Kapıyı ardına kadar açtım. Ne kapı deliğinden baktım, ne de durup son kez derin bir nefes aldım. Bu tanışmayı geciktirmek istemiyordum artık. Yıllarımı kazanmak istiyordum, kaybetmek değil. Kapının arkasında kahverengi saçları omuzlarından dalga dalga dökülen, yeşil gözleriyle beni süzen ve beyaz teni heyecandan terleyen bir bayanla karşılaştım. Abime hak vermemek elde değildi, eşim diye seçtiği kadın manken gibiydi. Elini tuttuğu minik kıza kaydı gözlerim. Açık kahve saçları tiril tiril, bembeyaz teni pamuk gibi gözüküyordu. Ve en önemlisi gözleri… Ne abim gibi kahverengi, ne de annesi gibi yeşildi. Aksine sanki benim kızımmış gibi benim göz rengimin tıpkısının aynı idi. Renkli eteği ve pastel tonlarda gömleği ile çok şeker gözüküyordu. Annesi gibi onun gözlerinde de tereddüt var

