Raki sofrası

1188 Words
Gece çökmeye başlamıştı. Sokak lambaları titrek bir ışıkla yanarken, iki genç hâlâ Liz’i köşe bucak arıyorlardi. Bir ara parkta durdular, yorgunluktan çömeldiler. Damon, başını dizlerine yasladı. “Biliyor musun,” dedi birden, “sana çok sinirlenmiştim. Ama bu gece... seninle Liz’i aramak, sana güvenmek... bana iyi geldi.” Cenk gülümsedi. “Kavga ettiğimiz güne bak, bir de bugüne. Belki de gerçek arkadaşlık, bir şeyleri aşınca başlıyor.” Damon gözlerini kapattı. “Kız kardeşim gibi seviyorum onu. Tipki küçük ceylana benziyor... onun gibi şenşakrak hayat doluydu... Ne olur bir şey olmasın…” diye fısıldadı cenk Artık ikiside yorgunluktan öylece yerde oturuyordu. Tam o sırada Damonun gözleri bir şey yakaladı. “Bak! Şu köşede biri var!” Bir kız figürü otobüs durağının bankında yığılı şekildeydi. İkisi birden koştu. Liz’di. Yüzü solgundu, gözleri şişmişti. Cenk hemen yanına diz çöktü. “Liz! Ne oldu sana?” Liz hafifçe başını kaldırdı. “Ben... hastaneye gitmeye çalıştım ama bayıldım... çok korktum... siz kavga edince... ben çok yalnız hissettim...” Damon kucaklayarak kalktı. “Artık yalnız değilsin. Hadi seni hastaneye götürelim.” Kucağına alınca aslında onu ateşler içinde olduğunu farketti Vücudu resmen yanıyor du. "Cenk... o... ateşler içinde... yardım ett..." diye bağırdı Damon. Cenk bir yandan taksi durdurmaya bir yandan Stefana ulaşmaya çalışıyor du. Sonunda bir taksi durduğunda apar topar bindiler cenk önce Lizle Damonun oturmasını yardım etti sonra kendisi öne geçerek oturdu "Lütfen lizi güçlü ol yetiştik" diyor şoföre bir an önce hastaneye yetişmesi için baskı yapıyordu. Sonunda hastaneye yetiştiklerinde Cenk önden inerek acil kapısına doğru sedye isteyerek bağırmaya başladı bir yandan da Damonun kapısını açıp inmesine yardım ediyordu. Şoföre tuttuğundan fazla miktarı bırakarak arabadan indiler sedyeyle koşan hemşireler sonunda lizi almış çocukları soru yağmuruna tutmuşlardi "B-ben erkek arkadaşıyım biz ayni siniftayiz biz şey oldu... tartıştık ama onunla değil arkadaşla kendi aramızda o etkilendi sonra o kayboldu aradık sonra durakta bulduk ateşi vardi..." diye kekeleyerek kendini anlatmaya çalışıyor du Damon "B-ben onun arkadaşiyim o dünden beri yok eve gitmemiş yani uzun zamandır bu halde ola bilir nolur yardım edin" diye yalvarmaya başladı Cenk "Tamam beyefendi biz hemen ilgileniriz lütfen siz dışarı da kalın " dedikten sonra doktor hemşirelere müşahede odasıni hazırlamaları için bağırmaya ve anlamadıkları bir sürü terimleri söylemeye başladı. Bir müddet sonra telefonla Stefana nerde olduğunu haber verdi ve olayi anlatınca Stefan ve Amelia koşarak hastaneye geldiler. "Çocuklar gelmeseydiniz gidip dinlenmelisiniz" diyen cenke inanmaz gözlerle baktı "Sen dalga geçiyor olmalısın bana bunu söylerken " diye kırgın şekilde konuştu Amelia "O bizimde arkadaşımız kardeşimiz tabiki de yanında duracağız Cenk bunu ne senin için ne de başkası için yapıyoruz dostluğumuz için yapıyoruz" dedi Stefan sert şekilde "Özür dilerim çocuklar ben... ben kendimde değilim ne dediğimin farkında değilim" diye duvarın dibine çöküp kaldı Liz içeride tedavi olurken hastane koridorunda bekliyorlardı. “Onu böyle görmeye dayanamıyorum,” dedi Damon. “Onun için aynı şeyi hissediyoruz. Artık bunun ne kıskanılacak, ne yarışılacak bir şey olmadığını anladım,” dedi Cenk. Damon başını salladı. “Kardeşim gibi... ama seni de artık kardeşim gibi görüyorum. Umarım Conroy’la işler yoluna girer.” Cenk şaşkına döndü. “Biliyorum...” dedi Damon, "Sen.... nasıl??" “Onu nasıl düşündüğünü, ona nasıl baktığını... gözlerinden belli. Aynısını lizi için yaşıyorum ve hissediyorum” Cenk içten bir şekilde gülümsedi. “Teşekkür ederim.” İkisi yumruk tokuşturdu. Liz kısa zamanda iyileşmişti bu süreçte arkadaşları hep yanında oldular. İyileşmesi için çabaladılar hele ki Cenkin annesinden aldığı tarifle tavuk suyu çorbası içirmesi ve ilk defa sehriyeli tavuk suyu çorbası içen Lizin tepkisi çok komikti. Ayni tavuktan pilav yapıp arkadaşlarına türk usulü yemek sofrası hazırlamıştı. Çorba tavuklu nohutlu pilav yanında çoban salatası. Gece sonunda ise içki yanına envayi çeşit mezeler havuç taratordan başlayıp peynir tabağına kadar... Ve ilk defa rakı tadına bakan arkadaşların yüzlerini buruşturmasi ve bir noktadan sonra tada alışıp türk meyhane müzikleri türküleri eşliğinde takılmalari çok hoştu "Hakkın yoktu sevgilim Beni böyle üzmeye Çekmem artık kahrını Ayrılacağım" diye şarkıyı söylerken nasıl içten ve keder dolu olduğunu gören arkadaşları şarkının anlamını bilmeseler bile derdini anliyorlardi. Cenkin aşk acısı üstüne üstüne bastırmış kafa dağıtması gereken yerde daha da kötü olmuştu. Gözlerinden akan damla damla yaş süzülürken gülümseyerek onları saklamaya kederin içinde boğulsa bile göstermemeye çalıştı "Bizim orda bir şarkı vardı" dedi herkes ona baktı "eskiden bir dostum sigara içerken sadece o şarkıyı açar dinlerdi bende şaşırırdım neden birisi sadece sigara içerken böyle şarkı dinlerki der hayrete düşerdim ama şimdi anlıyorum bazı şarkılar insanların hayatında öyle yer edinir ki bir daha toparlamasi imkansız yıkım bırakır..." Konunun şarkı olmadığını herkes anlamış ti. Özellikle Damon... "Söylesene... sesin çok güzel.... önce Türkçesini sonra tercumesini... yapa bilirmisin..." dedi damon derdini belki bu şarkıyla biraz döker diye düşündü "Seni kırmışlar yarim ağlamazdin hep gülerdin İçmezdin o kadar çok ellerin titremezdi ben bilirim..." önce Türkçe ve sonra ingilizce söyledikten sonra herkes onun bu hallerine çaresizce bakmaya devam ediyordu. Kalbinde yanan kör ateş öyle parlaktı ki öyle büyük acı veriyordu ki. ateşin parıltısıni şamdan görmek mümkündü. Gecenin bir yarısı herkes artık sızmış kalmış ti. Rakının verdiği sarhoşluk ve kalbinin acısıyla başa çıkamayıp kemaninin çantasını açtı. bir anda gözü ona ilk hediye ettiği o nota defterine takıldı. Sayfaları çevirdiğinde Conroy’un el yazısıyla yazılmış notlar vardı gözleri doldu Kalbine bir şey saplandı. Kemanı kaptı, defteri çantasına attı. Hiç düşünmeden dışarı fırladı. Nereye gideceğini bile bilmiyordu ama ayakları onu Conroyun kapısına götürdü. Kapı çalındığında Conroy hâlâ düşünceliydi. Rebecca koştu. “Bu sefer sen aç! Bu sefer sen konuşmalısın!” Conroy kapıyı yavaşça araladı. Cenk karşındaydı. Gözleri dolu dolu ve körkütük sarhoş “Konuşmama izin ver lütfen,” dedi titreyerek. “Sana yalan söylemedim. Sadece... kendimi savunamadım. O çocuk benim için biri değil. Hiç olmadı. Ama sen... sen benim ilkimsin.” Conroy derin bir nefes aldı. “Ve sen... ilk defa bana böyle bakıyorsun.” Cenk elini uzattı. “Beni içeri alır mısın? Lütfen.” "Sarhoşsun Cenk evine git... ayık kafayla gel..." diye kapıyı kapatırken Cenk olan gücüyle kapıyı iterek içeri daldı "Bay Soydan görgü kuralları nedir unutuyorsunuz bazen" "Bay Soydan he? böyle mi oldu? hakkın yoktu... bana guvenmemeye beni böyle üzmeye zerre hakkın yoktu..." "Hakkım yokmuydu?? güldürme beni o kadınla o gece ne yaşadınızda Damon bu denli delirdi hadi Damon la arkadaş siniz küçük flört dokunuşları"ARKADAŞLIK" yolculuğunuzdan kaynaklanıyor peki ya liz onunla ne yaşadın da bunlar oldu" "S-sana inanamıyorum bana bunlari nasıl dersin SEN BENİ NEYLE HİTAM EDİYORSUN BE ADAM GÖRMÜYOR MUSUN SANA AŞIĞIM ÖLÜYORUM ANLASANAA ÖLÜYORUM" "Cenk çık evimden herkesi rahatsız ediyorsun" Bir anda yakasına yapıştı ve duvara yasladı. Rebecca olanları hayret ve korku içinde izliyor du "Bu kör ateşi kalbime sen soktun Bay Mikelson ilk gördüğüm saniyede soktun. Şimdi de ben çıkaracam bu lanet ateşi kalbimden soke soke çıkaracam ha öyle ha böyle söke söke cikaracam duydunmu profesör bu ilişki burda bitmiştir" diye yakasını sertce bırakarak evden çıktı kapıyı öyle sert kapattı ki deprem olmuş gibi oldu gerçi deprem olmuştu ama cenkin kalbinde depremler olmuş enkazlar altında aşkı ezilmiş ti Conroyda ondan farksiz değildi olduğu yere oturup kaldı “Cenk... ben senden korkuyorum. Seni kaybetmekten." diye fısıldadı "Ama kaybettin hemde kendi ellerinle" diyen rebbeccaya yorgun gözlerle baktı O an dışarıda rüzgar yükseldi. Yapraklar camlara vurdu. Ama geride kalan yıkımın bıraktığı bir conroy vardı nefes alamayan, kalbi atsa bile artık yaşamayan Cenk gözlerini kapattı. Artık yalnızdi hemde bu kalabalık dünyada yapayalnız di
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD