ÖMRÜM....

1319 Words
ASEL Dersim bu gün erken bitti eve döndüm geç geleceğini bildirme zahmetinde bulunmuş bir başıma bırakmış nereye gitti ise gitmişti. Yokluğundan yararlanarak arkadaşlarımın ilk günden baskısı ile eve davet ettim. Üzerimi değiştirip aşağı indim mutfağa girdim dolap tamtakır kuru bakır. Para içinde yüzüyor dolaptan ağıza atabilecek yiyecek bulunmayacak kadar sefalet içinde. Bu eve geldiğim günden bu yana dışarıda ya da eve söylediği hazır yemeklerdi başlarda aldırış edecek kadar umursamadım. Yemek yemeği gözüm zaten görmüyordu kendi haline bırakmıştım akşam için yemek hazırlamam lazım malzeme bulamıyorum. Alışveriş listesi oluşturdum adamlardan birine almasını isteyecektim kapının çalışı zamanlama harika kapıyı araladım. “ yenge rahatsız ettim “ “ sorun mu var? “ “ bir sorun yok yenge genel ev işleriyle ilgilenecek yardımcı aranıyordu abim iş görüşmesini sizin ilgilenmenizi. Şartları ve giriş çıkış saatlerini belirlemenizi onayınızdan geçer ise hemen işe başlayabileceğini bildirmemi iletti “ Vay be beyimize bak ne kadar düşünceliymiş “ iki kişi görüşmeye geldi kapıda bekliyor içeri alalım mı? “ “ gelsinler bakalım “ Elimdeki listeyi uzattım “ acil alınması gerekiyor ilgilenirsen sevinirim “ “ emredersin yenge “ Adamlardan birini görevlendirmiş iş için gelen kişileri yanıma göndermişti. Çok tuhaf hissettim ilk defa başıma böyle bir şey geliyor ne yapmam gerektiğini bilmiyorum neye göre kriter belirleyecektim? Sırası ile karşıma iş görüşmesi diyen gelen kişi sanki gündelikçi değil de ajansa kayıt olmaya gelmiş. Aklımdan direk eledim cv bırakmasını değerlendireceğimi söyleyerek postaladım. İkinci gelen orta yaşlarında ideal aday olabilir yeterince tanımadığım adamla aynı çatı altında yaşarken. Bir yenisi ile etrafımda dolanmasını istemediğimden başka ne gibi sorunum olabilir? Evde bulunmadığım saatlerde genel işlerden sorumluluğu üstlenecek. Dilediğim zaman mutfağa girecek olması dışında talepte bulunmadım en azından yükümü hafifletecek. Evin hanım efendisi gibi davranmam istemediğim evlilik içinde sorumluluğu alamam. Yine yaşadığım alanı öylece görmezlikten gelemem huyum kurusun ne diye ince eleyip sık dokuyorum ki? Ne hali varsa görsün bana ne….. Canım çıktı yemekleri hazırlayacağım diye çok şükür hepsini zamanında yetiştirdim. Kısa duştan sonra hemen saçlarımı kuruladım hızlı hareket etmem gerek daha masayı kuracağım. Kıyafetlerimi giyindim odadan çıkarak merdivenlerden aşağı indim mutfaktan gelen seslerle duraksadım. Ne olduğunu kavrayamadım sessiz adımlarla ilerledim mutfağının girişte karşılaştığım manzara ile donup kaldım. “ karıcığım orada dikileceğine gelsene çok lezzetli “ Ağızı dolu iştahı yerinde hem geç geleceğini söylemişti ne oldu da fikrini değiştirdi? “ yenge eline sağlık hepsi şahane “ Utanmadan eline sağlık diyor elime geçen tavayı aldım “ zıkkımın kökünü yiyin “ Laçkalaşmış sinirlerimle saldırıya geçtim tavayı gören her biri bir yere kaçarak savuldu. Elimin altında bir tek onun kaçacak yeri kalmadı “ karıcığım elindeki bırak bu kadar öfkelenecek ne var?” Masaya baktım öfkemi daha da harlandı “ daha ne olsun şuranın haline bak hepsini silip süpürmüşsünüz ben şimdi ne yapacağım? “ Üzerine yürüdüm “ halen anlamış değilim orduyu doyuracak yemek yedik diye mi sinirin? “ Masanın etrafında dolanıp durdu bende peşinden “ misafirlerim gelecekti sen ne yaptın? Dışarıdaki adamlarını almışsın yanına bütün yemeklerimi sabote ettin “ “ misafir? “ Duraksadı sonra “ ha yani tayfan gelecekti? “ “ daha konuşuyor musun? Seni gebertirim “ Peşinden tavayla kovaladım “ kaç nereye kaçabileceksen? “ Salondan içeri girdi ardından gittim salonun girişinde pusuya yatmış bedenimi sarmış kollarımı sıkıca bağladı. “ sakin ol “ “ bırak “ Direndim fakat yüzünü yanağıma yerleştirdi “ dert etmeye değmez “ “ değmez mi? kaç saattir canım çıktı senin yaptığına bak kısa sürede nasıl yetiştireceğim? “ “ çözümü var hani bir sakinleşsen mi artık? “ Dirseğimi karın boşluğuna geçirdim bazen gücümü unutturuyor. Kıvranırken kollarından sıyrıldım üzerine ağır adımlarla yürüdüm geri adım attı “ karıcığım sakin “ “ karıcığım deme bana “ “ karımsın “ “ değilim “ “ karımsın hatta ömrüm “ Ömrüm? “ siktir git “ “ hiç güzelim ağzına yakışıyor mu? “ “ sana mı soracağım? Hangi cehennemden çıkıp geldiysen git kaybol gözüme gözükme “ “ ömrüm “ “ başlatma ömrüne defoll “ Önüme katmış tava ile kovaladım benden kaçışı kapı dışarı ettim ardından suratına kapıyı kapattım. “ ne bakıyorsunuz lann? “ Adamlarına kükrediğini işittim gülmemek için kendimi zor tuttum ondan beklemediğim performans sergilemişti. Karşı koyacağını düşünürken düştüğü durum komik hali gülümsetmiş olsa bile çok kızgındım bütün emeklerimi boşa gitti nasıl yetiştireceğim?.... Mutfağı toparladım kurtarabildiğim yemekler kime yetecekti? İmdadıma yetişmiş kıvrak zekası dışarıdan yemek siparişi vermiş. Benim yaptıklarımın yanından geçmez el mahkum servis açmaktan başka çarem kalmadı. Karnıma dolanan bir çift kol istemsizce irkildim sessizce içeri sızmış geldiğini farkına varamadım. “ karıcığım sakinleştin mi? “ Kollarından sıyrılıp elimdeki bıçağı doğrultum “ hayırdır? “ “ şimdi kabahatim ne? “ “ bir de soruyor musun? Nereden geliyor bu cesaret? “ “ anladık böyle nereye kadar sürdüreceksin? “ ciddileşmişti “ bu saçmalık ne zaman biterse “ “ asla dediğin olmayacağını söyledim “ “ boş hayallere kapılma senden bana benden sana hiç bir şey olmayacağını söyledim ” Kızgın değildi sözlerimden anlam çıkartamadığım yüzündeki o ifadeyi alıp mutfağı terk etti. Bıçağı tezgaha bıraktım ellerimden destek alırcasına tezgaha tutundum. Onunla ne yapacağım? Israrla nefretimle ondan gitme isteğimi kabullenmiyor. Asla onunla olamaz saplantı ya da adı her ne ise? Ne şekilde başlangıç yaptığımız belli elleriyle getirdiği nokta ortada….. Mutfaktan çıkıp salona geçecektim dış kapının açılmasını duydum başımı çevirip baktım kapıdan çıkıp gidecekken duraksadı. Karımsın, ömrümsün diyerek yeni kelimeler türetiyor geleceğime ışık tutuşu ne yazık ki bilmediğim sularda yüzemem. Kalbimde yasını tuttuğum sevdiğim adamı maziye gömemem hele ki zorla hayatıma dahil olan adam nefretimi kazanmışken. “ iyi akşamlar “ Karşılıklı bakışmamızın arasına giren arkadaşlarım sonunda teşvik edebilmişlerdi. “ kapılarda karşılanacağınızı bilsek hocam çok bekletmezdik “ Ali ‘nin boş boğazı dillere destan Bartu sessizce eliyle buyur etti davete icabet içeri girdiler. Selamlaşıp salona yol gösterirken en son kapının eşiğinden geçen Özkan ‘ın keskin bakışlarına karşılık “ sensiz olmazdı kayınbiraderim özlettin kendini “ “ özlemeye fırsatın olmayacak sık, sık görüşeceğiz “ Karşılıklı atışmalarına araya girdim “ ikinizde kesin “ “ hay, hay karıcığım “ Özkan üzerine atılacaktı önüne geçip durdurdum göğsünde tuttuğum ellerimi Bartu ‘nun çekişi. “ hayırdır birader? “ Bu adam cidden şaşırtıyor “ sana sormak lazım birader ne ayaksın? “ “ yeter Özkan geç içeri “ Karşılıklı sert bakış atarak Özkan gözden kayboldu “ ne bu tavrın? “ Kolumu kavrayıp çekti nefesi dudaklarımda gözlerimde kızgınlığı “ sen benim karımsın “ “ yok artık Özkan ‘dan bahsediyoruz yersiz kıskançlığın bu kadarı pes “ Kolumu çekip ondan uzaklaştım arkamı döndüm salona gidecekken parmaklarımı kavrayan parmakları “ ne yapıyorsun? “ Cevap vermek yerine el ele arkadaşlarımın huzuruna çıkardı. Herkes gelişimizi beklemiş gözler üzerimizde oturmak için harekete geçti dip dibe koltuğa kurulduk. Gözler önünde mutlu karı koca rolü yakama yapıştı ciddiyetinden ödül vermiyor. Okuldaki gibi mesafesini koruyor insanların gerilmesine sebepti karşısında söze girmekte, her zamanki rahatlıklarını sergilemekte zorluk çekiyorlar. “ gitmeye hazırlanıyordun işinden alı koymayalım “ Bozuntuya vermemek adına yalandan gülümseme dudaklarıma takıldı “ ilk kez misafirlerimiz evimize gelmiş arkadaşıma pasladım benim yerime işleri halledecek “ “ aman ne güzel “ Özkan ‘nın tınındaki tonu benim yerime tercüman olmuştu…… Yemeğe geçmiş sohbet ederek her zamanki rahatlığım gerginliklerini üzerlerinden atmışlardı. Bartu sessizliğini koruyarak gözlemliyordu arada söze girmesi derin oh çektiriyor. Gecenin sonunda herkes mutlu mesut evlerine döndüler baş başa kalmamak için mutfağa giriştim. Maalesef beni rahat bırakmamış kollarını sıvayarak yardım edişini izledim. “ neden öyle bakıyorsun? “ “ eline hiç yakışmıyor “ Bakışlarımı ondan çekerek kaldığım yerden devam ettim “ yarın işe başlayacak kişi kriterine uygun sanırım? “ Sessizce onayladım “ peki neden tam zamanlı değil ve neden tüm işleri üstlenmesini istemedin? “ “ senin için sakıncası olacağını bilseydim ona göre bildirirdim “ “ sakıncası olduğunu söylemedim sadece nedenini öğrenmek istedim “ “ detayı öğrenmişsin “ “ Aselll “ Tıslarken “ keyfim öyle istedi “ “ odaklanman gerek derslerin var istediğin zaman dilediğini yapmakta özgürsün. Ama….” “ dert edeceğine beni karıştırmadan kendin taleplerini dile getirseydin “ Kolumdan tuttu “ bu evin hizmetçisi değilsin benim karımsın “ “ senin hiçbir şeyin değilim anla artık “ “ asıl sen anla evin hanımı benimde karımsın “ Gözlerimin içine bakarak bastırarak cümlesini tamamladı. Kolumu bırakmış bana söz hakkı vermeden arkasını döndü mutfaktan çıkacakken bakma gereği duymadan. “ annen yarın akşam yemeğe çağırıyor “ Gitmek istemiyorum diyemeden çekip gitti….
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD