Sektör 3: Düşünen Makineler
Sektör 2 turu sona erdiğinde Ethan kendini biraz daha yorgun hissediyordu.
Sektör 1 ona teknolojinin ne kadar küçük parçalardan oluşabileceğini göstermişti. Sektör 2 ise bütün o teknolojilerin çalışabilmesi için ne kadar büyük bir güce ihtiyaç duyduğunu.
Biri beyniydi.
Diğeri kalbi.
Quart Laboratories, her geçen gün onun gözünde biraz daha büyüyordu.
Günün sonunda eve döndüğünde annesi yine nasıl geçtiğini sordu. Ethan bu kez daha fazla şey anlatmaya çalıştı. Enerji çekirdeğinden, şehir simülasyonundan ve Sektör 2'nin devasa salonundan bahsetti. Fakat anlattıkça fark etti ki Quart'ı kelimelerle tarif etmek hâlâ zordu.
Ertesi sabah laboratuvara geldiğinde ana salon artık ona eskisi kadar yabancı gelmiyordu. Girişte kartını okuttu, güvenlik kontrolünden geçti ve Grup 14'ün toplandığı alana yöneldi.
Olivia her zamanki gibi ondan önce gelmişti.
Bu kez kahve yerine elinde küçük bir tablet vardı. Ekranda Quart'ın sektör listesi açıktı.
"Günaydın." dedi Ethan.
Olivia başını kaldırdı.
"Günaydın."
"Bugün haritayı çözebildin mi?"
"Hayır. Ama en azından kaybolmadan kaybolmuş gibi davranmayı öğrendim."
Ethan gülümsedi.
"Bu da bir gelişme."
Noah birkaç saniye sonra yanlarına geldi. Elinde kahve bardağı vardı ama bu kez daha uyanık görünüyordu.
"Bugün ne geziyoruz?"
Olivia tablete baktı.
"Sektör 3. Yapay Zekâ Araştırmaları."
Noah kısa bir süre durdu.
"Harika."
Ethan ona baktı.
"Neden öyle söyledin?"
"Çünkü bugün makinelerin bizden daha zeki olduğunu resmen kabul edeceğiz."
Olivia omuz silkti.
"Bazılarımız için bu zaten zor bir yarış değildi."
Noah ona döndü.
"Bunu bana mı söyledin?"
"Sen öyle anladıysan."
Ethan gülmemek için başını çevirdi.
Birkaç dakika sonra Dr. Chen yanlarına geldi. Elindeki tabletten listeyi kontrol etti.
"Herkes hazırsa başlayalım. Bugün Sektör 3'ü ziyaret edeceğiz."
Noah kahvesinden bir yudum aldı.
"Yapay zekâlar bize dostça davranacak mı?"
Dr. Chen yürümeye başladı.
"Bu, onlara nasıl davrandığınıza bağlı."
Noah bir an duraksadı.
"Şaka yapıyorsunuz, değil mi?"
Dr. Chen cevap vermedi.
Grup ana salondan ayrılıp Sektör 3'e giden koridora yöneldi. Bu kez geçtikleri koridorlar diğerlerinden farklıydı. Duvarlarda sabit ekranlar yerine sürekli değişen veri akışları vardı. Bazı panellerde kelimeler, bazı panellerde görüntüler, bazılarında ise insan yüzleri belirip kayboluyordu.
Ethan yürürken ekranlardan birine baktı.
Bir yapay zekâ, aynı anda yüzlerce farklı dili analiz ediyor gibiydi. Başka bir ekranda bir robot kol, insan hareketlerini taklit etmeyi öğreniyordu. Bir diğerinde ise sanal bir ortamda çalışan küçük araçlar, engelleri aşarak hedefe ulaşmaya çalışıyordu.
Olivia yavaşça konuştu.
"Burası diğerlerinden daha sessiz."
Ethan başını salladı.
"Evet. Ama sanki her şey bizi izliyormuş gibi."
Noah hemen araya girdi.
"Bu cümleyi hiç sevmedim."
Koridorun sonunda büyük cam kapılar vardı. Kapının üzerinde şu yazıyordu:
SEKTÖR 3
Yapay Zekâ Araştırmaları
Dr. Chen kartını güvenlik paneline okuttu. Kapı açıldığında içeriden yoğun bir makine sesi değil, düşük ve düzenli bir uğultu geldi. Bu ses daha çok binlerce bilgisayarın aynı anda çalışmasına benziyordu.
İçeri girdiklerinde Ethan'ın ilk fark ettiği şey ekranlar oldu.
Sektör 3 devasa bir veri merkezi ile araştırma laboratuvarının birleşimi gibiydi. Salonun bir tarafında cam bölmeler içinde araştırmacılar çalışıyor, diğer tarafında ise yüksekliği tavana kadar uzanan siyah sunucu kuleleri bulunuyordu. Tavan boyunca uzanan ışık çizgileri salonun ortasında birleşiyor, zemindeki cam panellerin altında veri hatları parlıyordu.
Dr. Chen grubun önünde durdu.
"Sektör 3, Quart'ın yapay zekâ araştırmalarının yürütüldüğü bölümdür. Burada yalnızca sohbet eden ya da komut alan sistemler geliştirmiyoruz. Öğrenebilen, karar süreçlerini analiz edebilen ve karmaşık problemleri insanlarla birlikte çözebilen modeller üzerinde çalışıyoruz."
Noah elini kaldırdı.
"Yani bizi gereksiz hale getirmeye çalışmıyorsunuz?"
Dr. Chen hafifçe gülümsedi.
"Hayır. İyi tasarlanmış bir yapay zekânın amacı insanı değiştirmek değil, insanın çözmekte zorlandığı sorunlarda ona yardımcı olmaktır."
Olivia dikkatle dinliyordu.
"Ne tür sorunlar?"
Dr. Chen onları salonun ortasındaki holografik masaya götürdü.
"Mesela hastalık teşhisi, afet tahmini, şehir planlaması, uzay araçlarının rota hesaplaması, enerji tüketim analizleri..."
Ethan araya girdi.
"Sektör 1 ve Sektör 2'de gördüğümüz sistemlerle bağlantılı yani."
"Evet." dedi Dr. Chen. "Quart'taki sektörler birbirinden bağımsız çalışmaz. Bir işlemci tek başına yeterli değildir. Enerji olmadan çalışamaz. Yapay zekâ olmadan da karmaşık verileri anlamlandırmak zorlaşır."
Holografik masa çalıştı.
Ortada sanal bir şehir belirdi. Bu kez şehir yalnızca enerji hatları ya da trafik akışı göstermiyordu. İnsan hareketleri, hava durumu, ulaşım yoğunluğu, sağlık verileri ve acil durum kayıtları aynı anda görünüyordu.
Dr. Chen ekrana dokundu.
"Bu, yapay zekâ destekli afet önleme simülasyonu."
Şehrin kıyı bölgesinde kırmızı bir uyarı belirdi.
"Model, yaklaşan fırtınayı ve olası su baskını riskini hesaplıyor. Aynı anda hangi yolların kapanacağını, hangi hastanelerin yoğunlaşacağını ve hangi bölgelerin tahliye edilmesi gerektiğini öneriyor."
Noah kaşlarını kaldırdı.
"Yani felaket olmadan önce hazırlık yapıyor."
"Aynen öyle."
Olivia ekrana baktı.
"Peki her zaman doğru tahmin yapabilir mi?"
"Hayır." dedi Dr. Chen. "Yapay zekânın en önemli sınırlarından biri budur. Model ne kadar gelişmiş olursa olsun, elindeki veriler eksik ya da hatalıysa sonucu da hatalı olabilir."
Ethan bu cevabı beğenmişti. Çünkü Dr. Chen yapay zekâyı mucize gibi anlatmıyordu. Güçlüydü ama kusursuz değildi.
Dr. Chen devam etti.
"Bu yüzden burada yalnızca güçlü modeller geliştirmiyoruz. Aynı zamanda güvenilir modeller geliştirmeye çalışıyoruz. Bir yapay zekânın neden o kararı verdiğini anlamak, bazen kararın kendisinden daha önemlidir."
Noah Ethan'a doğru eğildi.
"Ben bazen kendi kararlarımın nedenini bilmiyorum."
Olivia bunu duydu.
"Bu bizi şaşırtmadı."
Grup laboratuvarın başka bir bölümüne geçti. Camın arkasında insansı olmayan küçük robotlar vardı. Bazıları nesneleri taşıyor, bazıları denge kurmaya çalışıyor, bazıları ise engellerin arasından geçiyordu.
Dr. Chen onları işaret etti.
"Bu bölümde yapay zekâ modelleri fiziksel dünyada test edilir. Simülasyonda doğru çalışan bir sistem, gerçek dünyada aynı başarıyı gösteremeyebilir. Zemin kaygan olabilir, ışık değişebilir, sensörler hata yapabilir."
Ethan küçük robotlardan birinin kutuyu kaldırmaya çalışmasını izledi. Robot ilk denemede kutuyu düşürdü. Sonra durdu, kolunun açısını değiştirdi ve ikinci denemede kutuyu kaldırmayı başardı.
"Öğreniyor." dedi Ethan.
Dr. Chen başını salladı.
"Evet. Deneyerek, hata yaparak ve veriyi yeniden değerlendirerek."
Noah kollarını bağladı.
"Yani robotlar da başarısız oluyor."
"Elbette."
"Bu beni rahatlattı."
Olivia gülümsedi.
"Neden?"
"Çünkü en azından ortak bir noktamız var."
Tur ilerledikçe Ethan'ın zihninde Quart'ın yapısı biraz daha netleşmeye başladı. Sektör 1 bilgiyi işleyen beyni kuruyordu. Sektör 2 ona güç veriyordu. Sektör 3 ise o sistemlere öğrenme ve karar verme yeteneği kazandırıyordu.
Her bölüm tek başına etkileyiciydi.
Ama birlikte düşündüğünde çok daha büyük bir şeyin parçaları gibiydiler.
Dr. Chen grubun önünde durdu.
"Bugünlük burada kısa bir ara vereceğiz. Sonrasında yapay zekâ eğitim merkezini göreceksiniz."
Noah hemen elini kaldırdı.
"Orada yapay zekâ bize sınav yapacak mı?"
Dr. Chen gülümsedi.
"Hayır."
Noah rahat bir nefes aldı.
"Şimdilik."
Noah'ın yüzü düştü.
Olivia güldü.
Ethan ise camın arkasındaki robotlara bakmaya devam etti. Onlardan biri düşürdüğü kutuyu tekrar kaldırmış, bu kez daha dengeli hareket etmeyi başarmıştı.
Ethan o an basit bir şey fark etti.
Quart'ta makineler yalnızca çalışmıyordu.
Öğreniyordu.