BÖLÜM 5

1330 Words
Geleceğin Beyni: QX-9 Dr. Chen grubu geniş bir koridordan geçirerek başka bir laboratuvara götürdü. Sektör 1'in bu tarafı, üretim alanlarına göre daha sessizdi. Cam duvarların arkasında çalışan makineler azalmış, onların yerini büyük ekranlar, veri panelleri ve holografik masalar almıştı. Ethan yürürken etrafı dikkatle inceliyordu. Az önce gördüğü üretim hattı zaten yeterince etkileyiciydi. Fakat burası farklıydı. Burada bir şeyler üretilmiyor, sanki geleceğin kendisi tasarlanıyordu. Koridorun sonunda geniş bir kapının önünde durdular. Kapının üzerinde şu yazıyordu: İşlemci Tasarım ve Test Merkezi Dr. Chen kartını güvenlik paneline okuttu. Kapılar açıldığında içerideki manzara öğrencilerin dikkatini hemen çekti. Salonun ortasında yarım daire şeklinde sıralanmış ekranlar bulunuyordu. Tavandan sarkan holografik projektörler çalışır durumdaydı. İçerideki araştırmacılar, önlerindeki ekranlarda sürekli değişen verileri inceliyordu. Bazıları işlemci modelleri üzerinde değişiklik yapıyor, bazıları ise simülasyon sonuçlarını karşılaştırıyordu. Noah yavaşça Ethan'a yaklaştı. "Burada yanlışlıkla bir tuşa bassam dünya ekonomisi çöker mi?" Ethan etrafa baktı. "Büyük ihtimalle önce seni dışarı atarlar." "Bu da mantıklı." Dr. Chen grubun önünde durdu. "Şanslısınız." Öğrenciler merakla ona baktı. "Bugün yeni nesil işlemci prototiplerinden birinin test gösterimi yapılacak." Noah'ın gözleri büyüdü. "Gerçekten mi?" "Gerçekten." Grubun ön kısmındaki araştırmacılar hazırlık yapmaya başladı. Birkaç saniye sonra salonun ortasında mavi renkli bir hologram belirdi. İlk başta yalnızca küçük bir işlemci modeli görünüyordu. Sonra görüntü büyümeye başladı ve işlemci metrelerce genişliğinde üç boyutlu bir modele dönüştü. Öğrenciler hayranlıkla izliyordu. Milyarlarca bağlantı hattı ışıklar halinde işlemcinin içinde hareket ediyor, veri akışları mavi çizgiler şeklinde farklı bölümlere dağılıyordu. Ethan sanki küçücük bir çipin içine değil, başka bir şehrin haritasına bakıyormuş gibi hissetti. Dr. Chen açıklamaya başladı. "Şu anda gördüğünüz sistem QX-9 mimarisi." Ekranda teknik bilgiler belirdi. "QX-9, Quart'ın en yeni işlemci prototiplerinden biri. Bu sistem aynı anda milyarlarca veri akışını analiz edebiliyor. Yalnızca hızlı hesaplama yapmak için değil, karmaşık sistemleri gerçek zamanlı yönetmek için tasarlandı." Olivia dikkatle izliyordu. "Bunu diğerlerinden farklı yapan ne?" Dr. Chen gülümsedi. "Size göstereyim." Yakındaki araştırmacılardan biri komut verdi. Bir anda hologramın yanında dev bir şehir modeli oluştu. Gökyüzünde araçlar hareket ediyor, insanlar yürüyor, binalar enerji tüketiyor ve şehrin her noktası canlı veri üretiyordu. Dr. Chen modelin etrafında yürümeye başladı. "Bu, yaklaşık on milyon insanın yaşadığı bir şehrin simülasyonu. Trafik akışı, enerji tüketimi, hava koşulları, acil durum sistemleri, iletişim ağları ve milyonlarca bireysel hareket aynı anda hesaplanıyor." Ethan şehir modeline yaklaştı. Hologramdaki araçların hareketleri rastgele değildi. Her biri başka bir veriye göre yön değiştiriyor, yavaşlıyor ya da hızlanıyordu. Araştırmacı yeni bir komut verdi. Şehrin tamamı anında değişmeye başladı. Trafik hesaplandı. Enerji kullanımı analiz edildi. Hava koşulları simüle edildi. Acil durum rotaları yeniden düzenlendi. Milyarlarca veri noktası aynı anda işlendi. Bütün bunlar yalnızca birkaç saniye sürmüştü. Salondan şaşkınlık sesleri yükseldi. Noah ağzı açık şekilde ekrana bakıyordu. "Tamam..." Kimse cevap vermedi. Çünkü herkes aynı derecede etkilenmişti. Noah birkaç saniye sonra devam etti. "Bu biraz korkutucu." Dr. Chen başını salladı. "Yeni teknolojiler genellikle öyledir." Olivia hâlâ holografik şehre bakıyordu. "Böyle bir sistem gerçek bir şehri yönetebilir mi?" "Teorik olarak evet," dedi Dr. Chen. "Ama Quart'ın amacı insanların yerine karar vermek değil. Karmaşık sistemleri daha güvenli ve daha verimli hale getirmek." Noah kaşlarını kaldırdı. "Bu cümleyi kötü niyetli yapay zekâlar da söylerdi." Olivia ona baktı. "Sen gerçekten her şeyde felaket senaryosu bulabiliyorsun." "Bu bir yetenek." Gösteri devam ederken ekranda farklı testler açıldı. Bir uzay aracının rota hesaplaması, küresel bir enerji ağının dengelenmesi ve binlerce robotun aynı anda hareket ettiği bir üretim simülasyonu gösterildi. QX-9 her seferinde verileri birkaç saniye içinde işliyor, en uygun sonucu ekrana getiriyordu. Ethan bütün bunları izlerken kendi bilgisayarını düşündü. Evindeki eski dizüstü bilgisayar bazen tek bir programı açarken bile zorlanıyordu. Burada ise bir işlemci, koca bir şehrin geleceğini saniyeler içinde hesaplıyordu. Gösteri sona erdiğinde hologram yavaş yavaş dağıldı. Mavi ışıklar birkaç saniye boyunca havada kaldıktan sonra tamamen kayboldu. Salondaki öğrenciler kendi aralarında konuşmaya başladı. Birçoğu gördükleri teknolojiden etkilenmiş görünüyordu. Noah hâlâ az önceki şehir simülasyonunun gösterildiği alana bakıyordu. "Bunun öğrenci gezisi olduğuna emin miyiz?" Olivia güldü. "Neden?" "Çünkü benim üniversitedeki laboratuvarımda çalışan tek şey kahve makinesi." Ethan istemsizce güldü. "Belki de yanlış üniversiteye gitmişsindir." "Şu an bunu ciddi ciddi düşünmeye başladım." Dr. Chen öğrencilerin yeniden etrafında toplanmasını bekledi. Ardından grubu laboratuvarın başka bir bölümüne götürdü. Koridor boyunca ilerlerken cam duvarların arkasında farklı ekipler çalışıyordu. Bazı araştırmacılar dev ekranların önünde işlemci mimarileri tasarlıyor, bazıları ise yeni prototipleri test ediyordu. Bir laboratuvarda tamamen robotlardan oluşan bir üretim hattı vardı. İnsanlar yalnızca sistemi denetliyordu. Noah durup içeriyi izledi. "Bir gün robotlar bütün işlerimizi elimizden alacak." Olivia hiç düşünmeden cevap verdi. "Senin işini alırlarsa muhtemelen daha düzenli yaparlar." Grubun içinden birkaç kişi güldü. Noah ise alınmış gibi görünmedi. "Bu çok kırıcıydı." Tur yaklaşık bir saat boyunca devam etti. Öğrenciler tasarım merkezlerini, test laboratuvarlarını ve veri kontrol odalarını gezdi. Sektör 1 yalnızca işlemci üretmiyordu. Geleceğin teknolojilerinin temelini inşa ediyordu. Turun sonunda grup tekrar ana gözlem alanına döndü. Buradan bütün tesis görülebiliyordu. Yüzlerce araştırmacı. Binlerce makine. Sayısız proje. Ethan camın önünde durup aşağıyı izledi. Bu yer yalnızca bir laboratuvar değildi. Küçük bir şehir gibiydi. Belki de Dr. E. Walker haklıydı. İnsan burada gerçekten kaybolabilirdi. Tam o sırada laboratuvarın uzak bölümlerinden kısa bir alarm sesi duyuldu. Bir saniye. İki saniye. Sonra sustu. Öğrencilerin çoğu dönüp sesin geldiği yöne baktı. Birkaç araştırmacı hızla yan koridorlardan birine yöneliyordu. Dr. Chen'in yüzündeki ifade çok kısa bir anlığına değişti ama hemen normale döndü. "Endişelenmenize gerek yok," dedi sakin bir sesle. "Bu tür durumlar zaman zaman yaşanabilir." Öğrenciler tekrar yürümeye başladı. Fakat Ethan arkasına dönüp son kez baktı. Araştırmacılar hâlâ aynı koridora koşuyordu. Ve bu durum ona sıradan bir teknik arızadan biraz daha önemli görünmüştü. Birkaç dakika sonra grup Sektör 1'den ayrıldı. Koridorlara çıktıklarında Noah derin bir nefes verdi. "Tamam." "Neye tamam?" diye sordu Olivia. "Artık resmen yetersiz hissediyorum." Ethan güldü. Noah başını salladı. "Hayır, ciddiyim. Buradaki insanlar uzay gemisi yapıyor. Ben geçen hafta hesap makinesi uygulaması yazdım." Olivia bu kez kahkahayı bastıramadı. Koridor boyunca yürümeye devam ettiler. Günün geri kalanında onlara yalnızca kısa bilgilendirmeler yapıldı. Kimlik kartlarının kullanım kuralları, laboratuvar sınırları ve hangi alanlara izinsiz girilmemesi gerektiği anlatıldı. Ethan söylenenleri dinliyordu ama aklı hâlâ Sektör 1'deydi. QX-9 gösterisi. Mikroskobik devreler. Laboratuvarın uzak tarafından gelen kısa alarm sesi. Ve Dr. Henry Walker adı. Gün sona erdiğinde öğrenciler ana çıkışa yönlendirildi. Quart'ın cam kapılarından dışarı çıktıklarında hava kararmaya başlamışti. Binanın dış yüzeyindeki ışıklar yanmış, laboratuvar devasa bir kule gibi şehrin üzerinde parlamaya başlamıştı. Noah derin bir nefes aldı. "Bugün beynim fazla çalıştı." Olivia gülümsedi. "Senin için yeni bir deneyim olmalı." "Çok komiksin." Ethan ikisine bakıp hafifçe güldü. Yorgundu ama bu yorgunluk kötü hissettirmiyordu. Daha çok uzun bir günün ardından zihninde hâlâ cevaplanmamış sorular kalmış gibiydi. Noah elindeki çantasını omzuna attı. "Ben gidiyorum. Yarın görüşürüz, teknoloji kurbanları." Olivia başını salladı. "Yarın görüşürüz." Ethan da ona baktı. "Görüşürüz." Noah başka bir durağa doğru yürüdü. Olivia ise kampüs servisine yöneldi. Ethan kısa bir süre olduğu yerde kaldıktan sonra kendi otobüs durağına doğru ilerledi. Otobüse bindiğinde içerisi sakindi. Cam kenarına oturdu ve başını koltuğa yasladı. Şehrin ışıkları camdan akıp geçerken Quart'ın koridorları tekrar gözlerinin önüne geldi. Dr. E. Walker'ın otobüste söyledikleri de aklına geldi. "Quart'ta çok soru soracaksın." O an bu cümle ona garip gelmişti. Şimdi ise biraz daha anlamlıydı. Eve vardığında annesi mutfaktaydı. Ethan içeri girer girmez ona döndü. "Günün nasıl geçti?" Ethan çantasını kapının yanına bıraktı. "Uzundu." Annesi gülümsedi. "İyi mi uzun, kötü mü uzun?" Ethan birkaç saniye düşündü. "Sanırım iyi." Daha fazla anlatmak istedi ama nereden başlayacağını bilemedi. Sektör 1'i, QX-9'u, robot kolları ve devasa laboratuvarları anlatmak için kelimeler yetersiz kalıyordu. "Yarın yine erken mi çıkacaksın?" diye sordu annesi. "Evet. Bu kez Sektör 2'yi gezeceğiz." "Enerji sistemleri olan mı?" Ethan şaşırdı. "Bunu nereden biliyorsun?" "Sabah broşürüne bakmıştım." Ethan hafifçe gülümsedi. "Evet. O." Odasına geçtiğinde bilgisayarını bile açmadı. Normalde böyle bir günün ardından not almak isterdi ama zihni çok yorgundu. Üzerini değiştirdi, yatağına uzandı ve tavana baktı. Aklında hâlâ aynı görüntüler vardı. Mavi hologramlar. Işıklarla dolu işlemci modeli. Camın arkasında koşan araştırmacılar. Ve duvardaki isim. Dr. Henry Walker. Ethan nedenini bilmeden bu ismi tekrar düşündü. Sonra göz kapakları ağırlaştı. Quart'taki ilk gerçek turu bitmişti. Ama içten içe bunun yalnızca başlangıç olduğunu hissediyordu. Ertesi gün onları Quart'ın en ünlü bölümlerinden biri bekliyordu. Sektör 2. Enerji Sistemleri.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD