Ewan o an kadına son bir bakış attı. Öylesine sinirli ve öylesine kötü bir bakıştı ki bu karısına sonsuza değdin defolup gitmesini haykırıyor gibiydi. “Scott!” diye gürledi kaleye doğru. İki kez daha bağırdığında askeri koşarak yanına gelmişti. Genç adam Charlotte’u gösterip “Kadını, nereye istiyorsa götür!” diye emretti. Sonra o mavi gözlere son bir kez dahi bakmayıp arkasını döndü. Kim kimi terk ediyordu, Charlotte anlamamıştı! Genç kadın şaşkın olsa da daha ziyade korkunç bir hisle titredi. Soğuktan değildi bu! Evet üşüyordu ama kalbinden… Gözleri yaşlarla parlarken Ewan’a bakıyordu. Onu öylece bırakan kocasına! Şimdi bile gitmesini buyuruyorsa İngiltere’ye nasıl gelecekti. Ne zaman gelecekti, hayır asla gelmeyecekti. Bitiyordu işte her şey… Buraya kadardı. Aşkı için çok acı çekm

