Aynanın karşısına geçmiş, çöken yüzüme bakıyordum saatlerdir. Bir ayda nasıl başka bir insana dönüşebilmiştim? Elimdeki tıraş makinesine baktım uzunca. Mila saçlarını kısacık kestikten sonra, daha da derin bir depresyona sürüklenmişti. Kimseyi görmek istemiyor, çirkin olduğunu düşünüp ağlıyordu. İyiye giderken nasıl bir anda tersine dönmüştü her şey? Aklım almıyordu. Banyonun kapısı tıklatıldığında kendime geldim. "Efe, iyi misin?" Derin bir nefes aldım. "İyiyim, anne. Ufak bir işim var sadece." "Yemek hazır diyecektim." "Yemeyeceğim." Kapının önünde birkaç saniye daha varlığını hissettim. Sonra ayak sesleri giderek uzaklaştı. Tıraş makinesini çalıştırdım. Mila'nın okşamaya bayıldığı ama bir aydır onun parmaklarına hasret kalan saçlarımı üç numaraya vurdum. Olsun,

