Alya’nın adımları holdingin ellinci katındaki o uzun, pürüzsüz mermer koridorda yankılanırken, topuklarının çıkardığı her ses kurumsal birer mühür gibi duvarlarda patlıyordu. Salonun meşe kapısı arkasından tamamen kapandığında, Karan o devasa cam cephenin önünde, elinde milyar dolarlık Schneider sözleşmesiyle bir heykel gibi kalakalmıştı. Masanın üzerinde duran evraklar, parlak projektör ışıklarının altında bir zafer anıtı gibi duruyordu durmasına ama oda bir anda öyle bir soğumuştu ki, Karan Demir hayatında ilk kez kazandığı bir başarının ardından üşüdüğünü hissetti. Şirketi kurtarmıştı. Amcası Kudret’in otuz yıllık feodal saltanatını tek bir imza hamlesiyle yeryüzünden silmişti. Alman ortaklar onun vizyonuna boyun eğmişti. Fakat tüm bu lüksün, paranın ve gücün ortasında, göğsünün sol tar

