Adam, söylediklerimde bir anlam arıyordu. Ama sonuçta ben yalnızca bir genç kızdım, değil mi? Ne yapabilirdim ki? Gözlerinde o tedirginliğin kıpırtılarını görüyordum. Masumiyetin ardına saklanmış bir tehdit gibi. “Bazen en masum görünen tehlike, en büyük korkudur.” Bu sözü düşündüm, sustum. Telefonunu istedim. Tereddütsüz çıkardı, uzattı. Birinin bu kadar kolay güvenmesi hâlâ garip geliyordu. Numarayı çevirdim. “Victor, ben,” dedim. Sesim yorgun ama sabitti. “Nerdesin sen?” Sesi endişeliydi. Hem öfke, hem korku. “İyiyim,” dedim. Gözlerim hâlâ yolda. “Ama oraya dönemeyiz artık.” “Ben sana konum gönderiyorum,” dedi. “Tamam,” dedim ve telefonu kapattım. Ekran karardı, ama içimdeki ses daha da netleşti. İki dakika sonra konum geldi. Kamyonet biraz daha ilerledi. Uygun bir yerde durması

