3. Bölüm

1657 Words
Burcu Tanıştırma faslı bittikten sonra herkes işinin başına dönmüştü. Rex de Lara ile bir saattir odada toplantı yapıyordu. İçimden,"İlk günden altına yatmaz heralde" dedim gülerek. Olur mu olur Lara'dan her şeyi beklerdim. Lara içerden somurtarak çıktığında bakışlarım ona yöneldi, o da doğrudan bana bakıp sinirle ," Bay Rex seni görmek istiyor!" deyip hızla masasına geçince içerde ne olduğunu merak ettim ne olmuştu da Lara bu haldeydi. "Acaba patron ilk günden onu istemedi mi?" iç sesimle konuşup yanından geçerken sırıttığımı görmesin diye ciddileşerek hızla Rex'in yani yeni patronumun kapısına geldim, derin bir nefes aldım ve kapıyı tıklattım. "Gir!" kapıyı yavaşça açıp içeri girdiğimde Rex masada oturmuş önünde bir sürü dosyaya öfkeyle bakıyordu. İçeri girmemle o öfkeli bakışlarını üstüme çektiğinde korku ile yutkunmama neden oldu. Neden üzerimde böyle bir etki bırakıyordu anlamıyordum. David'de patronumdu ama ondan kesinlikle bu şekilde hiçbir zaman korkmamış veya çekinmemiştim. "Beni çağırmışsınız Bay Rex" "Şirketin son bir yılda reklam için ayırdığı bütçelerin olduğu dosya nerde!" dişlerinin arasından sinirle söylemişti. Önünde duran dosyalara baktım aradığı şey kesinlikle o dosyalarda değildi. Hızla dolaba yönelip istediği dosyayı aldım ve ona uzatarak,"Buyrun efendim" dediğimde anlıkta olsa şaşırsa da hemen kendini toparladı. "Reklam işi sende mi?" "Hayır efendim Lara hanım ilgileniyor o işle" "Madem o kadın ilgileniyor neden bana bir saattir dosyayı bulamadı!" Şimdi Lara'nın neden o şekilde odadan çıktığı anlaşılmıştı. "Onun dosyalarını da ben düzenliyorum bu yüzden nerde olduğunu bilememiştir" tek kaşını kaldırıp,"Anlamadım? Bu onun işi neden onun yapması gereken bir şeyi sen yapıyorsun?" "Ofis şefi olduğu için bazen çok yoğun oluyor o yüzden de benden rica ediyor" Rex bir şey demeden bana ifadesiz şekilde bakınca huzursuzca yerimde kıpırdanmama neden olmuştu. "Başka bir şey yoksa çıkıyorum Bay Rex" "Burcu'ydu değil mi?" arkasına yaslanıp bana daha dikkatli bakarak. "Evet" "Nerelisin?". "Türkiye" Şimdi durduk yere bu sohbet nerden çıkmıştı ki? "Sizin ülkede işler nasıl gidiyor bilmiyorum Burcu ama bu şirkette herkes kendi işini kendisi yapmak zorunda. Ne kadar yoğun olduğu umrumda bile değil sonuçta burda çalışan herkes yoğun. İşini yetiştiremiyorsa ya mesaiye kalacak ya da en geç ertesi güne bunu halledecek. Bunu da yapamıyorsa bu şirkette işi olmaz zaten" Şu an duyduklarıma inanamıyordum. Beni azarlamasına rağmen zoruma gitmiyor aksine duyduğum şeyler fazlasıyla hoşuma gidiyordu. "Bu yüzden ezik bir ofis çalışanı olmayı bırakıp sadece kendi işini yap.!" "Peki efendim" Tanrım yoksa bu patron farklı mıydı gerçi daha ilk günüydü. Lara ne yapar eder onunla yatardı böylece eski düzenini de tekrardan kurardı. Ben en iyisi bu duruma fazla sevinmesem iyi olurdu. "Şu dosyaları al yerlerine koy.Bugün mesaiye kalacaksın" dediğinde kendimi tutamayıp ,"Neden?" dediğimde yaptığım aptallığı anlayıp hızla başımı eğdim. Bu ani hareketime Rex'te şaşırmıştı. "Üzgünüm öyle demek istememiştim" "David senden daha farklı bahsetmişti bana. Çalışmayı seven biri olduğunu söylemişti ama görüyorum ki dediği gibi biri değilsin" "Hayır sadece ne için kalacağımı merak ettiğim için sordum. Tüm işlerimi bitirdim çünkü" Daha ilk günden bu şekilde izlenim bıraktığıma inanamıyordum! Gerçekten çalışmayı sevmeyen biri olsam bu dediğine takılmazdım ama ofiste en çok çalışan kişi bendim. Rex oturduğu yerden kalkıp bana doğru yavaşça gelince istemsizce bir adım geri gittim bu hareketimi görünce olduğu yerde durdu beni belli bir süre inceleyip kollarını önünde birleştirerek, "Şirketin sistemine şimdilik giriş yapamadığım için bazı dosyalara bakmam gerekiyor asistanım olduğun içinde bana yardım etmen gerekiyor" "Müsaitsen yardım edebilir misin?" Tanrım adam resmen benimle artık dalga geçiyordu son cümleyi duymamla bakışlarımı hızla ona çevirdim. Hiçbir duygu barındırmayan o soğuk bakışları ile bakıyordu. "Üzgünüm Bay Rex beni yanlış anladınız. Akşam sizinle kalıp tabiki çalışırım." "O zamana kadar benden istediğiniz bir şey var mı?" Sertçe, "Yok! Çık dışarı" deyip tekrar masasına yöneldiğinde daha fazla orda kalıp kendimi rezil etmemek için odadan ayrıldım. "Sakin ol Burcu, adam yemiyor etmiyor neden bu kadar korkuyorsun ondan anlamıyorum!" Kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum beş dakikalık süre de beni bu hale getiriyorsa akşam ne yapacaktım bilmiyorum. "Oofff!" Ağlarcasına iç çekip koltuğuma oturdum ve günün bir an önce bitmesi için dua ettim. Tüm şirket gitmişti Lara ilk başta Rex ile kalıp çalışacağımı duyduğunda kıskançlık dolu bakışları ile anlık bana baksada daha sonra eski haline dönmüştü. Sonuçta o da biliyordu bu şirkette kıskanacağı son kişi bendim. Bay Rex'in istediği tüm dosyaları önceden hazırlamıştım işimiz daha kolay olsun ve tabiki bende erkenden bu adamdan kurtulabileyim. Telefonumun çalması ile hemen açtım, "Odama gel" bu kadar nobran olmak zorunda mıydı acaba! "Geliyorum hemen" deyip telefonu kapattım ve dosyaları alarak odasına gittiğimde çalışma masasını işaret ederek ,"Oraya bırak dosyaları" dediğini hızla yaptım. Masaya gelip dosyalara tek tek bakmaya başladığında,"Aradığınız bir şey varsa bana söyleyin Bay Rex" bana bakma tenezzülünde dahi bulunmadan sinirle dosyalara bakarak ," Şirketin son beş yıldır gelir giderleri nerde?" "Bunu muhasebe müdürüne ilettim ama buna henüz yetkinizin olmadığını söyledi ve dosyayı vermedi efendim" dememle nefes alışları hızlanmaya başlayan adam burun kemerini sıkarak sakinleşmeye çalıştı. "Şu siktiğimin prosedürleri bir bitsin gösteririm onlara!" duyduğum küfür ile şaşkınca ona baktım. Altı üstü biraz daha bekleyecekti neden bu kadar takılıyordu ki? "Bay Rex bir sorun mu var?" Benim orda olduğumu hatırlayıp birkaç saniye bana baktı sonra derin bir nefes alıp,"Yok bir şey. Hadi başlayalım" O gün gece yarısına kadar çalışmıştık. O kadar çok soru soruyor o kadar çok irdeliyorduki her şeyi, bu yaşta bu kadar nasıl zengin olabildiğini anlamıştım gerçi aileden gelme zenginlikleri de vardı ama sahip olduğu tüm yerler onun sayesinde bünyelerine katılmış daha fazla varlığa sahip olmuşlardı. İşini kesinlikle şansa bırakan birisi değildi. Günün sonunda tüm dosyaları inceleyip bitirsekte bende bitmiştim.Rex bana bakıp, "Bugünlük yeterli gidebilirsin artık" dediğinde içimden 'Sonunda!' diye sevinç çığlığı attım çünkü bugün gerçekten çok yorulmuştum.İçten içe sevinsemde tabiki bunu ona asla göstermeyecektim sonuçta sabah kendimi yanlış ifade etmem yüzünden çalışmayı sevmeyen biri olarak beni görmüştü. "Yapılacak başka bir şey varsa yapabilirim Bay Rex" bıkkınca bir nefes alıp,"Evine git Burcu" dedi. Canıma minnet seni ukala! Ayağa kalkıp,"İyi geceler" dediğimde cevap bile vermedi, önündeki dosyayla ilgilenmeye devam etti. Daha fazla kalmayıp dışarı çıktığımda sessizce ,"Gerizekalı, kaba herif!" insan nezaketen bir iyi geceler derdi! Ofisteki başka kadın olsa bana davrandığı gibi davranmazdı ama! Derin bir nefes alıp masama yöneldim çantamı ve montumu aldıktan sonra hızla ofisten ayrıldım. Bir an önce gidip uyumam gerekiyordu yoksa yarın benim için çok daha zorlu geçerdi. .... Ertesi gün şirkete geldiğimde saatlerce Lara'nın dik bakışlarını üstümde hissettim. Dün gece Rex ile başbaşa kaldığım için bu şekilde davransada onu görmemeye çalışarak işime devam ediyordum. Ne kadar süre geçti bilmiyorum tepemde birinin dikilmesi ile bakışlarım ona yöneldi. "Al şunları düzene koy!" elindeki iki dosyayı sertçe masama bırakan Lara'ya şaşkınca baktım sonra da önümdeki dosyalara. Bunlar kesinlikle onun yapması gereken işlerdi. "Ama bu sizin işiniz Lara hanım" sanki ona hakaret etmişim gibi sabahtan beri zaten meymeletsiz suratı bunu dememle öfkeden delirdi. "Sen ne dedin!" "Dedim ki bunlar reklam ile ilgili dosyalar sizin yapmanız gerekiyor." Tüm ofis birden konuşmayı bırakmış bizi dinlemeye başlamıştı. "Ne zamandır sana verdiğim emirleri sorgular oldun sen!" en başından beri sorguluyordum ama sen sürtük kişiliğinle herkesin altına yattığın için bunu pek dile getiremiyordum şimdi de daha fazla kendimi tutamamıştım. Derin bir nefes alıp,"Bayan Lara son kez söylüyorum bu sizin işiniz artık kendi sorumluluğunuzu üstlenmeniz gerek bundan sonra kendi işim dışında başka hiçbir işle ilgilenmeyeceğim" ona herkesin önünde karşı geldiğim için renkten renge giriyordu. Bana bir adım gelerek ,"Sen!..." diye bağırdığında gelen ses ile korku içinde bakışlarını o yöne çevirdi. "Burda neler oluyor!" Rex öfke dolu bakışları ile ikimize bakıyordu. Ne zamandan beri ordaydı o? "Bir şey yok efendim" birden kaplandan kedi yavrusuna dönen kadına şaşkınca baktım. Bu kadar hızlı duygu değişikliği nasıl olabilirdi. "Siz ikiniz odama gelin!" Ağlamak istiyordum! Bu salak kadın yüzünden azar işiteceğime inanamıyordum! İkimizde dediğini yapıp odasına gittiğimizde Rex masaya yaslanmış bizi bekliyordu. Bizi görünce,"Gelin" dedi sertçe. Lara onunla henüz yatmadığı için fazlasıyla gergin olsada bunu belli etmemeye çalışıyordu. "Biraz önceki durumu kim açıklamak ister?" "Yanlış bir anlaşılma oldu sadece efendim, üzgünüz" dediği an hızla Lara'ya baktım. Her ne kadar kendi işi ile ilgili kafası çalışmasada bu tarz şeytanlıklara fazlasıyla aklı eriyordu. Bilerek Rex'e olanları anlatmıyordu sonuçta yaptığı şeyin doğru olmadığını kendide çok iyi biliyordu. "Burcu dediği doğru mu?" "E-evet efendim" bir anda sorduğu soru kekelememe neden olmuştu. "Bir daha şirketimde böyle bir şey yine olursa ikinizin de işine son veririm" bunu söylerken gayet ciddiydi. "Olmayacak Bay Rex merak etmeyin" Lara bundan sonra bana kendi işini yaptıramayacağını çok iyi anlamıştı. Bu rahatlamama neden olmuştu. "Tamam sen çık Lara, Burcu sende bugün hakkında bilgilendir beni" "Tabi Bay Rex tableti alıp hemen geliyorum" dedikten sonra Lara ile odadan çıktık. Çıkar çıkmaz bana yaklaşıp tıslarcasına,"Bundan sonra ayağını denk al! " deyip yanımdan ayrıldı. Yine başa dönmüştük. Umarım Rex diğer patronlar gibi kayıtsız kalmazdı olan şeylere. Derin bir nefes alıp masama gidip tabletimi aldım ve günün raporunu vermek için Rex'in odasına girdiğimde telefonda birine bağırdığını gördüm. "Bana hemen o siktiğimin dosyasını getiriyorsun anladın mı beni! Resmiyette bu şirket artık bana ait ve sizin o saçma prosedürleriniz umrumda değil!" sertçe telefonu kapattığında çıkan ses sıçramama neden olmuştu. Beni fark edip ,"Sen niye aptal aptal dikiliyorsun! Bu şirket sizin gibi çalışanlarla nasıl bu zamana kadar ayakta kalabilmiş aklım almıyor" hâlâ tepkisiz halde ona baktığımı görünce,"Burcu! Salaklığını bir kenara bırakıp hemen günün raporunu ver ve defol!" bana davranış şekli yüzünden gözlerim dolmuştu. İlk kez böyle bir şey yaşıyordum hemde hiç suçum olmamasına rağmen. Daha önceleri sorun çıkmış olsada Bay David asla bana bu şekilde bağırmamış aşağılamamıştı. Ama şimdi bu adamın yaptığı şey fazlasıyla zoruma gitmişti. Ona daha fazla bakmayıp dolu gözlerimle tabletimi açtım ve sesimin titrememesi için dua ederek günün raporunu hızla ona söyledim. Saat saat ne yapması gerektiğini, kimlerle toplantı yapacağını, toplantı yapacağı şirketler hakkında onu bilgilendirirken hiç ses çıkarmadan sadece beni dinledi. Ona bakmasamda bakışlarını bir saniye olsun üstümden ayırmamıştı. Tüm her şeyi söyledikten sonra da tablete bakarak ,"Başka bir şey yoksa çıkabilir miyim efendim?" Sorduğum soruya cevap alamayınca refleks olarak Rex'e baktım. Koltuğunda oturmuş dikkatlice beni izliyordu ama bu sefer bakışları daha farklıydı kesinlikle biraz önceki gibi aşağılayıcı değildi. Cevap vermeyince ,"Bay Rex?" dediğimde,"Gidebilirsin ama saat birde yapılacak toplantıya sende katılacaksın" "Tabi efendim" diyip başka bir şey söylemesine izin vermeden hızla odadan çıktığımda rahat bir nefes alabildim. Gerizekalı! Başkasına kızıp sinirini benden çıkarması hiçte profesyonelce değildi! Bu kafayla nasıl buralara gelmişti ki!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD