Geçen yarım saatin sonunda Ece inatla içeri girmemiş üzerine bulaşan çamurlu su yağan yağmurla akıp gitmişti. Bu haliyle bile oldukça güzel görünüyordu ama gizemli bir havasıda vardı.
Uzaktan yaklaşan hafif ışık hüzmesiyle bir arabanın daha yaklaştığını fark ettim. Onu durdurmak için bütün çabasını sarf etti. Pek sanmıyordum duracaklarını ama.
Bir dakika ya duruyor mu o. Hop hop delirdi mi bu kız ya kim bilir kimin arabasına biniyor. Koşarak içeriden çıktım arabaya biner binmez peşinden arabaya atladım Şeker de benim peşimden gelmiş arabaya atlamıştı.
"Beni merkeze atar mısınız?" dedi o tatlı sesiyle. Bana hiç böyle kibar olmamıştı içimde bir şeyler bir tık kırıldı. Arabayı süren orta yaşlı amca "Tabi kızım bu saatte burada mahsur kaldınız demek ki insanlık öldü mü?" dedi ve sürmeye başladı. Bende diyorum insanlık öldü mü diye de dinleyen kim be amca.
Sonra Ece memnun bir ifadeyle bana dönüp "Ne o tebrik etmeye mi geldin beni? Zahmet etmeseydin ya." deyip küçük bir kahkaha attı. Aaa gülebiliyormuş vay be.
"Seni yalnız bırakmayayım dedim malum gece geç vakit. Hırlısı var hırsızı var çakalı var kurdu var." Amca da ufaktan gülmeye başladı.
"Pardon da seni neden ilgilendiriyorum? Dur dur dur yoksa sen onların adamı mısın? Benim peşime mi taktılar seni söyle çabuk? Almayayım canını burada şimdi konuş. " yakama yapıştı birden o güçlü elleriyle ve boğazımı sıkmaya çalıştı.
Zar zor çıkan sesimle "Hayır hayır dur neden bahsettiğini anlamıyorum bırak beni cani misin sen ya" diye bağırdım. Şoför amca araya girince beni bıraktı ve "Ben... Neyse ya." dedi ve sustu. Hay Allah'ım ya kime çattım böyle.
Sanırım o değil ama ben tehlikedeydim yani. Az kalsın güzel ellerinde can verecektim. Bu kız pek tekin görünmüyordu. Ayrıca kaçtığı birileri de vardı. Peki ama bunlar beni neden ilgilendiyordu ki? Onun dediği gibi banane bu kızdan.
"Canını yaktım kusura bakma." dedi gözlerimin içine bakarak. O an o gözlerin içine hapsolmak ve bir daha çıkmamak istedim. İnsan ilk görüşte aşık olabilir miydi? Sanırım ben tam da bunu yaşıyordum. Banane diyemem ki. Ben artık onsuz yapamam sanırım. Evet evet elinde can da versem bu can ona feda olsun canım.
"Önemli değil ya ama ellerin de güçlüymüş bayağı. Az kalsın beni eşşek cennetine yollayacaktın. Nereden öğrendin böyle kendini savunma sanatlarını?" diye sordum. Cidden merak etmiştim.
"Küçüklükten gelen bir alt yapı diyelim." dedi kestirip attı. Konuşması oldukça güç bir kızdı. Ama ben o güçlü kıza çoktan tutulmuştum bile. Kızıl saçlarından akan sular yüzüne düşüyordu bir bir.
Düşen bir damlayı elimin tersiyle silecekken birden bileğimi ters çevirdi. "Ahh dur ne yapıyorsun? Sadece yüzüne damlayan suyu silecektim. Amacın bugün beni öldürmek mi senin kızım ya." dedim bileğimi ovarken. Hayır yani şikayetim yok ama ne bileyim böyle ani saldırmalar falan olmuyor yani.
"Sende ani hareketler yapma bana." diyerek beni uyardı. Amca halimize gülerken bu kızda neler gizliydi çözmek için sabırsızlanıyordum. Adeta beni çöz diye bağırıyordu sanki. Kendime hakim olamıyordum.
Şeker Ece'nin kucağına tırmanınca bana davrandığının aksine Şeker'i nasıl sevdiğini fark ettim. Şeker de onu sevmiş beni 2 dakika da satmıştı. Alacağın olsun Şeker kız seni ben kurtarmıştım oysaki.
Şehir merkezine gelince amcaya teşekkür ederek arabadan indik. Ece ters istikamete girince bende peşine takıldım. La havle çekip yoluna devam edince birden durup beni duvara yapıştırdı ve "Senin derdin ne be? Neden hala peşimdesin sen?" diye sordu sinirlenmişti gözleri saman alevi gibi yanıyordu. Şeker kucağımdan yere atladı.
"Ben… Ben bilmiyorum. İzin ver seninle gideceğin yere kadar geleyim. İçimden bir ses seninle gelmem gerektiğini söylüyor."
"Benimle gelmek istiyorsun öyle mi?" diyerek acı acı güldü. "Umarım içinde ki ses seni çok üzmez." dedi
"Evet gelmek istiyorum" dedim yeniden duyulur duyulmaz bir ses ile. Sesim sanki içime kaçmıştı. Emin miydim bu kızla gitmek istediğime. Ya başıma bir şey gelirse ne yapacaktım. Telefonu da arabada unutmuştum zaten. Kimi arayacaktım kime haber verecektim?
Güçlü bir kahkaha daha attı ve "Güzellll çok güzel gel tabi gel... Çok eğleneceğiz seninle çok." dedi ve beni bir paçavra gibi bırakıp yürümeye devam etti...
Şimdi kendime bir soru: Korkmalı mıyım?
...