Fotoğraftaki Adam
Ethan fotoğrafı elinde tutarken konuşamadı.
Sanki kelimeler boğazında takılı kalmıştı. Fotoğraf eskiydi. Kenarları yıpranmış, rengi solmuştu. Ama sağ tarafta duran adamın yüzü yeterince belliydi.
O bakış.
O sakin ifade.
Ethan bunu unutamazdı.
Otobüste yanında oturan adamın yüzüyle fotoğraftaki adamın yüzü aynı olamazdı. Bunun mantıklı bir açıklaması yoktu. Fotoğrafın arkasında yazan tarih 03.08.2063’tü. Bugün ise 2098 yılıydı.
Arada otuz beş yıl vardı.
Noah fotoğrafın arkasındaki yazıya tekrar baktı.
"Belki yanlış tarih yazılmıştır."
Olivia hemen cevap verdi.
"Bir defterin arasından çıkan eski fotoğraftan bahsediyoruz. Mürekkep bile solmuş. Bu yeni yazılmış gibi durmuyor."
Noah derin bir nefes aldı.
"Tamam. O zaman başka bir açıklama bulalım. Mesela adamın babasıdır. Ya da amcası. Ya da ürkütücü derecede benzeyen bir akrabası."
Ethan başını hafifçe iki yana salladı.
"Otobüsteki adamın kartında Walker yazıyordu."
Olivia’nın bakışları Ethan’a döndü.
"Emin misin?"
"Evet. Dr. E. Walker."
Noah’ın yüzündeki ifade değişti.
"Bir dakika. Sen bunu daha önce neden söylemedin?"
"Söyledim. İlk gün anlatmıştım. Garip bir adamdı dedim."
"Hayır, garip adam başka. Otuz beş yıl önce çekilmiş fotoğrafta çıkan garip adam bambaşka."
Olivia fotoğrafı Ethan’ın elinden dikkatlice aldı. Sağdaki adama uzun süre baktı.
"Bu kişinin adı fotoğrafın üzerinde yazmıyor."
Ethan başını salladı.
"Hayır."
"Arkada sadece B-7 Hazırlık Grubu yazıyor."
Noah defteri tekrar karıştırmaya başladı.
"Belki isim listesi vardır."
Sayfaları hızlı ama dikkatli şekilde çevirdi. Bazı yerlerde teknik notlar vardı. Bazı sayfalarda çizimler, bazı sayfalarda ise karalanmış cümleler bulunuyordu. Birkaç sayfa koparılmıştı. Bazı kelimeler de özellikle silinmiş gibiydi.
Olivia bunu fark etti.
"Bu defter hasar görmemiş. Bazı yerler bilerek temizlenmiş."
Noah durdu.
"Ne demek istiyorsun?"
"Sayfaların bazıları eskidiği için okunmuyor olabilir. Ama buradaki silinmeler farklı. Birileri bazı bilgileri kaldırmış."
Ethan deftere yaklaştı.
"Kim?"
Olivia cevap vermedi. Çünkü verecek net bir cevabı yoktu.
Noah bir sayfada durdu.
"Burada B-7 geçiyor."
Ethan ve Olivia hemen ona yaklaştı.
Sayfanın üst kısmında eski bir şema vardı. Şemanın çoğu eksikti. Sadece birkaç kelime okunabiliyordu.
Alt yapı girişi.
Kapalı koridor.
B-7 erişimi.
Noah parmağıyla satırı gösterdi.
"Bakım odası gibi durmuyor."
Olivia şemayı dikkatle inceledi.
"Bir erişim noktası gibi."
Ethan sordu.
"Nereye erişim?"
Olivia yavaşça konuştu.
"İşte onu yazmamışlar."
Noah sayfanın altına baktı.
"Burada bir cümle daha var ama yarısı silinmiş."
Ethan eğildi.
Silinmiş satırın kalan kısmı zar zor okunuyordu.
... ana geçiş kapatıldıktan sonra B-7 yalnızca acil durum erişimi olarak...
Cümlenin devamı yoktu.
Ethan’ın kalbi hızlandı.
"Acil durum erişimi."
Olivia başını kaldırdı.
"Bu bir oda değil."
Noah yutkundu.
"Bu bir giriş."
Kısa bir sessizlik oldu.
Bu kez kimse şaka yapmadı.
Ethan haritayı düşündü. Kutunun içindeki kırmızı çizgiyi. E.W. Geçişi’ni. B-7 Bakım Odası yazısını.
Belki de haritada bakım odası olarak görünen yer gerçekten bir bakım odası değildi.
Belki de bir şeyin kapısıydı.
Olivia fotoğrafı yeniden ters çevirdi.
"03.08.2063. B-7 Hazırlık Grubu."
Noah sandalyesine yaslandı.
"Hazırlık grubu. Erişim noktası. Acil durum girişi. Eski harita. Eski anahtar."
Sonra Ethan’a baktı.
"Ve otobüste gördüğün adam."
Ethan’ın yüzü gerildi.
"Bunu hemen ona bağlamayalım."
Noah kaşlarını kaldırdı.
"Sen bile inanmadın."
Ethan cevap vermedi.
Çünkü gerçekten inanmamıştı.
Olivia daha sakin bir sesle konuştu.
"Şu an elimizde kesin olan şeyler var. Birincisi, B-7 genel sistemde görünmüyor. İkincisi, eski bir defterde B-7 erişim noktası olarak geçiyor. Üçüncüsü, fotoğrafın arkasında B-7 Hazırlık Grubu yazıyor. Dördüncüsü..."
Bir an durdu.
Sağdaki adama baktı.
"Dördüncüsü, bu fotoğraftaki kişi Ethan’ın otobüste gördüğü adama benziyor."
Noah başını salladı.
"Benziyor değil, bayağı benziyor."
Olivia ona baktı.
"Şimdilik benziyor diyelim."
Noah ellerini kaldırdı.
"Tamam. Bilimsel olarak ürkütücü derecede benziyor."
Ethan fotoğrafı tekrar aldı. Sağdaki adamın yüzüne baktı. Adam kameraya değil, biraz yana bakıyordu. Sanki fotoğraf çekilirken aklı başka bir yerdeymiş gibiydi.
Otobüsteki adam da öyleydi.
Sakin ama uzak.
Yakınında duran biriyle konuşuyor gibi değil de, çoktan yaşanmış bir şeyi hatırlıyor gibi.
Ethan’ın aklına adamın sözleri geldi.
Bazı soruların cevabını öğrenmek için acele etme.
O an bu söz daha ağır geldi.
Olivia defteri kapattı.
"Bunu burada bırakmamalıyız."
Ethan ona baktı.
"Defteri mi?"
"Hayır. Fotoğrafı."
Noah hemen itiraz etti.
"Defteri de alsak mı?"
Olivia sertçe baktı.
"Noah."
"Tamam, tamam. Arşivden belge çalmıyoruz. Sadece... fotoğraf zaten defterin arasından düştü."
Ethan fotoğrafı bir süre elinde tuttu.
"Fotoğrafı alırsak fark ederler mi?"
Olivia düşündü.
"Burası açık arşiv. Defterin arasında olduğu bile bilinmiyor olabilir. Ama yine de dikkatli olmalıyız."
Noah defteri eski yerine koydu.
"Ben fark edilmeden yerine koyabilirim."
Olivia gözlerini kıstı.
"Bu cümleyi güven vermek için mi söyledin?"
"Deniyorum."
Ethan fotoğrafı ceketinin iç cebine koydu. Defteri ise dikkatlice kapatıp aldığı rafın alt kısmına geri yerleştirdi.
Üçü belge inceleme odasından çıkarken kimse konuşmadı.
Ana salona döndüklerinde Quart yine aynı görünüyordu. Ekranlar akıyor, çalışanlar geçiyor, stajyerler kendi gruplarıyla konuşuyordu. Her şey normaldi.
Ama Ethan için hiçbir şey normal değildi.
Olivia yanına yaklaştı.
"Bugün B-7’ye gitmiyoruz."
Ethan başını çevirdi.
"Ben gitmek istediğimi söylemedim."
"Ama düşündün."
Ethan cevap vermedi.
Noah ikisinin arasına girdi.
"Bakın, ben normalde gizemli koridorlara girmeyi desteklerim. Ama otuz beş yıllık fotoğraftaki adam hâlâ otobüse biniyorsa, belki de plan yapmak iyi bir fikirdir."
Olivia başını salladı.
"Önce haritayı tekrar inceleyeceğiz. Rotayı ezberleyeceğiz. Kameraların olduğu yerleri kontrol edeceğiz. Sonra karar veririz."
Ethan fotoğrafın cebindeki ağırlığını hissetti.
"Ya bekledikçe geç kalırsak?"
Olivia ona baktı.
"Neye geç kalırsak?"
Ethan bunu neden söylediğini bilmiyordu.
Ama içinden öyle gelmişti.
Sanki bu kutu, bu harita ve bu fotoğraf onlara sadece bir sır vermiyordu.
Aynı zamanda bir süre veriyordu.
Noah alçak sesle konuştu.
"Bu cümle hoşuma gitmedi."
Ethan derin bir nefes aldı.
"Benim de."
O gün kalan saatler ağır geçti. Ethan kendisine verilen kısa gözlem görevlerini yerine getirdi ama aklı sürekli cebindeki fotoğraftaydı. Her güvenlik kamerasının önünden geçerken birinin onu izlediğini hissetti. Her kapalı koridor, haritadaki kırmızı çizgiyi hatırlattı.
Akşam Quart’tan çıktıklarında üçü ana kapının önünde durdu.
Olivia kısa bir süre sessiz kaldıktan sonra konuştu.
"Yarın öğle arasında tekrar buluşuyoruz."
Noah sordu.
"Plan yapmak için mi?"
Olivia Ethan’a baktı.
"Hayır. B-7’ye gitmek için."
Ethan’ın kalbi hızlandı.
Noah birkaç saniye sustu.
"Tamam. Bu kez şaka yapmayacağım."
Sonra dayanamayıp ekledi.
"Ama eğer ölürsek, bunun kötü bir plan olduğunu söylemiş olmak isterim."
Olivia gözlerini devirdi.
Ethan hafifçe gülümsedi ama gerginliği geçmedi.
Cebindeki fotoğrafı düşündü.
Haritadaki kırmızı çizgiyi düşündü.
Ve B-7 yazılı eski anahtarı.
Yarın sadece bir bakım odasına gitmeyeceklerini artık üçü de biliyordu.
B-7, bir kapıydı.
Ama nereye açıldığını henüz bilmiyorlardı.