Sektör 9: Savunma Hattı
Sektör 8’den çıktıktan sonra Noah’ın yüzündeki rahatlama uzun sürmedi.
Dr. Chen, ertesi gün Sektör 9’u ziyaret edeceklerini söylediğinde grubun içindeki hava değişmişti.
Savunma Teknolojileri.
Bu isim, önceki sektörlerden farklı bir ağırlık taşıyordu.
Sektör 1 merak uyandırmıştı. Sektör 2 etkileyiciydi. Sektör 3 düşündürmüştü. Sektör 4 hayranlık vermişti. Sektör 5 sakin ama önemliydi. Sektör 6 eğlenceliydi. Sektör 8 ise insan hayatına dokunan bir yerdi.
Ama Sektör 9 kulağa daha ciddi geliyordu.
Ertesi sabah Ethan Quart’a geldiğinde ana salonda Olivia ve Noah’ı her zamanki yerde buldu. Noah bu kez kahvesini bile daha sessiz içiyordu.
Ethan yanlarına yaklaştı.
"Günaydın."
Olivia başını çevirdi.
"Günaydın."
Noah kahvesini kaldırdı.
"Bugün şaka yapmayacağım."
Olivia ona baktı.
"Bu ne kadar sürecek?"
Noah birkaç saniye düşündü.
"Muhtemelen beş dakika."
Ethan gülümsedi ama o da Noah gibi biraz daha ciddiydi. Savunma Teknolojileri denildiğinde aklına yalnızca silahlar gelmiyordu. Güvenlik sistemleri, afet koruması, tehdit algılama, şehirleri ve insanları koruyacak teknolojiler de bu alanın parçasıydı.
Birkaç dakika sonra Dr. Chen Grup 14’ün yanına geldi. Her zamanki gibi elindeki tabletten listeyi kontrol etti.
"Herkes hazırsa başlayalım. Bugün Sektör 9’u gezeceğiz."
Noah elini kaldırdı.
"Bugün herhangi bir şeyin bize ateş etme ihtimali var mı?"
Dr. Chen sakin bir ifadeyle ona baktı.
"Test alanlarında güvenlik önlemleri aktiftir."
Noah Ethan’a döndü.
"Bu hayır demek değildi."
Olivia alçak sesle konuştu.
"Kesinlikle değildi."
Grup ana salondan ayrılıp Sektör 9’a doğru ilerlemeye başladı. Bu kez koridor daha sade görünüyordu. Duvarlarda parlak tanıtım ekranları yoktu. Bunun yerine güvenlik kameraları, tarama panelleri ve kapalı geçiş noktaları vardı.
Ethan çevresine dikkatle baktı. Sektör 9’a yaklaştıkça Quart’ın daha kontrollü bir yerine girdiklerini hissediyordu.
Koridorun sonunda büyük, koyu renkli bir kapı belirdi.
Üzerinde şu yazıyordu:
SEKTÖR 9
Savunma Teknolojileri
Dr. Chen kartını güvenlik paneline okuttu. Bu kez kapılar açılmadan önce yalnızca kart yetmedi. Yan duvardan ince bir ışık çizgisi çıktı ve grubun önünden geçti. Ardından panelde yeşil bir işaret belirdi.
Kapılar ağır ağır açıldı.
İçeri girdiklerinde karşılarına geniş bir test alanı çıktı. Burası bir laboratuvardan çok yüksek güvenlikli bir eğitim merkezine benziyordu. Zemin farklı bölgelere ayrılmıştı. Bir tarafta drone test alanı, başka bir tarafta zırh panelleri ve enerji kalkanı simülasyonları vardı. Duvarlardaki ekranlarda tehdit algılama sistemleri, savunma rotaları ve güvenlik protokolleri gösteriliyordu.
Noah etrafına bakındı.
"Tamam. Burası kesinlikle kahve makinesi olmayan bir yer."
Dr. Chen gruba döndü.
"Sektör 9, Quart’ın savunma teknolojileri üzerine çalıştığı bölümdür. Burada amaç saldırı sistemleri üretmek değil, insanları, şehirleri, araştırma merkezlerini ve kritik altyapıları koruyacak teknolojiler geliştirmektir."
Olivia dikkatle dinliyordu.
"Yani güvenlik sistemleri."
"Evet," dedi Dr. Chen. "Ama yalnızca kapı kilitleri ya da kameralar değil. Otonom koruma sistemleri, tehdit algılama yapay zekâları, afet bölgelerinde kullanılacak savunma robotları, siber güvenlik altyapıları ve enerji kalkanı prototipleri."
Ethan bunu duyunca Sektör 3’ü hatırladı.
"Yapay zekâ burada da kullanılıyor."
Dr. Chen başını salladı.
"Quart’ta neredeyse her sistem bir noktada diğer sektörlere bağlanır. Tehditleri zamanında fark etmek için işlemci gücü gerekir. Bu sistemleri çalıştırmak için enerji gerekir. Karar vermek için yapay zekâ gerekir. Dayanıklı gövdeler için malzeme bilimi gerekir. Hareketli birimler için robotik gerekir."
Noah alçak sesle konuştu.
"Yani hepsi birleşince burası oluyor."
"Evet," dedi Dr. Chen. "Ama savunma teknolojilerinde en önemli şey güç değil, kontrol ve sorumluluktur."
Bu cümle Ethan’ın dikkatini çekti.
Sorumluluk.
Quart’ın her şeyi etkileyici görünüyordu ama Sektör 9, bu teknolojilerin yanlış kullanıldığında ne kadar tehlikeli olabileceğini de hatırlatıyordu.
Dr. Chen onları ilk test alanına götürdü. Camın arkasında küçük savunma dronları vardı. Dronlar silahlı değildi. Üzerlerinde sensörler, ışık panelleri ve yönlendirme sistemleri bulunuyordu.
"Bu dronlar afet bölgelerinde, kalabalık alanlarda ya da güvenlik riski bulunan bölgelerde kullanılır," dedi Dr. Chen. "Görevleri saldırmak değil; bölgeyi taramak, tehlikeyi tespit etmek ve insanları güvenli güzergâhlara yönlendirmektir."
Bir araştırmacı komut verdi. Camın arkasındaki test alanında duman simülasyonu başladı. Küçük dronlar havalandı ve alanı taramaya başladı. Birkaç saniye içinde holografik harita üzerinde güvenli çıkış yolları belirdi.
Olivia cama yaklaştı.
"Yangın ya da deprem gibi durumlarda kullanılabilir."
"Aynen öyle," dedi Dr. Chen. "İnsanların panik anında doğru yolu bulması zor olabilir. Bu sistemler, kalabalığı güvenli şekilde yönlendirmek için geliştirildi."
Noah başını salladı.
"Tamam. Bu hoşuma gitti."
Olivia ona baktı.
"Şaşırdım."
"Noah Carter güvenliği destekler."
"Beş dakika önce buradan korkuyordun."
"Hâlâ korkuyorum. Ama artık saygı da duyuyorum."
Bir sonraki alanda daha büyük bir test düzeneği vardı. Ortada metal bir plaka bulunuyordu. Plakanın karşısında ise kontrollü darbe üreten bir makine vardı.
Dr. Chen açıklamaya başladı.
"Burada dayanıklı koruma panelleri test edilir. Bunlar askeri amaçların dışında, uzay araçlarında, araştırma üslerinde, afet barınaklarında ve yüksek riskli laboratuvarlarda da kullanılabilir."
Makine çalıştı. Metal plakaya güçlü bir darbe uygulandı. Ses bütün salonda yankılandı. Plaka sarsıldı ama kırılmadı.
Ekranda hasar analizi belirdi.
Ethan dikkatle baktı.
"Plaka darbeyi dağıttı."
Dr. Chen memnun olmuş gibi başını salladı.
"Evet. Dayanıklılık yalnızca sert olmak değildir. Bazen önemli olan, gelen enerjiyi tek bir noktada tutmak yerine bütün yüzeye dağıtmaktır."
Noah kendi koluna baktı.
"Keşke sınav stresini de böyle dağıtabilsek."
Olivia cevap verdi.
"Sen genelde onu çevrendekilere dağıtıyorsun."
Grubun içinden birkaç kişi güldü.
Sonraki bölümde öğrencileri daha etkileyici bir gösteri bekliyordu. Geniş bir odanın ortasında şeffaf bir alan vardı. Zemindeki halkalar mavi ışıklarla parlıyordu.
Dr. Chen durdu.
"Bu, enerji bariyeri simülasyon alanı."
Noah hemen geriye bir adım attı.
"Ben burada izleyici kalmayı tercih ederim."
Araştırmacılardan biri sistemi başlattı. Odanın ortasında yarı saydam, mavi renkli bir kalkan belirdi. Tamamen katı değildi. Daha çok titreşen bir ışık duvarı gibi görünüyordu.
Dr. Chen anlatmaya başladı.
"Bu sistem henüz erken aşamada. Amacı, küçük parçacıkları, yüksek hızlı enkazları ya da belirli enerji dalgalarını saptırmak. Özellikle uzay araçları ve araştırma üsleri için önemlidir."
Ethan kalkanı izlerken Sektör 4’teki uzay aracını düşündü.
"Uzayda küçük bir parça bile tehlikeli olabilir."
"Doğru," dedi Dr. Chen. "Yüksek hızla hareket eden küçük bir enkaz parçası, büyük hasara yol açabilir. Bu tür sistemler o riski azaltmak için geliştirilir."
Olivia kalkanın yüzeyindeki dalgalanmalara baktı.
"Tam olarak duvar gibi değil."
"Hayır. Daha çok yönlendirme alanı gibi düşünebilirsiniz. Gelen etkiyi durdurmak yerine yönünü değiştirmeye çalışır."
Noah derin bir nefes aldı.
"Tamam, kabul ediyorum. Bu çok havalı."
Dr. Chen hafifçe gülümsedi.
"Bunu duymak güzel."
Turun son kısmında onları siber güvenlik merkezine götürdüler. Bu bölüm diğerlerinden daha sessizdi. Büyük ekranlarda ağ haritaları, veri akışları ve güvenlik katmanları görünüyordu. Araştırmacılar gelen tehdit denemelerini analiz ediyor, sistemlerin açıklarını bulmaya çalışıyordu.
Dr. Chen gruba döndü.
"Savunma yalnızca fiziksel değildir. Modern dünyada en büyük tehditlerden bazıları dijitaldir. Bir enerji ağını, hastane sistemini ya da uzay aracını korumak, bazen bir kapıyı korumaktan daha zordur."
Ethan ekranlardan birine baktı. Haritada bir veri saldırısı simülasyonu gösteriliyordu. Sistem saldırıyı algılıyor, zararlı trafiği ayırıyor ve güvenli bağlantıları koruyordu.
Olivia sessizce konuştu.
"Bir şeyleri korumak, onları üretmek kadar önemli."
Dr. Chen başını salladı.
"Bazen daha önemli."
Bu cümleyle birlikte odada kısa bir sessizlik oluştu.
Sektör 9, Ethan’a teknolojinin başka bir yüzünü göstermişti. Daha ciddi, daha kontrollü ve daha fazla sorumluluk isteyen bir yüz.
Burada her şey etkileyiciydi ama eğlenceli değildi.
Çünkü bu sistemlerin var olma nedeni, bir şeylerin ters gidebilme ihtimaliydi.
Tur sona erdiğinde grup yeniden ana koridora yöneldi.
Noah bu kez diğer günlere göre daha sessizdi.
Olivia bunu fark etti.
"Bugün az konuştun."
Noah omuz silkti.
"Bu bölüm biraz ciddiydi."
Ethan başını salladı.
"Evet."
Noah kısa bir süre düşündü.
"Yani şunu anladım. Robot kahve getirebilir, yapay zekâ afet tahmini yapabilir, enerji sistemi şehirleri ayakta tutabilir... Ama biri bunları bozmak isterse başka bir sistemin de onları koruması gerekiyor."
Olivia hafifçe gülümsedi.
"Bu bayağı iyi bir özet."
Noah gururlanacak gibi oldu ama sonra kendini tuttu.
"Bugünlük yeterince ciddiyim."
Dr. Chen önlerindeki yönlendirme ekranına baktı.
"Yarın Sektör 10’u ziyaret edeceğiz."
Ethan başını kaldırdı.
Sektör 10.
İleri Araştırmalar.
Noah da ekrana baktı.
"İleri Araştırmalar kulağa fazla geniş geliyor."
Olivia yavaşça konuştu.
"Belki de orada her şeyin biraz daha fazlası vardır."
Ethan cevap vermedi.
Quart’ın şimdiye kadar gösterdiği her şey etkileyiciydi.
Ama Sektör 10 ismi, nedense diğerlerinden daha farklı hissettiriyordu.
Sanki orası yalnızca yeni teknolojilerin değil, henüz cevabı bulunmamış soruların da saklandığı yerdi.