temas

1123 Words
Aradan aylar geçmiş herkes okulda kendi yerini bulmuş tu. Özel derslerin yani sira haftada 1 gün Conroyun okulda verdiği derslerde Cenk kendini göstermek için her şeyi yapıyor du. Lizle ilk gösterileri sonrası kendi müziklerini yazmak için çok çalışmış 1 tane beste çıkarmayı da başarmışlardi. Bunu Conroya sunduğunda ona gurur duyan gözlerle bakan öğretmeni karşısında adeta eriyip yok olmuştu. Bu arada aralarında ki samimiyette iyice derinleşmişti Artik Lizle Cenkte iyi bir arkadas olmuşlar di. Okul çıkışı doğa keşfiye çıkıyor orda da uzun uzun provalar yapiyorlardi. günler akip geçiyor du. Okulun ilk dönemi de bitmek üzereydi ve çoktan Aralık ayına yaklaşmış Kasim ise bitmek üzereydi. kışın ayazı kendini belli etmeye başlamıştı Sokakta beraber müzik çalmadan önce beraber prova almak için Cenk ve Liz sakin yere gittiler. Yılbaşında her zaman çaldıkları parkta müthiş bir gösteri sunmayı planlıyorlardi. sonuçta Noel arifesi olacakti ve insanlar daha cömert olacaklardi. Telefonlarını kapatıp tum dikkatlerini yarınki beraber olacak ara gösterilerine verdiler. iki arkadaş suyun sesinden kuşların kanat çırpmasi böceklerden araba seslerine kadar iyice dinlediler. Sonra onlardan nota geliştirmek için prova yapmaya başladılar. Sonunda yorgun düştüler. Ama iyi iş çıkarmıştilar. Önce güzel kafede kahve ve donut keyfi yaptılar. Sonra da küçük pasta alip eve doğru yol aldılar. "Merhaba biz geldik" "ooo hoşgeldiniz liz nasılsın tatlım heyacanlı mısınız noel gösterisi için" dedi Amelia şuh sesiyle. "Ayy evet bugün baya bir çalıştık yeni şeyler yazdık daha 1 ay var ama yinede heyecanlıyım " dedi pembeleşmiş yanaklarını avuçlarını içine alarak. "Bişey yok eminim harika olmuştur bizde yanınızda olacağız ayriyeten her şey harika olacak" diye sarıldı Yemek yiyerek yarın hakkında konuştular. Liz annesini aradi ve arkadaşında beraber olduklarını söyledi. Bir gun sonra olacak ara gösteri için çok çalışmaları gerektiğini söyledi. Annesi de buna çok sevindiğini bu hafta gösterisine gelemeyeceğini ama yılbaşı gösterisi için orda olacağını söyledi Artık sabaha kadar beraber takıla biliceklerdi. "Liz annen bizi taniyormu?" Dedi amelia. "Şey neden? e evet yani gösteriye gelmişti orda görmüştü sizi"diye yerinde rahatsizca kıpırdandı Ama kimse ne ilk gösteri de ne sonrasında o kadını görmemişlerdi insan kendi evladının başarısını kutlamak için yanına uğramazmiydi gösterisi sonrası peki bu da neyin nesi diye düşündüler "merak ettim çok bu kadar hızlı ikna olmasına ve biz onu daha önce hiç görmedik ve tanışmadık da" dedi amelia aniden. yanakları kızaran lizin gözlerinde yaşlar sicim gibi süzülmeye başladı ve hemen yerinden kalktıp mutfağa gitti. Amelia yanlış konuştuğunu anlayarak arkasindan gitti ve mutfakta gözlerinden yaş akan kiza sarıldı. "Özür dilerim yanlış konuştuysam lizy çok çok özür dilerim" dedi. "Sorun değil sadece bilmiyorum kendimi biraz kötü hissediyorum kusura bakmayın" dedi gözyaşlarını silerek. "Lizy sorun ne" dedi omuzlarını tutan Cenk. Biraz su içip sakinleşen Elizabeth konuşmak ve konuşmamak arasında gidip geliyordu. Sonunda cesaretini topladı. "Liz konuşmak zorunda değilsin biz hep arkandayız " dedi Cenk. "Yok biz yakin arkadaşız tabikide sizinle konuşacam başka kimim varki. Şöyle ki annemle babam ayrı. Annemle yaşıyorum bende ama annemin erkek arkadaşı her zaman onun için önemli. Daha küçüklükten beri beni bir başıma bırakıyor ve bu asla değişmedi. Adam şerefsizin önde gideni asla annemi sevmedi onun paralarını sevdi. Sürekli bunu ona anlatmaya çalıştım ama dinlemiyor. Ayrıca o ben küçükken ben... ben...." diye daha fazla ağlamaya başladı. Olayi az çok anlayan arkadaşları gözleri büyüdü ve şok içinde kaldılar. "Orospu çocuğu" diye sinirle ayağa kalktı Cenk. "Zurriyetini sikerim lan" diye bağıran cenke stefanda katıldı " Bize adres ver Liz". "Her şey geçmişte kaldı ama sakin olun lütfen artık mutlu olmak istiyorum siz yanımdasınız en yakin dostlarım oldunuz artık yalnız değilim" diye herkese sarıldı. Sakinleşene kadar Cenkin kucağında oturdu. Beraber dondurma yediler ve film açıp izlemeye koyuldular Liz Cenk'in kolları arasında kendini huzurlu hissediyordu. Olayların böyle geliştiğini gören Amelia ve Stefan erkenden evlerine gitmek istediler. Cenkte ikisinin muzipligini anladi ama bir şey diyemedi. Onlarla konuşmayı kendine not etti Ve onlari kapıya kadar eşlik etti. Kapıda Stefan Cenk'e garip garip sırıtılar ve gittiler. Sonrada tekrar dönüp lizle filmi izlemeye devam ettiler. Cenk ve Liz başbaşa kaldılar. "Filmi değiştirsekmi?ben hiç sevmedim" dedi Elizabeth "Olur sen ne tur filmler seversin?" "Ev sahibi ne seçerse onu izleriz" "O zaman romantik film açalım" "Tamam" "THREE METRES SOBRE EL CİELO" Beraber seçtikleri filmi izlemeye başladılar. Filmdeki çocuk ve kiz ayrılınca Liz ağlamaya başladı. Onu gören Cenk dayanamayıp ona sarıldı. Ve alnına küçük bir öpücük koydu. "Kötü olduysan izlemeye biliriz" "Sonunu merak ediyorum acaba barışır ve mutlu olurlarmi?!" "Bende bilmiyorum" "Baksana bir birleri için yaratılmış gibiler" "Evet çok güzeller" Filmi izlerken sevişme sahnelerinde içi kıpır kıpır oldu ikisininde. Çünkü Cenk bisexualdi ve aktifti. Lize bir bakış atti. O da bir ateşli şekilde oturma şekli değişmiş alt dudağını hafifçe ısırmiş oturuyordu. Cenkle göz göze gelince hızlıca kendini düzeltti. Utançtan kip kırmızı oldu. Cenk ona dönüp oturdu Lizde gözleri buluşmasın diye başka taraflara doğru bakmaya başladı. Cenk defalarca prova almaktan neredeyse yara olan parmaklari arasına Lizin kızarmış yüzünü aldı hafif kafasını kaldırdı kendine doğrulttu. Lizin nefes alması hızlandı. Gözleri buluşunca lizin nefesi kesildi. Cenk yavaşça Lize doğru eğildi. "C-cenk ş-sey b-ben" "Şhhhhh birşey demene gerek yok" Titreyen dudaklarına hafif bir öpücük kondurdu. Yuzunu hafifçe okşadı. Yanağını kapatan saçlarını alıp kulağının arkasına aldı. Ve kulağına doğru eğilip. "Merak etme sana kötülük yapmayacağım. Bana güvene bilirsin. Benim tarafımdan sana asla zarar gelmeyecek" diye Lizi bıraktı. Ve yerine tekrar oturdu. Liz rahatlamış şekilde kafasını Cenkin geniş omuzlarına yasladı. Film bittiğinde Liz üzgün du. "Ne oldu? Bir sorun mu var?" "Hiç ayrıldılar. Ben ona üzüldüm. Böyle olmamaliydi. Aşık kalpler ayrılmamali." "Bu bir film diyeceğim ama, hayatta her zaman da aşık kalpler beraber olamıyor." "Cenk bende birinden hoşlanıyorum ama söylemekten korkuyorum. O beni reddebilir. sende benim yakın arkadaşım ve beni iyi taniyan birisin sence ne yapmalıyım" "Sonu ne olursa olsun söylemen lazım. Ben eskiden biriye aşıktım isvicredeyken onun la hep beraber takılırdık. Ama ona aşık olduğumu söylemedim. Sonra ben yaz tatili için turkiyeye geldiğimde o başkasıyla çıktı. Okulun en havalı basketbolcu çocuğu Hans Gabriel Garcia. Çocuk eyaletin en zengin ailesinden. Basketbol takımı kaptanı ve okulun en havalısi. Mari onun gibiler varken benim gibi müzisyen biriyle çıkmaz di. Onlarin gözünden ben ezik bir inektim. O günden sonra hiç arkadaşım olmadı. Sonra Hanry adinda çocukla çıkmaya başladım. Yani ben öyle sandım ama o beni ifşa etmek için dalga geçiyormuş. Seviyor sandım ama aksine oturunca konuşa bilicekleri konu olmuşum. Herkes beni eliyle gösteriyor ana haber bülteninde çıkmış hırsıza bakar gibi bakıyordular. Bizim okulda yeni birisi malzeme olana kadar o acıyı çektim. İlk defa başka birinin ifşa olması beni mutlu etmişti. Bu çok bencilce. Neyse diyeceğim şu ki, seviyorsan saklama sonra pişman olursun. Sevdiğin kişini başka birisiyle mutlu olmasını görmek çok acı verici. Hani derler mutlu olsa yeter benimle olmak zorunda değil. Hayır bu yalan. Onun başkasıyla mutlu olmasi seni her gün tekrar tekrar öldürür. O yüzden çok düşünme" "Cenk. Senden hoşlanıyorum tercihin ben olmadığını biliyorum. Ama seni ilk gördüğüm anda aşık oldum. Benimle olmayacaksin bunuda biliyorum ama seni yaşamak isteyorum. Sonu ne olursa olsun."
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD