Ayşe Teyze elini ‘hiç laf dinlemiyorsun’ der gibi salladı: “Sus bakayım gelin! Kendi düğününde, gelin görmesinde, aşiret yemeklerinde takacaksın bunları. Bir şey olmaz, taşırsın aslan gibi.” Biz orada takı kavgası verirken arkamızda sessizce duran Azad lafa girdi. Sesi dükkânın içinde tok ve kendinden emin yankılandı: “Helbest... Kaç kilosun sen?” Kaşlarımı çatıp şaşkınlıkla ona döndüm. Kalabalığın ortasında bu sorunun ne alakası vardı şimdi? Niye sormuştu ki bunu? “55...” dedim duraksayarak. “Niye sordun ki Azad?” Azad gözlerinin içi gülerek bana baktı, ardından kuyumcuya dönüp elini tezgâha koydu: “O zaman Sen 55 kilo altını da hazırla usta. Mehir olarak yazacağız.” Dükkânda bir an derin bir sessizlik oldu. Bejna’yla ikimizin gözleri yuvalarından fırladı. Yan yana durduğumuz yerd

