CEO

862 Words
Demir Hayatımdaki istisnasız bütün kadınlar birer makine gibiydi. Onlarla olmak kolaydı. Maskülen, planlı ve duygudan uzaklardı. Hayattaki bütün zevkleri — yatak odası dahil — programlıydı. Ama bu sabah plazanın önünde, profesyonel görüntüsüne rağmen bir çocuk gibi çilek reçelli ekmeği tıkınarak yiyen; ağzı burnu reçel içinde kalsa da yüzüme bile bakmadan beni çanta askısı gibi kullanan o kadın… İşte o, aklımı başımdan almıştı. Bu yüzden mekanik kadınları tercih ediyordum. Aklımın her zaman başımda kalması için. Onlar da benim gibiydi: Buluş, sikiş, tatmin ol ve ayrıl. Ne mesajlaşma olurdu, ne duygusal yükler. İki taraf da boşaldığı sürece herkes memnun ayrılır, başka bir beklentiye girmezdi. Böylece kafam karışmazdı. Şimdi ise İstanbul’un en büyük binalarına tepeden baktığım ofisimde, koltuğumda oturmuş o kadını düşünüyordum. Kendimi tutamamış, ileri gitmiştim. Kadının dudağındaki çileği sıyırıp emmek… “Ne yaptın amınakoyayım senin Demir.” dedim kendi kendime. Arkamı dönüp gidecektim ama o asansöre koşup tutun diye bağırırken istemsizce elim havaya kalkmış ve kapıların tekrar açılmasını sağlamıştı. Stilettolarıyla maraton koşucusu gibi kendini içeri atışı… Sonra hiç utanmadan aynada dudaklarındaki ruju tazeleyişi… Acaba o şeftali rengi ruj da şeftali tadında mıydı? Göğüslerini avuçlar gibi dar gömleğin içine zor bela sıkıştırışı… Kalçalarındaki kalem eteği kendini okşar gibi eliyle çekiştirip düzeltmesi… Aşağıdaki Demir’de bir seğirme başladı bile. Tam kafamı çevirmek üzerdeyken önümde adeta domalıp eteğini yukarı kaldırarak çorabını düzeltmesi… Yırtmacın kalçalarının altına kadar çıkışı… Jartiyerin pürüzsüz kumral teninde belirişi… Çorabın bittiği yerdeki danteller… Jartiyerin kulplarından birinin neredeyse kopacak gibi tenine baskı yapışı… Ne manzaraydı ama. Dışarıdan bakan biri o eteğin altından jartiyer çıkacağını hiç düşünür müydü? Edepli görünen ama ateşli bir kadındı. Üstelik fark ettiğimi anlayınca gizlemeye çalışırken kalçalarını avuçlayışı bile seksiydi. Utancını ve sinirini aynı anda görmüştüm. Utanışı bile hoşuma gitmişti. “Uyardığın için teşekkürler,” derken gözlerinden kıvılcımlar saçması… “Güzel tasarım,” dediğimde şaşkınlıkla dönüp bana bakışı… Asansör kapılarının ardındaki görüntüsü günüme renk katmıştı. İşte bu yüzden aktif bir cinsel hayat benim için önemliydi. Bu akşam birini arasam iyi olurdu yoksa aşağıdaki Demir gün boyu adının hakkını verip Demir gibi olacaktı. Böyle kadınların dikkatimi dağıtmasına izin veremezdim. Hele böyle önemli bir günde. Acı kahvemden bir yudum aldım. Karşımda televizyonda dünya gündemi açıktı ama hiçbirine odaklanamıyordum. Çünkü bugün, 19 yıllık bir intikam planının ilk aşaması başlıyordu. Babamı iş dünyasından silip süpüren… Anneme tecavüz edip onu deliliğe sürükleyerek akıl hastanesinde ömrünü çürütmesine neden olan… Ve beni daha 10 yaşındayken açlığın ve hiçliğin ortasında yaşamaya mahkum eden o lanet piç kurusu heriften alacağım intikamın ilk günüydü. O piç kurusu trafik kazası geçirip bitkisel hayata girmişti. Yıllarca fişini çekmeyi düşündüm ama bu ona iyilik olurdu. Gözlerini açmasını bekledim. Açmadı. Şimdi planımın B ve C aşamasına geçmiştim. Eğer uyanırsa geride bıraktıklarının yıkımını görecekti. Uyanmazsa da en sevdiklerini yaşayan ölüler haline getirecektim. Tıpkı bana yaptığı gibi. Babamın yıllarca çektiği acılar bununla son bulacaktı. Yıllarca intikam ateşiyle yanmış yok olmuştu dağ gibi babam. Peki ben? Ben ise intikamımı alıp hayata geri dönecektim. Onun kızını kendime köle edecektim. Hayallerini, hayatını elimde oyuncak gibi yakıp yıkacaktım. Annemin akıl hastanesinde çürüdüğü gibi, o amına koyduğum pisliğinin kızı da aklını kaybedecekti. Ruhsal, fiziksel, zihinsel onda ne varsa kırılacak benim varlığımın ağırlı altında ezilecekti. Artık buna gücüm vardı. İmparatorluğunu yıkıp kendi imparatorluğumu kurmuştum. Planımın ilk aşaması için kızını buraya iş görüşmesine davet ettirmiştim. Tüm personel bilgilendirilmişti. Bugün burda işe kabul edilmesiyle çöküşü başlayacak… Ve yıkılacaktı. Her sınavda başarı gösterecek, yere çakılmadan önce bulutların üzerine çıkarılacaktı. O zavallı kızın CV’sini biraz daha inceledim. Okuldaki başarıları ve alanında katıldığı yarışmalardan aldığı ödüller. Reklamcılık Klübü başkanıyken yürüttüğü projeler fena değildi. Başka şartlarda olsak Medya şirketlerimden birinde yükselen bir yıldız olmak için yetiştirilmek üzere işe alınabilirdi. En önemli yatırımın personel yatırımı olduğuna inanırdım. Önemli yetenekleri bulup, onlara yatırım yapar, rakip şirketlere kaptırmayacak imkanlar sunarak onları başarılı birer yönetici haline getirirdim. Her bir şirketim kendi alanında akademi gibiydi. Bu kapılardan giren biri ben istemedikçe çıkamazdı. Onlara reddedemeyecekleri teklifler yapar, onları motive eden şeyleri hızlıca tespit edip burada aradıkları tüm imkanları sunardım. Diğerleri için hayatlarının fırsatı olan bu holding Zeyno için bir çöküş olacaktı. ⸻ Kahvemi bitirirken keyfim yerine gelmişti. Hiçbir arzu, hiçbir zevk bu intikamdan daha kıymetli değildi. “Zeyno Aydın… kork benden,” diye mırıldandım. 22 yaşının baharında seni yok edeceğim. Koskoca Özdemir Holding’in CEO’su ve yeraltı silah dünyasının lideri olarak önümde artık hiçbir engel yoktu. Tanrının kendisi inse bile onu benden kurtaramazdı. Ben onun cehennemiydim. ⸻ Telefonumu elime aldım. — Zeyno Hanım içeri girerken haber vermeyi unutma, dedim asistanıma. Sonra başka bir numara çevirdim. — Gözde merhaba. — Sana da merhaba Demir. — Akşam dokuzda sende? — Önemli bir toplantım var erken yatacağım. Sekiz gelir, dokuzda çıkarsın. Uygunsa Mert’e söyle asistanım Müge’yi arasın ve takvimime ekletsin. — Tamam. — Başka bir şey var mı? — Aslında evet… Bugün siyah bir jartiyer takım ve ten rengi dantelli çorap giyer misin? — Ne? — Duydun. — Zamanım yok. Mert’e söyle asistanımla görüşül halletsin. Eve gönderir. — Tamam. — Görüşürüz. — Görüşürüz. Asistanımı tekrar aradım. İç çamaşırının detaylarını verdim. — Siyah dantelli jartiyer, gümüş parıltılı olacak, ten rengi dantel bitişli çorap. — Anlaşıldı Demir Bey. — Gözde’nin asistanıyla konuş, 8-9 arası toplantı ekleyin. — Lokasyon neresi Demir Bey. — Gözde’nin merkezdeki evi. — Şoförü bilgilendiriyorum. Telefonu kapattım. Her şey kontrol altındaydı. Hayatım programlıydı. Sabahki karmaşayı anında çözmüştüm. Artık huzurla çalışabilirdim.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD