ASEL
Misafirleri bekletmeden salon akın ettiler peşlerinden sessizce gittim.
“ hoş geldiniz “
“ hoş bulduk “
“ kusura bakmayın beklettik sizi ayakta kalmayın oturun lütfen “
“ estağfurullah “
Az önce ahkam kesen adam misafirlerin huzurunda oldukça sakin ve kibar ses tonu ile karşıladı.
“ habersiz ani gelişimizin kusuruna bakmayın ben Tahir Kalender“
Karşılıklı tanışama faslı birbirlerine hal hatır soruları şimdilik sular durgundu….
“ sebebi ziyaretimiz belli torunum Bartu kızına talip olmuş. Birbirlerini beğenmiş aralarında anlaşmışlar bizlere de gençlerin mutluluklarına vesile olmak düşer “
“ ne denir? Bilemedim ani gelişinizle kızımı benden istiyorsunuz hem delikanlının annesi babası nerede? “
“ yıllar önce oğlum ve gelinimi trafik kazasında kaybettik “
“ affınıza sığınıyorum bilemedim başınız saolsun “
Kayıp yaşadığını bilmiyordum gerçi ona dair hiçbir bilgiye sahip değilim.
“ evladımdan geriye torunum kaldı bu yüzden benim için kıymetli tek bir sözüyle işi gücü bıraktım İstanbul ‘dan kalkıp geldim “
“ anladım ama sizi pek tanımıyoruz kimsiniz? Delikanlı ne iş yapar?.... “
Okuduğum okulda öğretim görevlisi olduğunu, hali vakti yerinde varlıklı aileden geldikleri, aile yadigarı şirketin sahibi olduklarını anlattı. Metin beyin yakından tanımak isteğine aile hayatlarının özetini geçti….
“ eğer sizde uygun görürseniz? Allah ‘ın emriyle peygamber ‘in kavliyle kızınız Asel ‘i torunum Bartu ‘ya istiyoruz “
“ izniniz olursa? Kızımın rızasını alacağım “
“ siz nasıl münasip görürseniz “
Hızlıca odama geri döndüm saniyeler içinde yanıma Utku ile geldi. Bakışlarından hoşnut olmadıkları anlaşılıyor
“ ne bu rezillik? Seni okumaya gönderdiğimizi zannederken hocanla mı kırıştırıyorsun? “
Sığınacak liman ararken taşacak içimdeki bu deniz sel olup akacak yıkıma uğrayacak taş üzerinde taş kalmayacak.
“ mankenlik ajansına gider gibi okula gidiyor dedim dinlemediniz al işte foyası ortaya çıktı “
Beni tehdit ederek zorla nikah masasına oturturdu desem. Korkma biz yanındayız diyerek kanatlarının altına alıp korur mu? Kimi kandırıyorum ki? Halen kalplerde yer edinememişim gözden düşmüşüm bir kere ifade etmeyen vasıfsızım. Baba ve abi kimliğini benim için kullanmadıkları gibi karşımda bana sarf etikleri sözleri bitirmişti.
“ ben sizin için ne ifade ediyorum? Biri babam diğeri abim bana yakıştırdığınız kelime neyim ben? “
“ elimde kalırsın kırarım bütün kemiklerini evden çekip gidiyorsun. Döndüğünde elin herifini peşine takmışsın ne halt yediğin belli oluyor “
“ ne yapmışım ben? Alt taradı niyetini açıkça söyledi “
“ sende buyur gel mi dedin? “
“ ne diyecektim? Beni gözünüzün görmediği gibi aşağılayıp çirkin imalarda bulunuyorsunuz ha varım ha yokum şu evde hayalet gibi görünmezim. Sizin için değişen bir şey olmayacak “
Elini kaldırmış üzerime yürürken karısı çıka geldi
“ dur bey sırası mı? “
“ sen karışma “
“ az evvel bu iş bağlanırsa tez zamanda düğünü aradan çıkartacaklarmış “
“ yangından mal mı kaçırıyorlar? "
Utku ‘nun öfkesi kabarmıştı
“ söyle kız o herifle oynaştın mı? “
“ ne? “
“ alırım ayağımın altına çabuk söyle fingirdeştin de gebe mi kaldın? Ondan mı acele ediyorlar? “
“ yok artık ağzından çıkanı kulağın işitiyor mu? “
“ ne halt yemeğe acele ediyorlar? “
“ nereden bileyim sorsaydın ya “
Yüzümü yana yattı inceden sızı dudağımın kenarından akan sıcaklık
“ elimde kalırsın anan doğru mu söyler?“
Başımı iki yana salladım ne söylersem söyleyeyim kelimeler kifayetsiz ikisi bir olup üzerime yürüdü. Sultan hanım araya girişi insafa geldiğini düşünürken yanılmışım
“ iki yakayı bir araya getirmeleri hayrı alamet değil başımızı öne eğmeden baş göz edelim yoksa namusumuz iki paralık edecek arsız“
Bana döndü
“ sende git kahveleri yap “
Hata yaptım kendimden geçecek kadar sarhoş kafayla koynuna girdim inkar edemem. Fakat benim kızım yapmaz diyebilecek zihniyette değiller ağzımla kuş tutsam da yaranamadım. Özkan için kendimi feda ettim ama ailem dediğim insanların kahpe damgasını vurmaya dünden razı gelmeleri. Artık bendeki son damlayı taşırdı sessiz kalarak celladıma gidiyorum sanmasın ki boyun eğeceğim bunca yıl savaştım. Yine savaşacağım sadece farklı cephede yerimi alacağım. Zamanı gelip çattığı anda galip gelen ben olacağım tasımı tarağımı toplayıp ardımdan izimi silip yok edeceğim kimsenin beni bulamayacağı diyarlarda kaybolacağım…..
Kahveleri hazırdı elimde tepsi karşılarına çıktım dedesi, babaannesi ve halası ile gelmiş kahvelerini verirken.
“ maşallah kızımızda çok güzelmiş “
Övgü alırken sona kalmıştı zehir kattığım kahvesini uzattım sebebini bilmediğim gözleri biranda öfke kapladı. Köşeye geçtim ayakta kahvelerini yudumlarken izledim herkesin gözü ondaydı fincanın ucundan kahvenin tadına vardı. Sıcak demeden tuzluğun yarısını boşalttığım kahve boğazını yaktığı ortada. Tadımlık alıp tek seferde bile isteye ellimden zehri içmesi hayrete düşürdü. Boğazı gıcık tuttu yine de direnişli bozuntuya vermemeye çalışıyor.
“ Metin bey kahvelerimizi içtik hiç uzatmadan sadede geleceğim. Hazır okul yarı tatile girmişken bu süre zarfında çocukların düğünü yapalım “
“ yangından mal kaçırır gibi ne bu aceleniz? “
Utku ‘nun çıkışını susturan göz göze geldiği babası
“ işlerimi kısa bir süreliğine askıya aldım malum işler pek bekletmeye gelmiyor. İstanbul ‘a dönmeden aradan çıkartalım istedim hem yuvalarını kurmak için uzun sürece gerek olmadığını düşünüyorum “
“ olur mu öyle şey? Okulu devam ediyor hem de çeyizinde eksikleri kısa sürede tamamlayamayız “
“ evlenmeleri okulunu aksatacağı anlamına gelmiyor eğitimine kaldığı yerden devam edecek “
“ çeyiz dediğiniz nedir efendim? Şimdiki gençler eskisi gibi pek önem vermiyorlar“
“ evi zaten dayalı döşeli dileği an istediği gibi dizayn edebilir sen ne dersin kızım?“
Sırasıyla konuya dahil oldular bana sorulan soruyla onunla göz göze geldim. Kısa sürede düğünü organize etmelerinde ısrarcı yanlarını sebebi belli belki de bilmiyorlar. Mecbur onayladım her ne kadar yokuşa sürmek isteseler bile Dinçer ailesi de günahıma girilmiş namusumu temizleme derdine düştüklerinden uzatmadılar. Adetler yerine getirilecek birkaç güne nişan olacak on gün sonra düğün gerçekleşecekti. Ortak karara varıldığında hepsi birden ayaklandı halası Sultan hanıma döndü.
“ sizin için uygunsa yarın nişan alışverişine çıkalım “
Onu onaylamıştı evin çıkışına kadar eşlik edilmiş kapıdan uğurlayarak gözden kaybolmaları benim sonumdu…..
Yoldan geçen her hangi biriymişim gibi ağza alınmayacak hareketler, küfür, şiddet Allah ne verdiyse. Yakıştırdılar dinmeyen yaşlarım sanki bu ailenin evladı ben değildim. Bana reva gördükleri damga ailem tarafından mührü basıldı kimsenin beni duyduğu gördüğü yoktu gerçeği kimse bilmiyor. El adamından daha fazla canımı yaktılar cesedimin üzerinde tepindiler dillerinde gururum, şerefim, namusum yerde süründü. En son noktayı koydukları muayeneden geçmem sabah erken saatlerde doktorun kapısına dayanacaklarını söylemeleriyle yıkıldım. Dayanırım diye kendimi avutmuştum meğer o da yalanmış…..