Evde ilk kez sessizlik ağır gelmiyordu. Pencereden içeri süzülen sabah güneşi, haftalardır kapalı duran salonu altın sarısı bir toz bulutuyla aydınlatıyordu. Levent, Su’nun elini bir an olsun bırakmamıştı. Su, ona huzur veren bu teması hafifçe sıkarak karşılık verdi. “Şimdi…” dedi Su, gözleri parlayarak. Levent merakla ona baktı. “Güzel bir kahvaltı yapacağız,” diye devam etti Su. Levent istemsizce gülümsedi. “Emredersiniz Başkan.” Su gözlerini devirse de yüzündeki ifade yumuşaktı. Ardından parmaklarını Levent’in yanağına götürüp kirli sakallarını okşadı. “Önce,” dedi muzip bir tonla, “git şu sakallarını kes.” Levent dudak bükerek, “Bu kadar mı kötü?” diye sordu. Su kahkahayı bastı. “Hayır, çok daha kötü.” İkisi de ilk kez bu kadar içten ve rahat güldüler. Su, elini yanağından çe

