Bora siparişini yudumlarken gözlerini önümden kaçırmamıştı. İçimdeki panik dalga dalga yükselirken dışarıdan sakin görünmeye çalışıyordum. Bardakları yerine yerleştirip arka tarafa geçtim. Azra da kısa bir süre sonra yanıma geldi. “Cabuk alışmışsın,” dedi, hafif gülümseyerek. “Teşekkür ederim,” dedim, yüzüme belli belirsiz bir tebessüm yerleştirerek. Gözüm, barın ucunda oturan Bora’ya kaydı ama Azra bunu fark etti. “Kafamızı çevirince dönüp ona baktığını yakaladım,” dedi alçak sesle. “Tanıyor musun onu?” Bir an duraksadım. “Hayır,” dedim, yalanla gerçeğin arasında sıkışan bir sesle. “Sadece dikkatimi çekti.” Azra başını yana eğip beni süzdü. “Vance dikkat çeker. Ama dikkatini çeken biriyle fazla yakınlaşmadan önce uyarayım seni.” Gözlerimi ona çevirdim. “Neden?” “Çünkü o adamın ç

