Bir kabusun içinde debeleniyordum ve kurtulmak imkansızdı. Karşımızda ki imam dua etmeye başladığında dolan gözlerimden yaşlar bir bir düşmeye başladı yine.İmam nikahımız kıyılmıştı.Artık tamamen kelepçelenmiştim buraya. Kuma olmuştum. Kalbim sancılanıyordu.Kendime yaptığım kötülüğü düşmanım bana yapamazdı sanırım.Göz ucuyla kafamı kaldırıp konaktakilere baktım.Cenaze eviydi burası ve herkesin suratı beş karıştı.Gözlerinde ki öfke ve nefreti iliklerime kadar hissediyordum. O kadın ise yoktu.Olması zaten saçmalıktı. Helin. Kuma geldiğim kadın.Kim bilir bana nasıl beddua ve ah'lar ediyordu.Omuzlarım bu yükü kaldırabilecek miydi?Bu yaşımda nasıl taşıyacaktım bu vasfı ben? Yan tarafımda ki adam ise ölüm kadar sessiz ve soğuktu. "Hayırlı olsun." İmam ayağa kalkıp gitmek için hareket e

