"...Bu küçük kız, kırmızı pelerinini çok sevmiş ve sürekli giymiş. Bu yüzden herkes onu 'Kırmızı Başlıklı Kız' diye çağırmaya başlamış. Bir gün annesi küçük kızı çağırmış." masalı okumaya devam ettiğim vakitlerde Ayberk "Bu hastanede kimse seni sevmiyor." diye araya girdi. "Annesi küçük kızına demiş ki," sesimi yükselterek masalı okumaya devam ettim, "'Kızım kızım, büyükannen hastalanmış. Git de onun sefil karnını bu içine tükürdüğüm çorba ve ellerimi kuma batırıp sonra yoğurmaya başladığım hamurdan yaptığım kurabiyelerle doyur. Dikkat eyle hepsini eksiksiz yesin. 'Midem almıyor.' derse 'Annem kudret narı koydu büyükanne!' diye kulağının dibinde bağır.'" Ayberk sinirleri bozulduğundan ötürü ara sıra gülüyor, "Ben bu hallere düşecek ne yaptım?" diye homurdanıyor ve hasta yatağında huzursu

