DİCLE Mirbey çok yakınımda duruyordu. Heyecandan kalbim göğsümden çıkacakmış gibi atarken sesini duyacak diye korkuyordum. ‘Deryadan beni kıskandın mı? Sakın yalan söyleme’ dedi. Belli ki yalanlara karşı aşırı bir hassasiyeti vardı. ‘Açıkçası biraz kıskandım. Aranızda olan geçmişin derin olduğunu düşündüm’ dedim. ‘Hayır öyle değil. Kendisi eskiden itaatkarımdı. Ama şimdi sadece bir yabancı çünkü yapmaması gereken bir şeyi yaptı’ dedi. Yalan söylemişti ve bende ona yalan söylemiştim. Endişeyle alt dudağımı yalayıp dişlerimin arasına aldım. Elini kaldırıp yüzüme koydu. Baş parmağı ısırdığım dudağımı okşadı. Onu serbet bırakırken ‘Dicle, sana uzak dur dedim ama asıl uzak durması gereken bendim. Sen benim içimde ki her şeyi parçalıyorsun’ dedi. Sözleri bir fırtına gibi çarpıyordu. B

