Kapının aniden açılmasıyla yerimden sıçradım. Annem de benimle birlikte yerinden kalkmıştı. Biraz sonra görüş açıma giren Arel'le ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Rahatlamış gibi derin bir nefes alıp, anneme nazikçe gülümsedi. "Kusura bakmayın kapıyı çaldım ama ses vermediniz. Bende merak ettim" dediğinde gerçekten de Prensliğinin hakkını veriyordu. "Ah Archie, senin böyle Rose için ne kadar endişe ettiğini gördükçe kızımın ne kadar doğru bir karar verdiğini görüyorum. Sizi böyle mutlu görünce çok seviniyorum." Annemin o melodik çıkan sesiyle Arel'in tebessümü genişledi. Ailemle iyi anlaşıyordu. "Rose benim için çok değerli, emin olun Kraliçem ondan uzak olmaz dayanılmaz bir his" diyerek gözlerimin içine bakarak konuştuğunda sanki gözlerinde yüzyılları taşıyor gibiydi. "Ben gidiyor

