otuz sekiz

1527 Words

"Anlamadım," oturduğum sandalyeyle birlikte masaya yaklaştım. Hemen karşımdaydı. Dersten sonra sözleşip buluşmuştuk. Fakültenin iki arka sokağından beni almıştı. Buraya yani sahil kenarındaki bir restorana getirmişti. Başta her şey güzel gitse de sonradan bahsettikleriyle bir yerde tıkanmıştım. Kafam, anlattıklarını anlamaz olmuştu. "Babamın," dedim, kendimi işaret ederken, "Benim babamın, kardeşimin yaşadığını bana söylemediğini mi söylüyorsunuz?" "Hera," masaya yerleştirdiğim ellerimi tutmak için yeltendiğinde 'Durun.' der gibi elimi kaldırdım. Durdu. Geri çekilip arkasına yaslandı, "Sadece kardeşinin yaşadığını duydum." dedi. "Babamın bildiğini de söylediniz." "Biliyordur, dedim." "Bilmiyordur," diye itiraz ettim. "Bilse söyler." Yanımızdaki cam duvardan denize baktı. "Bilse söyler

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD