Dokuz aydır bekledikleri gün gelmişti. Kızları üç hafta önceden aralarına katılacaktı. Doğmak, anne babasına mutluluk getirmek için erken gelmeye karar vermişti... Annesinin çığlıklarını duydukça durduğu yerden hemen çıkmak istiyordu. Babasının annesini sakinleştirmek için söylediği kelimeleri duydukça minik kalbi pır pır atıyordu. Doğmak, bir an önce yakışıklı babasının kollarının arasında olmak istiyordu. Elif ter içinde canından can vererek kızını dünyaya getiriyordu. Mustafa ne yapacağını şaşırmış bir halde karısının elini bırakmadan yerinde ne yapacağını şaşırıyordu. Gözü bir karısında birde doktordaydı. 'Doğ kızım doğ' diyordu içinden. 'Yanmasın annenin canı, akmasın yaşlar...' Eliyle karısının terden su gibi olan saçlarını sildi. "Ölürüm sana..." "Ölüm lafını alma adına

