Buğu Şirin: Dediğim gibi Utku, istersen gruptan çık.
Utku Savaş: Sen dedin ve ben de çıkmadım.
Utku Savaş: Özelden yazmana gerek yoktu.
Buğu Şirin: O zaman lütfen konuşma.
Buğu Şirin: Sen konuşunca hevesimin kırıldığını hissediyorum.
Buğu Şirin: Ruh halimi sömüyorsun.
Utku Savaş: Seni tanımasam şakalarımı ciddiye aldığını düşüneceğim, Buğu.
Utku Savaş | Yazıyor...
Buğu Şirin: Şaka?
Buğu Şirin: Doruk'u aradığımda telefonu açıp "Duştalar." dedin.
Utku Savaş | Çevrim içi
Buğu Şirin: Bu mu şaka?
Utku Savaş: Şaka olmasa gülmezdin, değil mi?
Utku Savaş: "Komikmiş." demezdin.
Utku Savaş: Şakaymış ki gülebildin.
.
Yıl Dönümü
Buğu Şirin: Neyse işte yardım edecek misiniz?
Baran Sancak: Nereye kayboldun kızım?
Eray Dokuz: Yarım saat nereye gittin?
Koray Merter: Yoksa "size geliyorum" dediğim için bana yemek mi yapmaya başladın?
Buğu Şirin: Telefonumun şarjı bitti, gittim.
Buğu Şirin: Soruma cevap verir misiniz?
Baran Sancak: Üstümüze düşen görevi söyle başkan.
Koray Merter: Hallederiz kanka, rahat ol.
Eray Dokuz: İki tosta dilediğin ne varsa yaparım.
Buğu Şirin: Utku sen yardım etmesen de olur.
Utku Savaş: Sadece izlemek sıkıcı olur.
Utku Savaş: Görev dağılımı yap kafana göre, bana uyar.
Buğu Şirin: Teşekkür ederim.
Buğu Şirin: Hepinize çok teşekkür ederim.
.
Eda Buse: Doruk sana geçen gün "konuşalım" demiştim, hatırlıyor musun?
Doruk Erzem: Eda konuşmak istemiyorum.
Doruk Erzem: Konuşacak bir şeyimiz olduğunu da düşünmüyorum.
Eda Buse: O zaman ben de sormuyorum.
Doruk Erzem: Neyi sormuyorsun?
Eda Buse: Telefonuna beni neden "amık" diye kaydettiğini, sormuyorum.
●İletilmedi.
Eda Buse: Sevgilinin senden şüphelendiğinden haberin var mı, diye sormuyorum.
●İletilmedi.
Eda Buse: Hafta sonu müsait misin?
Eda Buse: Bazı şeyleri konuşmadan da yapabiliriz.
Doruk Erzem: Değilim, işim var.
Eda Buse: Sevgilin mi?
Eda Buse: Onunla mı vakit geçireceksin?
Doruk Erzem: Sana ne?
Doruk Erzem: Sana fazlasını mı vadetmiştim de şimdi hesap sorma hakkını kendinde görüyorsun?
Eda Buse: Sanki sevgiline hesap veriyormuşsun gibi gelip karşıma adam numarası yapma, komik duruyor.
Doruk Erzem: Aynı basitlikle devam edeceğim, diyorsun?
Eda Buse: Basitlik senin yaptığına derler.
Eda Buse: Bari bir işe kalkışıyorsun devamını getir.
Eda Buse: Gel hafta sonu.
Eda Buse:

Eda Buse: Sen benim için gel,
Eda Buse: Ben senin için geleyim :')
.
Doruk Erzem:

Doruk Erzem: Kirazlı pasta?
Doruk Erzem: Harika gözüküyor...
Buğu Şirin: Teşekkür ederim...
Buğu Şirin: Şey, eğer beğenirsen söyle.
Doruk Erzem: Bunu da mı özel defterine yazacaksın?
Buğu Şirin: Beğendiğin her şeyi bir yerde toplamayı seviyorum.
Buğu Şirin: Beğenirsen söyle.
Doruk Erzem: Kapının önüne bırakıp niye gittin, Buğu?
Doruk Erzem: Eve girip, sevgilini öperek uyandırabilirdin.
Buğu Şirin: Özel bir nedeni yok.
Buğu Şirin: Utku'yu uyandırmak istemedim.
Doruk Erzem: Evin anahtarı zaten sen de var, Utku'yu böyle bir durumda düşünme.
Doruk Erzem: Kapıya koyup gitme bir daha.
Doruk Erzem: Tamam mı güzelim?
Buğu Şirin: Tamam sevgilim...
.
Buğu Şirin: Balonları aldın mı, Koray?
Koray Merter: Daha dört gün var...
Buğu Şirin: Koray!
Buğu Şirin: Son güne bırakma.
Koray Merter: Son güne bırakma mı?
Koray Merter: Eğer yemeklerden bana da ayıracağını söylersen çıkarım şimdi dışarı.
Buğu Şirin: Çok kalır zaten, gelirsin sabah.
Koray Merter: Annenle babanı evden nasıl göndermeyi planlıyorsun?
Buğu Şirin: Zaten iş gezisine gideceklerdi,
Buğu Şirin: Özel olarak gönderiyorum yani.
Buğu Şirin: Hem, lütfen git ve balonları al.
Buğu Şirin: Aksilik olsun istemiyorum.
Buğu Şirin: Bir yıl, Koray.
Buğu Şirin: Koskoca bir yılın kutlaması özel olsun istiyorum.
Koray Merter: Yalnız farkında mısın bilmiyorum ama Doruk hâlâ çakmadı olaya.
Koray Merter: O gün için seninle randevulaşmış olsada ona göre bir anlamı yok dört gün sonranın.
Buğu Şirin: Koray, sadece dediklerimi yapsan?
Buğu Şirin: Gerisini düşünmek size düşmez.
Buğu Şirin: Aklından çıkmıştır, bu çok normal.
Buğu Şirin: Oturup her günümüzü ezberlemeyez.
Koray Merter: "Her gün" tanımına mı giriyor o gün?