediğim şeye fazlasıyla şaşırmıştı neden bu şekilde dediğimi anlamak istercesine yüzüme bakıyor konuşmam için beni bekliyordu. "Dış görünüş olarak erkeklere hitap etmediğimi biliyorum ama bunu kötü bir şey olarak bugüne kadar hiç algılamadım efendim. Sonuçta ben buyum ve böyle olmayı da seviyorum, onların beni beğenip beğenmemesi umurumda bile değil. Bende burdaki kadınlar gibi saatlerce kuaförden çıkmayıp maaşımın çoğunu kendime harcayıp onlar gibi bakımlı olmasını iyi bilirim ama bunu istemiyorum efendim. Dış görünüş tabiki önemli bunun farkındayım bundan sonra daha dikkatli olup görünüşüme dikkat edeceğim sırf göz zevkiniz bozulmasın diye ama şunu bilin ben burdaki beyni yerine başka şeylerini kullanan süs bebekleri gibi de asla olamam olmakta istemem eğer onlar gibi birilerini etrafınızda görmek istiyorsanız işime hemen son verebilirsiniz" konuşmayı bitirdiğimde nefes nefese kalmıştım ve öfke dolu bakışlarımla ona bakıyordum. Rex denilen adama fazlasıyla tahammül etmiştim. Tamam bazı dediklerinde haklı olabilirdi sonuçta New York'un önemli şirketlerinden birinde çalışıyordum bu yüzden de görünüşüme daha çok özen göstermem gerekiyordu ama bunu sadece şirket için yapmalıydım patronların beni beğenip altına almaları için değil! Rex belli bir süre yüzümü inceledikten sonra benden daha çok uzaklaşıp masasına gitti ve tekrardan bilgisayarı ile ilgilenmeye devam ettiğinde odanın ortasında aptalca öylece kalmıştım. Bu adamın derdi neydi! Onca lafıma karşılık hiç cevap vermeden masasına geçmekte neydi! Ekrandan gözünü ayırmadan ,"Eve gidip hazırlan yarın saat onda seni evinden alırım" yok bu adam kesinlikle dengesizdi bunu şimdi daha iyi anlamıştım. Derin bir nefes alıp bununla daha fazla uğraşmamak için,"Sizin gelmenize gerek yok Bay Rex, havalananına kendim gelirim" deyip kapıdan tam çıkacakken onun sesi ile durdum. Ekrandan gözünü hiç ayırmadan konuşan adama baktım. "Yarın evinden seni alacağım" Bu adamla ne yapacaktım ben! ...... Ertesi gün olduğunda koltuğumda oturmuş Rex'in beni almasını bekliyordum. Küçük bir valiz hazırlamıştım dün bana dediği onca şey yüzünden gidip kendime daha düzgün kıyafetler almıştım. Dediğim gibi çirkin bir kız değildim sadece bakımsızdım ve bundan sonra buna daha çok dikkat edecektim gerçi ne kadar dikkat etsemde şirketteki kadınlar gibi asla olamazdım ama elimden geldiğince daha düzgün giyinecektim ve ömrüm boyunca nefret ettiğim bugüne kadar giymekten hep kaçındığım şu topuklu ayakkabılara da alışmaya çalışacaktım.Görünüşe, kılık kıyafete göre dışlanmaktan ve önemsenmemekten bıkmıştım artık. Gerçi burdaki kadınlar yinede beni aralarına almazdı hatta Lara'nın daha cok radarına girerdim ama hiç olmazsa Rex'in az da olsa iğneleyici laflarından kurtulmuş olurdum. Düşüncelere daldığım sırada dışarıdan gelen korna sesiyle kendime geldim. "Bay kendini beğenmişte geldi sonunda" homurdana homurdana valizi alıp evden çıktım. "Günaydın efendim" "Günaydın" bana bakmadan telefonuyla uğraşarak cevap verince gözlerimi devirip bavulu bagaja koydum ve arka koltuğa geçtim ama bir sorun vardı çünkü hareket etmiyorduk. Sorunun ne olduğunu anlamak için ona baktığımda dikiz aynasından dik dik bana baktığını gördüm. "Neden gitmiyoruz Bay Rex?" "Hemen yanıma gel Burcu" dediği şeye afallamıştım. Hareket etmediğimi görünce sinirle arkasına dönüp bana bakarak ,"Dediğimi duymadın mı!" "İyi de neden?" arkada otursam ne olurdu ki? Derin bir nefes alıp," Burcu soru sorma ve dediğimi yap" "Ta-tamam" kesinlikle onun dengesiz hareketleriyle uğraşmayacaktım. Hemen dediğini yapıp ön koltuğa geçtim bunu yapar yapmaz da arabayı çalıştırıp sürmeye başladı. Şu İngiltere serüveni umarım kazasız belasız biter.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD