ELLİ ÜÇ

1995 Words

Zil çalıyordu. Cihat’ın iki kolunun arasında kapana kısılmış hâlde ona bakakaldım. Bir şeyler söylemek için dudaklarımı araladığımda işaret parmağının dokunuşunu hissettim. Kaşlarını kaldırdı, yüz hatları gerildi. Bana susmamı söylüyordu beden diliyle. Konuşabilecek gibi hissetmiyordum zaten. Nefeslerim sıklaşırken sağ elimi uzatıp onun koyu yeşil tişörtüne tutundum sımsıkı. “Burada kal,” derken dudakları kımıldadı, sesi çıkmadı. Gitmeye kalkıştığında daha sıkı sarıldım kıyafetine. Başımı iki yana salladım çaresizce. Eğer Cihat kendi evinin zili çaldığında geriliyorsa gelecek kimseyi beklemiyordu; başka bir hengameyi kaldıracak gücüm kalmamıştı. Tehdit edilecek, korkutulacak veya herhangi bir kaybın ihtimalini düşünebilecek durumda değildim. Zil sesi sessizleşen salonu yeniden doldur

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD