Sabah güneşinin sıcak ışınları odasına dolarken yatağında dizlerini kendine çekmiş düşüncelere dalmış bir halde parmak boğumları dudaklarının üzerinde kelebek hafifliğinde geziniyordu Kartal'ın öpücüğünü yeniden hisseder gibi olunca ciğerlerindeki hava çekildi kadınlığı istekle atmaya başlarken iç geçirdi hava o kadar nemli o kadar sıcaktıki üstüne birde kadınlığındaki yakıcı eritici girdabın içine girer gibi çekiliyordu Kartal'ın hırslı bedeniyle kendisini kapıya yaslayıp dünyaya gelme amacı onu öpmekmiş gibi davranması istediğini alamayınca da abin değilim diye çıldırışını hatırlayınca dudakları kıvrıldı ama hemen teslim olmayacaktı onu her istediğinde kaçacaktı hoşuna gitmese de Kartal onun hayatını biçimlendiriyordu. Canını yakmadan sabrını sınamadan durmayacaktı. Onu delirtmenin zevki

