Nilüfer hazırlıklarını yaparken Cansu’yu düşündü. Onu misafir olarak getirmişlerdi ve birlikte dönme sözü vermişlerdi. Ama şimdi Karamürsel’e uğrayarak zaman kaybedecekleri için direk İstanbul’dan gitmeye karar ermişlerdi Niksar’a. Gökdeniz, cumartesi gününde oldukları için Cansu’ya dairenin anahtarını verip, dilerse bir gece daha burada kalmasını sağlayabileceğini söyledi. Otobüs veya feribotla geçebilirdi karşıya daha sonra. Erdem Yüzbaşı yardımcı olabilirdi bu konuda da. Nilüfer saat 8’i geçtikten sonra, yola çıkmadan önce aradı Cansu’yu. ‘’Günaydın Cansu. Uyandırmadım değil mi?’’ ‘’Günaydın canım. Hayır, Erdem’le kahvaltı için buluşacaktık. Erken kalktım, hazırlanıyordum. Sen de erkencisin?’’ ‘’Cansu, bir şey oldu. Seni aramak durumunda kaldım.’’ ‘’Nilüü? Sesin kötü geliyor, ne old

