Uyanmak çok zordu. Gözlerimi açmak daha da zordu. Hele elimi kaldırmak beter bir duyguydu. Ama başımda Nehir olduğu sürece kalmamak da imkansızdı. “Hadi Derin ya… Bu gün büyük gün! Kalk hadi! Saat kaç oldu? Kızım sen var ya düğüne geç kalacaksın, Deniz de düğün yapmaktan vazgeçecek ve sen düğün yerine vardığın gibi herkesin önünde kaçıracak seni. Hatta bununla da kalmaz seni omzuna atar. A bak düşündüm de belki seni saçından tuttuğu gibi sürükler. Hem balayı onu heyecanlandırıyor. Hoş nereye gideceğinizi bilseydin –” Sonunda gözlerimi açabilmiştim. Aslında bu dırdırlara alışıktım, gözlerimi açma nedenim Deniz’in ısrarla balayı için beni götüreceği yeri söylememesiydi. Ama bunu Nehir’in biliyor oluşu elime bir avantaj sağlıyordu. “Sen biliyor musun nereye gideceğimizi ?” dedim hafif b

