Bahoz’un Ağzından Burası Rewandi konağının altındaki o geniş, havalandırma sistemli özel bodrum katıydı. Taş duvarların ardındaki bu gizli oda, konaktaki her türlü gözden ve kulaktan uzak, bu koca mülkün en güvenli yeriydi. Dışarıdan bakıldığında sıradan bir depodan farksızdı ama içerisi onun tüm tıbbi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde donatılmıştı. Bu aralar hiç iyi değildi; ateşi sürekli yükseliyor, yatakta sayıklayarak kıvranıyordu. Eve gizlice getirdiğim doktor, bu ateşin bir uyanış belirtisi olabileceğini, beynin kendini toparladığını ve komadan her an çıkabileceğini söylemişti. Yüzüne biraz olsun renk gelmişti artık; ilk zamanlardaki gibi ölü gibi bembeyaz durmuyordu. Yanındaki sandalyeye çekilip narin elini avuçlarımın arasına aldım. Parmaklarımı parmaklarına kenetledim. Ne zama

