DAĞ AYISI....

1089 Words
BARTU Soluğu Şahin ‘in mekanında aldım kendime içkiye verirken aklımda o vardı. Beynimi kemiren sorularımla bir başıma kalırken zihnimde görüntüsü gitmiyor yenilediğim kadehimi önümden alan adama baktım. “ yeter bu kadar içtiğin “ “ karışma bana “ “ Bartu anlat hadi neler oluyor? Ankara ‘ya geldin geleli ağzını bıçak açmıyor “ Önümden çektiği viskiyi elinden aldım bakışlarının altında ondan kurtuluşum olmadığını söylüyor en başından anlatmaya başladım…. Benim gibi onunda aklına takılan soruları varken sinirlendiğinin farkındayım. “ şimdi ne yapmayı düşünüyorsun? “ “ bilmem “ “ emin misin? “ Gözlerimi devirdim “ bak dostum rotandan şaşmış gibisin aklında başla şeyler dönüyor dile getirmiyorsun “ “ şuan planım yok neden anlamakta ısrar ediyorsun?“ “ dediğin gibi olsun sakın yanlış hataya düşerek insanın hayatını karartma. Benden söylemesi neyse Duru beni bekliyor eve dönmem gerek. Adamlara söyleyeyim seni bıraksınlar bu halde tek başına trafiğin içinden geçme “ “ eve gitmek istemiyorum “ “ iyi madem yukarıda odalardan birine geç zıbar sarhoş kafayla ortalığı birbirine katma “ “ emredersin “ “ Bartuu “ “ darladın bir sal beni artık git sevgili karının yanına “ Sonunda bırakıp gitmişti arkamı döndüm gözlerim onu buldu yok artık hayal görüyorum. Birkaç kez gözlerimi kırpıp açtım hayal falan değildi kanlı canlı aşağıda tam karşımda duran masada otuyor. Keyfisiz hali kadehindeki içkiyi tek dikişte içti arkadaşları piste eğlenirken sürekli içkisini tazeleyişi gözümden kaçmadı. Neden bu kadar efkarlısın? Canını acıtan sadece ben değilim bunu anladım içine attığın sahte maskenin ardında sakladığın hakikat ne?... Bir süre yukarıdan izledim sigarasını dudaklarının arasına aldı. Herifin biri çakmağı çakmış sigarasını yakmasına izin vermedi ama şerefsizin diretişi öfkemi taşırdı. Merdivenlerden koşarak aşağı indim ortalık çoktan karışmıştı korumalar araya girmeye çalışırken Asel ayakta duramayacak kadar sarhoştu. Yine de yerinde durmuyor kolunu tuttum beni burada görmeyi beklemediğinden şaşkındı. Diğerleri kavganın derdine düşmüş oturduğu masadan kabanıyla çantasını aldım. Kolundan çekiştirip buradan uzaklaştırmak istedim direnişine karşılık bedenini omzuma attım çırpınışlarına aldırmadım bardan çıkardım. Bunu neden yaptığım hakkında fikir edinemedim asansörü beklemeden merdivenleri kullandım. Bacaklarını savuruşunu ellerimle sabitlemeyi başarabildim sırtıma geçirdiği yumruklarının haddi hesabı yoktu üst katta vardığım odaların birinden içeri girdim kapıyı ayağımla kapattım “ sana diyorum indir beni “ Omzundan indirdim ayakları yerle temasıyla üzerime saldırıya geçti “ senin aklında zorun mu var? Neden beni buraya getirdin dağ ayısı? “ Bileklerinden kavradım “ dağ ayısı demek? “ “ senin bu yaptığının başka türü var mı? Benden ne istiyorsun? “ Yine sorularını başa sardı aklım yerinde değil onun kadar en az bende sarhoştum bileğindeki ellerimden sıyrılmış. “ hayatımı alt üst etmekten zevk mi alıyorsun? Yaptın yapacağını daha benden ne istiyorsun? “ Puslu gözleri mavilerimde “ senden nefret ediyorum duydun mu beni? senden nefret ediyorum “ Göğsüme indirdiği yumrukları “ nefret ediyorum nefret, nef.. “ Belinden tutup dudaklarına kapandım saçları parmaklarımın arasında zihnimde dolanan soru neden? Öpüşüme karşılık vermesi aklımı kaçırıyorum. Bedenimse başka türlü reaksiyon gösteriyor soluk soluğa dudaklarından koptum yeşillerimi yavaşça araladı. “ benden bu kadar mı nefret ediyorsun? “ “ hem de çok “ Dudaklarıma üfleyip geçen nefesi bir kez daha tadına vardığım dudakları yanağımda hissettiğim elinin sıcaklığı başımı döndürüyor….. ASEL Başımda şiddetli ağrı, kulağıma gelen çakmak sesi, bir süre sonra sigaranın kokusu burnuma doldu. Yüzüme dağılmış saçlarımı çekerken karşımda koltuğa kurulmuş yarı çıplak oturuşunu gördü gözlerim. “ sonunda uyanabildin “ Kısaca etrafa göz attım bütün bunlar ne demek oluyor? Başımı kaldırdım tepeden aşağı kendimi süzdüm. “ hayır bu olamaz “ “ olmayan ne? “ “ seni öldürürüm “ Bedenimi sıkıca örtüyü sarıp ayaklandım “ senn.. “ “ sakın beni suçlamaya kalkma “ Suratına okkalı tokatı yapıştırdım yüzü yana yattı başını kaldırıp hırsla kolumu kavrayıp kendine bastırdı “ sakın dedim ne yaşandıysa tek taraflı değildi “ “ sen adi aşağılık pisliğin tekisin bunu bana nasıl yaparsın? Kahretsin hiç bir şey hatırlamıyorum….“ “ bir daha ki sefer ayık… “ “ seni öldürürüm “ Yumruğumu havada kaptı kavradığı bileğimi belime sabitledi. “ sınırları aşıyorsun kollarıma gelen sendin şimdi benimle evlenirsin yada bu kapıdan çıkar gidersin “ “ ne? “ “ ikiletme bundan hoşlanmadığımı biliyorsun karar senin “ “ sen nasıl bir manyaksın? “ Alt dudağım baş parmağıyla ezip geçerken elini savurdum “ seninle evleneceğime ölürüm, öldürürüm anladın mı?” Elinin altından kurtulup her biri bir yere dağılan kıyafetlerimi toparladım. Odanın içinde bulunan kapıdan içeri daldım kapıyı sertçe kapattım gözlerimden süzülen yaşlarım. Sus sesin duyulmasın dudaklarımı birbirine bastırdım….. Kıyafetlerimi hızlıca giyindim odaya geri döndüğümde bıraktığımı yerde duruyordu. Kabanımla çantamı elime alıp arkama bakmadan odadan çıktım kaçar adımlarla merdivenlerden indim. Çıkışa geldiğimde mekana ait odada gözlerimi açtığımı anladım hava daha yeni aydınlanıyordu. Taksiye atladığım gibi uzaklaşırken hatırlamadığım geceye ait iz aradım…. Beynim allak bullak can çekişerek Özkan ‘ın kapıya dayandım evin kapısını araladığında sorguya başladı. Ortalıktan kayboluşumdan telaşa kapılmış yalnız kalmak istediğimi söylerken evin içinde saklambaç oynadığım babası karşımıza çıktı. Başımı eğerek kaldığım odadan içeri girdim beni artık evde görmek istemediğini söyleyince aralarında tartışma çıktı. Hangi birine dert yanacağım kapıyı çarpığım eve geri dönemem burada da kalamam onunla asla olmaz. Geceye dair zihnimde canlanan kesik kareler nefret ettiğimi haykırırken beni öptü peki ben ne yaptım ateşini harladım. Öpüşüne karşılık vererek kendimi onun kollarına ittim elbisemin fermuarını sonuna dayamış. Yatağa yatırışı üzerimde yerini hazır etmiş bacaklarımdan sıyırdığı çamaşırım gerisini hatırlamıyorum. Ben nasıl böyle bir hataya kibrit çaktım aklım almıyor göz yaşlarımla boğuluyorum….. Odadan dışarı adım atmadım ruh gibi halimle yatağın içinde dönüp durdum iki günün sonunda kendimi yataktan zorla kazıyarak koşarak gittiğim okula ayaklarım geri adım atıyordu. Onu görecek olmamdan içim ürperiyor maalesef gidebileceğim bana ait bir yerim yoktu. Mecbur ayaklarımı sürükleyerek okula geldim içeri girmeye cesaret edemedim bahçede bana eşlik eden Özkan ile otururken herkes sınav sonuçlarını öğrenmek için panoya akın etti. “ sende bir haller var ama çözemedim “ “ canım sıkkın gelme üstüme “ “ Asel babamı dert ediyorsan? “ “ daha fazla o evde kalamam “ “ kır şu inadını “ “ yine başlama lütfen tartışacak durumda değilim “ “ peki sen bilirsin biraz işim var sonra görüşürüz “ Beni okulun bahçesinde yalnız bıraktı ardından Gülsüm koşarak yanıma geldi “ Asel müjdemi isterim “ “ ne oldu? “ “ bütün derslerden tam puan almışsın “ “ bilmediğim bir şey söyleyeceksin sandım “ “ aşk olsun demem o ki Bartu hocanın dersinden barajı geçtin “ “ ne? “ “ Bartu hoca insafa gelmiş olmalı sınıfı terk eden herkese bir önceki not ortalamasına göre puan vermiş şaka gibi… “ Bunca zaman benimle alıp veremediğin ne derdin var? Bana bunu neden yapıyorsun? Nasıl bir oyunun içine hapsetmek istiyorsun? Onunla ilgili sorularım bitmiyor. Projeyi teslim etmedim beni dinlemek yerine sınıftan kovdu yarım yamalak hatırladığım gecede kanıma girdi şimdide dersinden tam not vermiş. Ne yapmaya çalışıyorsun anlamış değilim delirmek üzereyim…..
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD