Aslan Miroğlu Öfkeden neredeyse kafayı yemek üzereydim. Siktiğimin hayatında hiçbir şey mi yolunda gitmezdi? Konaktan dışarı fırlarken ellerim iki yanımda yumruk şeklindeydi. Hızlıca arabama atlayıp mezarlığa doğru ilerlerken henüz cesedi bile olmayan kardeşimin mezarının başına gitmeyi düşünüyordum. Geçici bir mezar yapmıştım onun için. En azından gidip başında konuşabileceğim birileri olsun diye. Çünkü ben canım sıkıldığında hep onunla konuşur onu sırdaş bellerdim. Bana hep tavsiyeler verir motive ederdi. Fakat bana tavsiye verecek sırdaşım olacak kardeşim artık yoktu. Mezarlığa geldikten sonra arabayı gelişi güzel park edip onun için ayarladığım mezarın başına gelip yavaşça oturdum. Ardından kafamı mezar taşına yasladım. “Sen gittiğinden beri hiçbir şey yolunda gitmiyor kardeşi

