Bölüm 42: Hatıralar/ Karanlığa sığan ışıklar

1785 Words

Bazen aydınlığa yüzümüzü sürmek için karanlık tünellerden geçmemiz gerekebilir... Ruhların kımıldanışları zamanla yakarışa sonrasında sessiz iç çekişlere dönüşen bir ağlama nöbeti gibiydi. Kımıldanıyor kıvranıyorlardı. Bedenime sürtünen parmaklar aslında ruhuma uzanıyordu biliyorum. Dokunamıyorlardı. Zarar gören tek şey zayıf bedenimdi. Zayıf bedenim tükenecek ve savaşı kaybedecekti. Kırılgan etten duvarlar çürüdüğünde özgürlük için kıvrılan ruhumun çırpınışları son bulacaktı. Bekliyordum. Karanlık, hepimizin ruhunda kendine yer edinmişti. İnkâr etmek ya da saklamak oradaki varlığını yok etmeye yetmezdi. Aydınlığın sağ yanında her daim vazifeye atılmaya hazır bir yaver gibiydi karanlık. Saklanmak istediğimizde başımızı gömdüğümüz, tüm seslerden uzak, tüm karmaşıklıktan uzak bir mabetti.

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD