Nikahtan sonra zamanın rengi değişti. Artık günler gri değil, kirliydi. İmam gitmişti. Kapı kapanmıştı. “Bitti” denmişti. Ama benim için hiçbir şey bitmemişti. Sadece başka bir yere kilitlenmiştim. Zinciri çözdü, evet. Ama özgürlük değildi bu. Sadece görünmeyen bir bağla değişmişti. Üç gün geçti. İlk gün… Odaya girdim. Zincir sesi yoktu artık ama bileğim hala acıyordu. İnsan bazen zincir çıkarıldıktan sonra da ağırlığını taşırmış, onu öğrendim. Yürürken bile ayağımı kısa atıyordum. Sanki hala bir yere takılacakmış gibi. Yemek yine aynıydı. Yine tatsız. Yine aceleyle yapılmış. Ama bu sefer masaya bırakırken elime değdi. Bilerek mi, bilmeyerek mi… bilmiyorum. Mideme bir bulantı oturdu. Lokmayı yutamadım. “Ye.” dedi. Ses tonu buyurgandı ama artık daha rahattı. Sahip olduğunu s

