güven problemi

1115 Words
"İkinizde hala çocuk gibi hareket ettiğinizi neden kabullenemiyorsunuz" Conroyun sesi koridorda yankılandı. "Hala çocukça tartışmaniza devam ediyorsunuz söyleyin bakalım neler oldu." Damon söz başladı "Bu salak benim sevgilime yazıyor sürekli. Hatta artık tacız derecesine yukseldi. Ve bende bundan rahatsız oldum ve onu uyardım. Ama durmadı. Bende sevgilimin erkeği olarak onu korumaya çalıştım. Ve onu şey olduğunu söyleyince neyse olaylar karıştı ben sadece sevgilim için konuşmak istedim ama kavgayı o başlattı " "Senin sevgilim dediğin kız benim arkadaşım di ve biz onunla senden önce tanıştık madem benim eşcinsel olduğumu ve kız beni başka anlamda ilgilendirmediğini biliyordun ne diye saldırıyorsun" "Ama ikiniz sizde kaldığı gece...." "YETER!!! Kendi aranızda tartışmayı keser misiniz ana okulunda ekmek paylaşamayan çocuk gibisiniz yüzünüzün haline bakın. (derin nefes alıp vererek) anladığım kadarıyla konu Bayan Gilbert hakkında. Kiz sizinle sevgili olmuş öyle mi? (cevap duymasına gerek görmeden devam etti) peki neden Bay Soydana karşı böyle davranış gösterdiniz?? bunun iki sebebi var ya Elizabeth'e güvenmiyorsunuz ya da kendinize her iki durumda da bu problemin cevabi sizsiniz Bay William Bay Soydan değil. Ve siz... sen Cenk neden böyle seninle ilgili olmayan bir durum için kavgaya girdin??? yoksa... yoksa bu... doğrumu Lizi tacız mi ettin " Bu samimiyet ten Damon çok şaşırdı ama altında neler olduğunu anlamadı Cenkin gözleri doldu neredeyse "Hayır ben ben asla yapmadım. Ben yapmam böyle bir şeyi. Bana güveniyor musun " Soğuk ve sert sesiyle "Bu önemsiz şimdi evinize erken gitmek istiyorsaniz bir an önce işinizi bitirin" Çocuklar tekrar işe gömüldülar. Cenk ağlayacak gibi oldu. ona guvenmemişti. Ama daha dün kollarında değilmiydi... Zaten yeni ceza alan iki genç konuyu daha fazla uzatmadan ve bir birlerini suçlamayı bırakarak yaptıkları hatanın farkına vardılar Damon Haroldun boş dolduruşlarına geldiğini ilk fırsatta onunla dalga geçtiklerini aslında onların dostu olmadığını anlayınca çok pişman olmuştu. Hele ki bu adam Eşcinsel ise zaten Lizle bir işi olmadığını bilmesi lazım di. Sahiden liz neredeydi. Bu yaygarada onu unutmuşlar di. Ama telefonları nöbetçi tarafından alındığı için de arayıp soramiyorlardi. "Şşşt Lizi gördün mu?" dedi Damon "Yok harbiden nerde o yaygarada unuttum onu" dedi üzülerek Cenk. Oysaki kendini kötü hissedince bile liz onun yanında olmuştu. "Bende unutmuşum muhtemelen sinirlendi ve eve gitti benide bir daha affetmeyecek" diye hüzünlendi Damon "Seviyormusun?" diye sordu. "Onun için müzik dersine bile yazıldım ilk gün gördüğümden beri onunla konuşmaya firsat kolladim ama kız hep seninleydi bu yüzden de çok kıskandım. Muziktende bi bok anladığım yok sen ise keman ustasısin ne yapacağımı şaşırdım sonunda o bana birden bire teklif etti benimle çıkar mısın diye buna çok şaşırdım. Muhtemelen senle işler iyi gitmeyince bana şans vermek istediği için böyle dedi ama bilmiyorum onu çok seviyorum ne kadar aşağılık bir durum olsa da hemen kabul ettim ve şansımı denemeye karar verdim" dedi biraz hüzün biraz öfke barındıran sesiyle. "Ben eşcinselim biz lizle sadece arkadaş ola biliriz Liz en başta daha yeni tanıştığımızda bunu biliyordu yani boşuna aksiyona girmiş oldun ve şimdi halimiz paçavralarla yerlere paspas atmak oldu. İlk başta deseydin durum bu ben sana anlatırdım" diye gülerek nefes verdi. "Keşke dediğin gibi kendi kendimi doldurmak yerine seninle konuşsaymişim üstüm başım çamaşır suyu olmazdı şimdi ise halime bak" diye o da güldü. "Hey dostum iyimiyiz" diye eldivenli ellerini yumruk yaparak yandan Damone doğru uzattı. "İyiyiz kardeşim" diye o da yandan yumruk koydu İşler bitti eve giderken ikisi de suçunu anlamıştı. Ve birbirine bakıp özür diledi "Peki çok acıktım köşede güzel kafe var harika ekler yapıyorlar. Gelmek ister misin" Cenkte çok açıkmıştı. O yüzden reddetmedi. Kafeye girip bir kahve ve ekler siparişi verdiler. "Cenk sana dediklerim için özür dilerim ben ben istemeden oldu lizden gerçekten hoşlanıyorum ama o benimleyken bile hep senden bahsediyor seni düşünüyor ve seni konuşuyor ve seninle birliktelik yaşadığını söyledi açıkçası çok kıskandım benimle daha öpüşmeye yeltenmemişken onu reddeden biriyle birliktelik yaşaması ve hala onu düşünüyor onun için endişeleniyor olması kalbimi çok kırdı" "Bu konuda endişelenmene gerek yok. Biz iyi bir arkadaş olduk bu okulda bir birini anlayan ve sırlarını paylaşan iki dost olduk sadece birliktelik konusunda o iş bildiğin gibi değil sadece biz prova almak icin birlikte çalışıyor duk bizim evde kaldığı gün ona kahvaltı hazırlamak istedim ama ellerimi yaktım" diyerek hala da ufak tefek lekeleri olan parmağını göster di" leş gibi yanık ve deterjan kokuyordum o yüzden de duş almam lazım di aslında birliktelik değil sadece yardım amaçlı kıyafetlerimi çıkarmaya ve duş almama yardımcı oldu ben başka birinden hoşlanıyorum ayrıca liz kız kardeşim gibidir ondan istesemde etkilenmem mümkün değil biz Türkler de aile değerleri önemli ve o da bende bir daha olmayacağını biliyoruz" "Ama sana hayran kaldım. Sana o şey dediğimden sonra verdiğin tepki. İnanılmaz di dostum. Biliyormusun ben şey belki senin gibi tepki veremezdim. Ve senden o tepkiyi beklemiyordum. Açıkçası utanmanı falan bekledim. Ama sen son derece mutlu bir yüz ifadesiyle bakınca ben şaşırdım. Ve sana hayranlık duydum" "Bunda utanılacak bir şey yok. Tercihlerim hayatımı biri tarafından mahvetmesine izin vermeyecek kadar zararsız. Ve sadece ben böyle hissediyorum ve bunun için aşağılanmayi hak etmiyorum. Bu yüzden birinin beni aşağılamasina izin vermiyorum bu kadar basit. Ayrıca ben mutluyum beni anlayan beni seven bir sevgilim var. Benimle her şeyi paylaşan arkadaş ortamım da oldu. Ve şimdi ben burda daha bugün kavga ettiğim biriyle ekler yiyip bunları konuşuyorum" "Evet garip..." "Bence güzel... hayatım boyunca bir kavanoz içinden dışarı baktım ve benim için verilen kararlara saygı duyarak yaşadım ancak şimdi kendi kararlarımı veriyorum hayatımın ilklerini yaşıyorum ilk defa sevgilim oldu ilk defa gerçek bir arkadaşım oldu ve ilk defa biriyle kavga ettim ve kesinlikle bu zevkleri kimse elimden alamaz artık" "İlkinmi oldum gerçekten" "Evet ve gayet mutluyum" İkisi bir birlerine gülüyor sohbet ediyorlardı ancak onlara bakan bir çift göz daha olduğunu bilmiyorlardi.... Conroy Cenk'i çok özlemiş ti Okul çıkışı onu görmeyi umuyordu ama yoktu hala ortada. Defalarca aradı ama ulaşamadı telefonu kapalıydı. Cenk’in göz kapağında morluklar ve şişlikler yanağında taze çizikler vardı. Conroy hala endişeliydi ve bir an önce sevgilisini görmek yaralarına bakmak istiyordu bir an önce. Ama ne okulda vardı ne de başka yerde. Evine uzak olsa da başka bir yoldan gitmeye ve Cenk için tatlı bir şeyler almaya karar verdi ve okula yakınlarda bulunan kafeye girdi. Cama yakın oturan iki öğrenciye gözü ilişti ve esmer saçlı sevgilisini hemen tanıdı. Gayet mutlu gülümsüyor. Ve coşkuyla bir şeyler anlatıyor du. Yanında ise daha bu sabah bir birlerine girdikleri çocuk vardı Conroy aşırı rahatsız oldu tekrar telefonu çıkardı ve aramayı denedi. Ancak ulaşılamıyor du ne yapacağını şaşırdı. Sinirlendi kafasında sorular akıp geliyor du. (Hayır o bunu yapmaz bana ihanet etmez. Bu düşünce nasıl kafana gele bilir o seni seviyor. Seviyormu? Saçmalama açıklamasına izin ver. Su an sadece konuşuyorlar) Bir anda Damon sevgilisinin kollarına dokunarak gülmeye başladı. Bu manzara karşısında dona kaldı bu imkansız gibiydi. Tatlıyı aldı ve evine gitti. Sonra ne olacak. Yoksa artık beni sevmiyor mu? Onu orda savunmadim buna kızdı mi?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD