ASEL
Canım çok yandı yaşama tutunmayı beceremezken ölmeyi de beceremedim. Bartu ‘nun gelişiyle sorguya çekişi nasıl dile getireceğim? Bu raddeye gelmemde en büyük pay onun diyemem. Ailemin bana sarf ettiği hakaretleri, benden istediği şey çok utanç verici gururum, onurumu yerler altına almaları, bunca zaman birikmiş her ne varsa? Beni ölüme sürükledi. Hatamı kabul ediyorum ama Asel asla böyle bir şeye kalkışmaz şerefine namusuna söz getirmez. Başımızı öne eğirmez demeden damgayı bastılar sokaktaki fahişe muamele yapmaları çok koydu. Bartu üzerime baskı kurması dayanacak gücüm kalmamıştı benden istedikleri raporu öğrendiğinde onunda gözü dönmüştü. Bir öfke ile hastane odasında çekip gitti peşinden ifade almaya polis memuru geldi. Bartu giderayak ifade için geçiştirmemi emretti bende emrine itaat ettim. Kararlarımdan vazgeçecek değilim fakat yoruldum direnmekten savaşmaktan çok yoruldum ne olacaksa olsun bitsin istiyorum. Bire süre sonra geri geldiğinde okulda öğrencilerden biriyle aramızdaki anlaşmazlık sonucu kavga tutuştuğumdan darbe aldığımı, ailem sevdiğim adamla evlenmeme karşı çıkması. İntihara teşebbüste bulunduğum sebebe dair yalan ifadeye başvurmamı istedi. Bunları bana söyletebilecek olduğuna inanamıyorum aklında bir şeyler döndüğü kesindi. Öfkesi de çabuk dinecek gibi durmuyor nedeni sormaya takatim kalmıştı ifademi onun sözleri doğrultusunda verdim. Ne kadarı inandırıcı olduğunu bilmiyorum hastaneden taburcu olacağım fakat yanıma bile uğramamışlar. Etrafta görünmemelerinden daha da ilginci Bartu ile aralarında ne yaşandı ise buhar olup uçmuşlar. Beni oyuna getiren adam neden koruma kalkanı oluştursun ki? Anlamsız geliyor. Karımsın demekten başka açıklama yapmıyor ardına sığındığı hakikati tahmin etmekte zorlanıyorum. Öldürmek mi istiyor? Yoksa nefes mi aldırmak? Belirsizlik beni çıldırtıyor. Sürekli “ ? “ işaretleri beynimi kemiriyor hiç birine yanıt bulamıyorum. Akışına bıraktığım bir gerçek gardımı düşürmeden savaşıma devam edeceğim. Planladığı evliliğine dahil olacağım bundan sonra ailem dediğim insanlardan uzak kalmanın yolu ondan geçiyor ise kabul. Belki de çılgınlık bu? Kim ne derse desin beterin beteri olmaz. Ruhum ne de bedenim kaldırmıyor farkındayım Bartu ile olmaz ama ondan kurtulmanın yollarını da arayacağım. Hastanede dönüşünde Ankara ‘nın gözde semtlerinden birinde uğradı. Süreci hızlandıracağını düğüne kadar ayrı evde yaşayacağımı söyleyerek rezidans dairesine elleriyle yerleştirdi . Kapıda nöbet tutan adamlarına ailem olacak insanları yanıma yaklaşmayacağı talimatını vermiş sorularımla baş başa bırakıp gitti. Teyzesi desen nişan alışverişi için bir araya geldiğimizde olumsuz tek bir kelime etmedi neden hakkında kötüye yorsun ki? Sonuçta yeğeni. Alışverişin son durağında kendi elleriyle beni onun koynuna göndermek için hazırlık peşindeydi……
Nişan günü gelip çatmıştı yakın akrabalardan oluşan sade törenle yüzükler takılacak. Eş dost eve akın etmeden nişan öncesi hazırlıklar bitince birlikte baba evine döndük böylece aramızdaki açılan uçurumu kimse öğrenmeyecekti. Çürüyen tenimi saracak abiye, özenle yapılmış saç, makyaj hiçbir anlam taşımıyor. İçimde en ufak heyecan belirtisi göstermediği gibi evin içinde soğuk rüzgarı esiyor. Ailesi durumdan haberdar değiller fakat Dinçer ailesine karşı aynı soğukluk sürüyor... Beklenen misafirler yavaştan gelmeye başlaması ile yüzlerdeki ifade değişkenlik göstergesi bir tek ben sahte gülümsemeyi dudağıma takamıyorum. Misafirleri karşılarken kolumu dürten kadına baktım
“ el aleme rezil etme acıcık yüzün gülsün “
Zaten problemlerden bir tanesi “ el alem “ başlı başına dert. Misafirler yerini almış ikramların bir geliyor biri gidiyor elden ele dolaşması aralarındaki dedikodu kazanı kaynatmalarına oturduğum yerden izledim..... Dudağımdan tek kelime dökülmedi o da ses etmedi sıkıldığının farkındayım umurumda da değildi. Biran önce bu saçmalığın sona ermesi taraftarıyım millet yiyeceğini yemiş içeceğini tüketmişti.
“bir yere kımıldayamıyorum abin nerede ise git bak “
Zoraki gülümsemesiyle kulağıma fısıldamaya devam etti
“ yüzükler takılacak söyle hemen gelsin ”
Başka adam bulamamış oğlunun ayağına kendi nişanımda beni gönderiyor. Ayağa kalktım bileğimden tuttu
“ nereye? “
“ cehennemin dibine geliyor musun? Pardon unutmuşum cehennem sendin “
Gözlerini devirip bileğimi serbest bıraktı insanların arasından geçerek odasına gittim. Kapıyı araladım makamına teşvik etmemiş geri kapıyı örteceğim sırada yansıması aynada belirdi. Yerde oturmuş ne yapıyor? Sessiz adımlarımla odanın içinde yürüdüm yatağın ayak ucuna geldiğimde gözlerime inanmadım.
“ sen… “
Göz bebeğinin etrafı kızarmış gözleri kayık biçimde bana baktı. Kalbim sıkıştığını atışları boğazımda tıkandığını hissettim.
“ sen ne yapıyorsun öyle? “
Oturduğu yerden destek alarak kalktı ayağı ile yerdekileri yatağının altına itti. Ortada delil bırakmamayı akıl edebiliyor fakat yürümeyi beceremeyecek derecede yalpalayarak üzerime doğru gelişi. Kalbim deli gibi çarpıyor ne yapacağımı bilemeden kolumu kavradı.
“ tek kelime edersen gebertirim seni “
“ klinik olduğunu biliyordum ama bu kadar ileri gidebileceği tahmin edemedim. Midemi bulandırıyorsun çekil önümden herkes senin ne mal olduğunu öğrenecek… “
Kolumdan savuruşu ile geri sendeledim sırtımı duvara sabitlemesi kolunu boğazıma dayadı.
“ tek kelime etmeyeceksin “
Avucunun içinde sıkıca tuttuğu şey şah damarımda saplamıyor sadece hissetmemi sağlıyor.
“ o ağzını kapalı tutmayı beceremezsen müptelası olup çıkarsın kimse seni kurtaramaz “
“ senden her şey beklenir kuklası olmaktan ise ölmeyi tercih ederim “
“ o kadar basit değil sevgili kardeşim benim yapabileceklerimi küçük aklınla başa çıkamazsın. Senin aldığın o savunma saltanatına benzemez “
Derken iğnenin ucu daha derine indi karnıma kramplar girdi
“ yaşarken hayatı zindana çevirmekte üstüme yoktur eğer enişte beye güveniyorsan boşa hayallere kapılma sonun ellerimde “
Gözü dönmüş bir kere ne yapacağı belli olmaz kafası duman yinede gücü yerinde. Gözlerime salgıladığı o korkunç ifadesini çekti boynuma iliştirilmiş babaannesinin verdiği aile yadigarı kolye. Nişan hediyesine gözlerine dikmişti parmaklarının arasına alırken elini kavradım.
“ enişte bey oldukça bonkörmüş hiçbir masraftan kaçınmamış “
“ çek elini “
“ sende ne buldu bilmiyorum sıradan vasat birine servetini ortaya koyacak kadar aklını başından almışsın. Sen payıma düşeni vereceksin bende nasibime düşmesinden sefasını süreceğim “
“ asla “
“ seçenek hakkı doğmuyor ben ne diyorsam yapacaksın“
Kendimden uzaklaştırmayı akıl edebilmiştim odadan çıkıp gidecektim bileğimden sıkıca dolanan parmakları. İzin vermezken kapı birden aralandı Bartu ‘nun gelişi gözlerinde beliren öfkenin sebebi bileğime saran eliydi.
“ burada neler oluyor? “
“ hiç enişte bey kardeşimle laflıyorduk bir sorun mu var? “
Bileğimi serbest bırakıp avının peşinde sergilediği tavır her şey yolunda imajını çiziyor. Bartu üzerine atlamak için benden bir işaret bekleyen bakışları. Ona söyleyemem hem hayatıma zorla dahil olması her şeyi paylaşacağım anlamına gelmiyor. Benden ses çıkmayınca elini uzattı
“ tören başlamak üzere “
Uzattığı eline baktım elini tutup ebediyen bana ait olmayan evden kurtulacaktım. Yada geri çevirecek ailem dediğim insanların arasında mücadeleme devam edeceğim. Karşıma çıkan iki kapının arkasında değişmeyen tek kural beni bekleyen savaşmam gerektiği. Sebebini bilmediğim tanımadığım bu adamın kumpas kurarak nikahına alması diğer taraftan yaptıkları affedemediğim ailem. Hangi kapıyı çalsam hüsran ama beni onun kollarına göndermek için elinden geleni yapmaktan geri durmuyorlar....