Füsun Ethem elimi tutup ilerleyince mağazadan çıktık. Arabaya binince sinirle kapıyı kapattı. “Gevşek herif!” “Neye bu kadar sinirlendin? Görende bana aşıktın da öyle evlendik sanır!” “Neye mi sinirlendim?! Sana meraklı olduğumdan değil, sen beni temsil ediyorsun o yüzden sinirlendim! Sana gelecek olan laf bana gelecek!” “Ben seni temsil etmiyorum! Soyadın mı var bende?! Hayır yok! O yüzden kendi kendine uydurma!” Ethem bir eliyle arabanın direksiyonunu tuttu bana döndü. “Unut sen nikahı. Boşuna çırpınma sana nikah kıymayacağım!” “Sevdiğin mi var?” Bir an da sorduğum şeyle utanmıştım. Ethem bir şey demeden gözlerini devirdi. Arabayı çalıştırdığı gibi yola çıkmıştık. Bana bakmadan konuştu. “Sevdiğim falan yok. Nikahı sana yemin olsun kıyacaktım ama sen kendi bildiğini yaptın.” “

